Azerbaycan’ı Konuşacak Kafkasya Uzmanı Yok!

Meryem Aybike Sinan 22.07.2020 2218
G
eçtiğimiz gün bir televizyon habercisi arkadaşım bana, “Azerbaycan konusunda televizyona çıkıp konuşacak adam bulamıyoruz" dedi. Kendisine, “Çünkü herkes, hepimiz yıllardır 'Orta Doğu Uzmanı' olduk da ondandır” dedim...

O televizyoncu arkadaşın tespiti önemli bir siyasetçinin söylediği sözleri de hatırlattı bana. O siyasetçi de “Bazı mevkilere gerçekten de liyakat, ehliyet ve kabiliyet sahibi insan bulmakta zorlanıyoruz!” demişti...
Bu vahim bir tablodur aslında… Eskiler buna “Kaht-ı rical” demişler! Yani önemli adamların yokluğu…

Televizyoncu arkadaşın tespitini yaptığı husus, hakikaten hüzün verici. Bahsettiğimiz ülke adını sanını bilmediğimiz herhangi bir Afrika ülkesi değil, bizim kanımız, canımız… Biz bu ülkeyi bu kadar mı önemsiz bildik ki bir tek stratejist yetiştirmemişiz? Kazakistan’ı, Özbekistan’ı bilen var mı sanki? Peki ya Rusya Federasyonunda yaşayan soydaşlarımızdan haberi olan var mı? Bu aralar birçok haklarının ellerinden kayıp gittiğini duyan var mı?

Bu ayıp gerçekten de bize yeter de artar!

Daha ilk gençlik yıllarımızdan beri ülkemizde bir “Yurtdışı Türkler Bakanlığı” kurulması hayalimiz vardı. Bakanlık kurulmasa da çok şükür 90’lı yıllara göre dev adımlar, mesafeler katettik. Kendilerine ayrılan dev bütçelere rağmen, bazı kuruluşlarda bir türlü yolunda gitmeyen bir şeyler var.

Bu konu ehil ellerde değil! Türk Dünyası partizanlık kaldırmaz! Burada, samimiyet, gönül ve birikim, liyakat, ehliyete eşlik etmelidir. İnanmak lazımdır her şeyden önce! Meseleye aşkla sarılmak, bunu atalar yadigârı bir dava olarak görmek gerektir.

Yıllardır “Orta Doğu Uzmanı” olarak ekrana çıkanlar bir gecede “Kafkasya Uzmanı” oluverdiler! Ekranları doldurup sağdan soldan apardıkları yarım yamalak bilgilerle anı kurtardılar ama olan millete oldu zira söylemleri hem hatalı hem de problemliydi…

Bazıları da her nedense Rusya’yı aklamak ve paklamakla meşgul idi zira toz kondurmadılar! Öyle ya Rusya, Bay Putin hiç öyle şeyler yapar mıydı? Kıyar mıydı Azerbaycan’a? Zaten tam iki yüz sene Azerbaycan ve Türkistan’ı Amerika işgal edip sömürmüştü!

Hele hele Ermenistan ile ilgili yapılan değerlendirmeleri Nikol Paşinyan duysa hem güler hem sevinirdi. Utanmasalar, neredeyse bu gerilimin müsebbibi olarak Azerbaycan’ı ilan edeceklerdi. İnsan ar eder bilmediği konuda konuşmaya. Millet bunlara “her bişey...” derken haksız değildi elbette. Göz hekimliğinde saydım tam olarak altı farklı branş var. Artık bir göz doktoru bile gözün her şeyini bilmiyor ve bakmıyor.

Bu mesele bize gösterdi ki üniversitelerimiz de görevini iyi yapmıyor. Üniversitelerimizdeki Uluslararası İlişkiler Bölümlerinde Kafkasya, Azerbaycan konusu okutulmuyor mu? Neden yıldızlaşan isimler yok? Niçin bu kabil zamanlarda bu meseleleri bilimsel olarak konuşacak -ki varsa şayet- bilim insanları ekrana çıkarılmadı? Yoksa o bölümlerde de Nikaragua mı okutuluyor?

Maalesef, İngilizce yayın yapan televizyon kanallarımız dünyaya bu meseleyi analiz edecek, iyi İngilizce konuşan, meseleye hâkim, coğrafyayı iyi bilen stratejist, analist ve bilim adamı bulamadılar!
İlginç değil mi?

Ama sorsanız bizim çakılı televizyon yorumcuları ve stratejistlerimiz bütün dünyayı biliyorlar! Bu ülkede Türk dünyası ve soydaş topluluklarla ilgili birçok kuruluş var lakin bölgeyi tanıyan insan yok! Neden? Kendilerini önemli ve ciddi kuruluş olarak lanse eden tanınmış düşünce kuruluşlarında da her nedense bir “Türk Dünyası Departmanı” bulunmuyor! Sahi! Yoksa biz sadece bir Orta Doğu ülkesi miyiz?

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı