Bayrak Şairi: "Arif Nihat Asya"

Meryem Aybike Sinan 06.01.2020 3825
resim
H
er 5 Ocak günü ismini mutlaka hatırladığım bir şahsiyettir! "En güzel bayrak şiirini kim yazdı?" diye sorsak ülkenin yarıdan fazlası onun ismini zikreder. Adı “Bayrak Şairi” olarak da zikredilir zira. Arif Nihat Asya’dan söz ediyoruz. Türk şiirinin en önemli isimlerinden birisi olarak ismini altın harflerle edebiyat dünyamıza yazdıran merhum Arif Nihat Asya, hayatı boyunca dik duruşuyla ve milliyetçi, muhafazakâr görüşleriyle geniş kitleler tarafından sevildi, alkışlandı.

Türk milletinin varlığının ve bağımsızlığının sembolü olmasının yanı sıra tarihî akışının da en aziz hatırası olup devletimizin hâkimiyeti, şerefi ve bağımsızlığının da timsalidir ay yıldızlı bayrağımız. Hem mâziyi hem âtiyi hem de Türk cihan hâkimiyeti mefkûresini bütünüyle bu şiirde yansıttığı gibi kullandığı dil ve üslup ile de bayrağımız için en güzel şiiri yazan şairdir Arif Nihat Asya:

“Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Tarihim, şerefim, şiirim her şeyim
Yeryüzünde yer beğen
Nereye dikilmek istersen
Söyle, seni oraya dikeyim.”
 
Arif Nihat Asya’yı yakından tanıyan, şiir, dil ve üslupta da kendisine üstadım diyen Yavuz Bülent Bâkiler bir söyleşisinde “Bayrak” şiirini Arif Nihat Asya’nın bir 5 Ocak günü yazdığını söyler ve “Bayrak” şiirini yazdığı 5 Ocak günü hayata veda eden Arif Nihat Asya’nın vefatını asla tesadüf olarak değerlendiremeyiz diye ifade eder.

Arif Nihat Asya, milliyetçi, muhafazakâr bir söylemi ve düşünceyi benimsemiş bir şairdir. Gerek öğretmenlik mesleğinde gerekse TBMM sıralarında milletvekili iken bu düşüncesinden zerrece ayrılmamış, nasıl düşünmüşse öyle yaşamış bir münevverdir. “Dua” adlı şiiri bugün en çok okunan şiirlerin başında gelmektedir. Bu şiirinde bir milleti ve devleti ayakta tutan, birleştiren, bir araya getiren yegâne ameliyenin Müslümanca bir duruş olduğunu ifade eden görüşlerini “Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allahım” dizelerinde görmek mümkün.

“Biz kısık sesleriz… Minareleri
Sen ezansız bırakma Allah’ım…
Kahraman bekleyen yığınlarını
Kahramansız bırakma Allah’ım…”
 
Arif Nihat Asya, uzun yıllar ülkenin çeşitli şehirlerinde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmıştır. Adana’dan sonra Malatya Lisesine tayini çıktığında söylediği şu dörtlük her iki şehirde olan sevgisinin de bir emaresidir aslında:

“Bugün artık yamacımda
Seslenir Derme, Horata
Rüzgârlar cibinliğimi
Attı Seyhan’dan Fırat’a…”
 
Arif Nihat Asya, mâziyi iyi bilen, âtiyi iyi sezen bir mütefekkir, derviş şair olarak hâlin ve istikbâlin gençlerine “Fetih Marşı” adlı şiiriyle seslenmiştir. Öz güvenini kaybetmiş, millî seciyesinden uzaklaşmış, dünyalık zevklere düşmüş Türk gençlerine şöyle seslenmektedir:

“Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!
Göster kabaran sular, nasıl yıkar bendini!
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini!
 
Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın
Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!"
 
Arif Nihat Asya, milliyetçi bir duruşun yanında imanlı bir münevverdi. Türk edebiyatının belki de en güzel naatını o yazmıştır. Sevgili Peygamber Efendimize olan sevgisini bu şiiriyle âdeta zirveye taşımıştır. Naat dendiğinde ilk akla şiirlerdendir şüphesiz.

“Besmele, ekmeğimizin bereketiydi,
İki dünyada aziz ümmet,
MUHAMMED ümmetiydi.
Konsun yine pervazlara
Güvercinler
'Hu hu’lara karışsın
Âminler
Mübarek akşamdır,
Gelin ey Fatiha’lar, Yasin’ler!
Gel, Ey MUHAMMED, bahardır…
Dudaklar ardında saklı
Aminlerimiz vardır!
Hacdan döner gibi gel,
Miraç’tan iner gibi gel,
Bekliyoruz yıllardır…”
Bu derviş meşrepli şairimize yüce Allah’tan rahmet diliyoruz…

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı