Belgelerle Kerkük Gerçeği

Ahmet Özkılınç 24.09.2017 3209
M

üslümanların Irak'ı fethinden hemen sonra, Arabistan'ın Necid bölgesinden Irak'a göçen Arap kabilelerinin yanında Bağdat, Basra, Dakuk ve Samarra'ya Horasan civarından getirilen Türk askerlerinin yerleştirildiği bilinmektedir. Emevi Halîfesi Hazreti Muaviye zamanında başlayan bu faaliyet Abbasiler zamanında da artarak devam etmiştir.

Irak, Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in 1055 tarihinde Bağdat’a gelmesinden itibaren kısa süren Moğol istilası hariç, I. Dünya Savaşı sonuna kadar değişik Türk devletlerinin hâkimiyetinde kalmıştır.

Bölgenin Türk hâkimiyetinden çıkmasının üzerinden daha bir yüzyıl bile geçmeden, yaklaşık 14 yüzyıldır bu bölgeyi yurt tutmuş olan bir milletin varlığını hiçe sayma teşebbüsleri, bunun önüne geçme zaruretini ortaya çıkarmıştır.

İşte Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü bu gereklilikten hareketle buradaki Türk varlığı hakkında İlmî bir dayanak oluşturmak ve tarihî bir bölüm takdim etmek maksadıyla Kerkük-Dakuk bölgesinin Osmanlı Devleti taralından yapılan mufassal tahririne ait defteri yayınlamış bulunmaktadır.

Bağdat ve Basra ile birlikte Kerkük bölgesi 1534 yılında başlayan Irakeyn Seferi ile kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır.

Fetihten sonra bölgenin 1560 (Hicri 968) tarihine kadar iki defa tahriri yapılmıştır. Bu tarihten sonra tahrir çalışması yapılmayan bölgedeki değişiklikler son tahrir sonuçlarını içeren defterlere not edilmiştir.

Kerkük bölgesine ait 8 tahrir defterinin 4 tanesi Osmanlı Arşivi'nde, 4 tanesi Tapu ve Kadastro Kuyud-ı Kadime Arşivi'nde bulunmaktadır. Bu defterlerden başka Bulgaristan Arşivi, Oryantal Arşiv Koleksiyonunda bölgeye ait 2 timar defteri vardır.

Yayın için seçilen defter bölge hakkındaki en geniş ve tefarruatlı bilgileri ihtiva eden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ndeki 111 numaralı “Mufassal Tahrir Defteri”dir. Bilindiği üzere Mufassal Tahrir Defterleri sancak esas alınarak hazırlanırdı.

Sancakta bulunan yerleşim birimleri, burada yaşayan yetişkin erkek nüfus, vergi rejimine dâhil olan yeraltı ve yerüstü kaynakları, vakıflar ve özel şahısların tasarrufunda bulunan mülkleri içine alırdı.

Vergi mükellefi ve vergiden muaf olan kişiler isimleri ile yerleşim yerleri, cemaat, aşiret, taife vb. başlıkları altına yazılır, ahali (reaya); Müslim, gayr-i müslim (gebran), Yahudi, Ermeni ve Efrenc olarak din esas alınmak suretiyle sınıflandırılırdı. Çingene ve Kıpti gibi bazı topluluklar da yaptıkları hizmetler dolayısıyla defterlere etnik kimlikleri belirtilmek suretiyle yazılırdı.

Yayına hazırlanan Kerkük Livası Mufassal Tahrir Defteri'nin en büyük özelliği, diğer tahrir defterlerinden farklı olarak Müslüman ahalinin içerisinde bulunan azınlık konumundaki başka bir etnik topluluğa dâhil Müslümanların etnik kimliğini ve bağlı bulunduğu aşireti belirtmesidir.

Diğer defterlerde ise varsa kişinin mesleği, vergiden muafiyet sebebi, azat edilmiş köle olduğu açıklaması ile nadir olarak mensup olduğu aşiret yazılmıştır.

Nilkaz ve Gilevan taifelerine mensup kişiler, eğer cemaatlerinin bulunduğu yerlerin dışında yaşıyorlar ise hangi taifeye mensup oldukları gösterilmiştir. Bunlardan başka meskûn mahallerde oturan seyyidler, meşhur sülale mensuptan ile Arap ve Kürt etnik grubundan olanlar belirtilmiştir.

Defterdeki verilere bakıldığında bölgede 7.320 yetişkin erkek nüfusun yaşamakta olduğu ve bunların % 90'ını Türklerin oluşturduğu görülecektir.

Kerkük sancağında Nilkaz taifesiyle birlikte 8 Türk aşireti bulunmaktadır. Nilkaz taifesi buraya 1540'lı yıllarda yerleştirilen 1.216 kişilik yetişkin nüfusu olan bölgedeki en büyük taifedir.

Kerkük, Dakuk ve Nilkaz nahiyelerinden meydana gelen sancakta 1560'lı yıllarda 72 yerleşim birimi ve 177 mezraa bulunmaktadır. Bölge insanı genel olarak tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Bölgede bulunan iki tuz madeni işletilmekte ve neft (petrol) madeni halk tarafından kullanılıp satılmaktadır.

Kerkük üzerinde oynanan uluslararası oyunlarının ne manaya geldiğini anlamak için meselenin temeline inip geçmişe bir göz atarak referans kaynağı niteliğindeki bu önemli eseri ilgilenen çevrelere önemle tavsiye ediyoruz.

Kaynak: Arşiv Dünyası

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı