Bakü'nün Kurtuluşu

Ö. Serdar Akın 15.09.2018 3478
1

917 Bolşevik ihtilalinden sonra Bakü’de 18 Mart- 1 Nisan tarihleri arasında Ermeniler Türklere karşı büyük bir soykırım hareketine başladılar. Bu soykırımda 20 bin Türk şehit edildi. Komünist Ermeni ve Rusların zulmünden kurtulmak için Bakü ahalisinin bir kısmı şehri terk etmek mecburiyetinde kaldı.


Kafkas İslam Ordusu kumandanı Nuri Paşa 25 Mayıs 1918’de Gence’ye gelerek karargâhını kurdu. Gence halkı büyük bir sevinç içerisinde kurbanlar keserek, binalara Türk bayrakları asarak Türk askerini karşıladı. Nuri Paşa Bakü’nün biran önce kurtulması için zaman kaybedilmeden harekât edilmesini istiyordu.


Bakü’deki Türkler’de şehrin zapt edilmesinin uzamasından ciddi şekilde rahatsız idiler. Şehrin biran evvel kurtulması için Türk askerine cesaret ve moral vermek için 10 Ağustos 1918’de bir tebliğ neşrettiler. Bu tebliğde özetle şöyle deniyordu:


“Bakü’nün kapıları önünde nice gündür galibiyet kuşunun kanatlarını tutmak isteyen Türk ordusuna: Servetler ve güzellikler şehri Bakü’yü eğer siz zapt edemezseniz, Türk’ün ve onun ordusunun şerefini şimdi dayandığınız mevziler içinde bastırmış olacaksınız.


Eğer siz, bu servet ve altın şehrini zapt edemezseniz ana vatanınıza güzel bir hediye takdim etmek imkânını elden kaçırmış olacaksınız.


Eğer siz, yeşil denizin bu meşhur şehrini zapt edemezseniz Kafkas Türkleri ve Türkistan Müslümanlarının yüreğine batırılmış hançerin üzerine ‘Yazık ki Türk bize yardıma gelmedi’ cümlesi yazılacak.  Kafkas feryad edecek, Türkistan ağlayacak.


Eğer siz, bu büyük İslam şehrini zapt edemezseniz Allah diyenleri ortadan kaldırmak isteyen düşmanlar, önden arkadan sizi çevreleyerek yeni zulümler için diş bileyeceklerdir.


Eğer siz, neft kuyularından dünyaya servet akıtan bu şehri zapt edemezseniz, tarih karşısında utanarak yere bakacaksınız. Ve bütün dost düşman ülkelerde, en küçük bir evde, en işsiz adamların bile dillerinde Bakü şehrinin ve Türkler’in perişanlığı düşmeyecektir. Düşmanlar çok büyük bir zaferin anahtarını ele geçirdiklerini, ilan edeceklerdir.


Ey Türk askeri! Eğer sen bu şehri almazsan Bakü’de senin için hazırlanan sofralar misafirsiz kalacak, senin için dikilen elbiseleri düşmanın giyecek. Senin için verilen kurbanlar kabul edilmeyecek, senin için kesilen kurbanlar düşmana kalacaktır. Senin için hazırlanan altın keseleri düşman eline geçecektir.


Eğer sen bu şehri alamazsan, gelinlerin duvaklarını kafirler yırtacak, yine mübarek İslam kanı kırmızı şaraplar gibi vahşi işgalcilerin yolunda akacaktır. Senin zaferin için dua eden elleri zalimler kesecektir.


Eğer sen bu sarı ışıklı kızıl şehri alamazsan, kadınlar saçlarını yolacak, aklını kaybedecektir. Şimdiye kadar akan kanlar boş yere akmış olacak, sen de bu toz-topraklı yerlerde perişan ve sefil olacaksın. Türk’ün gözlerini çıkarıp iplere dizen düşmanları şenlendireceksin.


Sen ey Türk askeri! İngilizlerin gücünü öz gücünle Çanakkale’de darmadağın ettin. En büyük düşman harp gemilerinin büyük mermilerine göğsünü siper ettin. Kut’ ül Ammera’da 14 bin esir götürdün. Karşındaki düşmanın çoğunluğu olan Ermenileri, Kars’tan beri önüne katarak bu şehre kadar sıkıştırdın. 


Türk adını yükseklere kaldıran Çanakkale, Kut’ül Ammera, Galiçya, Romanya’dan sonra Kafkas gelecek ve Bakü şehri yiğitlik tacının bir elmas tacı olacaktır.


Al Bakü’nü!  Vatana bir elmas armağan et.”


Bakü Kurtuluyor

1918 yılının Eylül 14’ünde saat gece 2’de Türk ordusu hücuma geçti. Bakü’nün müdafaa hattını yarmak için Bibiheybat-Bilacrai demiryolu istikametinde ilerlemeye başladı. Birinci Bakü müdafaa hattı gece saat 3’de, ikinci müdafaa hattı ise saat 6’da ele geçirildi. Salhana ve Salyanski mevzilerinden hücuma geçmeye hazırlanan düşman top atışıyla darmadağın oldu. Hücumun esas kahramanı olan 56. Alay Bakü’nün stratejik yüksekleri ele geçirip, karşısında dağınık halde kaçan düşman askerlerini şehre doğru sıkıştırmaya başladı. Daha sonra Türk askerleri saat 16’da şehrin batısındaki mahalleleri ele geçirdi.


Nuri Paşa 14 Eylül akşamı verdiği emirle 15 Eylül günü seher vakti hücum edilerek şehrin kurtulacağı bildirildi.


15 Eylül günü saat 15’e kadar devam eden harekât neticesinde Bakü’yü müdafaa eden Ermeni ve Rusların mukavemeti tamamen kırıldı. Şehrin teslim olmasından başka çare yok idi. Nuri Paşa 16 Eylül’de Bakü’nün kenarında cephedeki Türk birliklerinin resmi geçişini seyrettikten sonra, muzaffer Türk askeriyle beraber şehre girdiler.  Bakü’nün Türklerin eline geçmesiyle, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yüz yıldır devam eden esareti sona erdi.


Bakü’nün kurtulması mübarek gün olan Kurban Bayramına tesadüf etmişti. Azerbaycan Türkleri iki bayramı birden yaşıyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Başvekili  “Kafkas İslam Ordusu’nun kumandanı saadetli Nuri Paşa Cenaplarına” diye başlayan mesajında: “Kumandanlığınız altındaki cesur Türk askerimiz tarafından Azerbaycan’ın payitahtı olan Bakü’nün düşmandan temizlenmesi münasebetiyle milletim, şahsınıza ve dünyanın en cesur ve soylu askeri olan Türk’ün oğullarına minnettar olduğumuzu arz etmekle iftihar duyarım” dedi.




İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı