Ayasofya Camisi'nin Minareleri Yıkılmaktan Nasıl Kurtuldu?

Mustafa Özdamar 09.04.2019 3904
M
resim
eşhur tarih araştırmacısı İbrahim Hakkı Konyalı diyorki: Bir gün İstanbul Müzeler Müdürü Kemâl Altan bana geldi. İki gözü iki çeşme ağlıyordu. Hayretler içinde kaldım. Türk-İslâm eserleri üzerinde fevkalâde hassasiyete sahip, ecdadını cidden seven insan olan Kêmal Bey’in böyle ağlaması için çok önemli bir sebep olmalıydı. 

“-Nedir, ne oldu?” diye sordum. 

“- yıktılar, bu gece yıktılar,sülün gibi minareyi bir gecede yerle bir ettiler”
dedi ve kırık bir sesle devam etti: 

“- İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Aziz Ogan evvelki gün beni çağırdı, ‘Ayasofya’ların (Büyük ve Küçük Ayasofya) minarelerini yıkacağız’ dedi. Dün gece sabaha kadar Kadırga civarındaki küçük Ayasofya Camiinin şerefe altı istalâklitli, muntazam kesme taşlarla yapılmış, Türk mimarîsinin şaheser bir örneği olan minaresi temeline kadar yıkıldı, yok oldu. Bu gece de Büyük Ayasofya’nın minareleri yıkılacak, bir Bizans Kilisesi haline getirilecek.”

Kemâl Altan’ın yanan kalbine teselli suyu serptim.

  “-Otur” dedim, 

“- Büyük Ayasofyanın minarelerini yıkamazlar. Bir rapor hazırlayalım. Ben söyleyeceğim, sen yaz.”

Merhum Kemâl Bey’e dikte ettirdiğim rapor şu idi: 

“Bizans İmparatoru Jüstinyen’in milâdî 537 senesinde ibadete açtığı Ayasofya, Bizans’ın çökme ve çözülme devrinde çok haraptı. Bizans’ta bunu tamir edecek kudrette mimar yoktu. İmparator, Sultan II. Murad’a müracaat ederek bir mimar istemişti. Padişah da Neccâr vasfı ile anılan Ali isminde bir mimarı göndermişti. Mimar Ali, çökmek üzere olan mâbedin etrafına payandalar ve göğüsleme duvarları yaparak ömrünü uzattı. Rivayete göre Bizans’ın Türkler tarafından alınacağına inandığı için, kıble tarafının sağındaki bir payandayı minare temeli ve kaidesi olarak yapmıştı.  Fatih İstanbul’u aldıktan sonra bu mâbedi esaslı bir surette tamir ettirdi. Daha sonraları ilk tahta minarenin yerine tuğla minareler yapıldı. Hâsılı, her Osmanlı Padişahı bu ilk fetih yâdigârını ayakta tutmak için tamirât yaptırmıştır.”

Şimdi bu ihtiyârmâbedin yaşı daha da ilerlemiştir. Minareler ana kubbenin dayandığı son payandalardır. Eğer minareler yıkılacak olura, kubbe tamamen yere serilecektir. Ve tetikte bekleyen Hristiyanlık âlemi de “Türkler Ayasofya’yı yıktılar!” diye feryadı basacaktır.

Merhum Kemâl Altan aşağı yukarı bu mealdeki raporu ilgililere verdi ve minarelerin yıkılmasından vazgeçildi. Lâkin, bu Arkeoloji Müzesi Müdürü Aziz Ogan kraldan çok kralcı bir adamdı. Minarelerin yıkılması durdurulduğu halde, mâbedin kubbe kasnağını süsleyen, meşhur hattat Râkım’ın yazdığı Peygamber Efendimizin, dört mümtaz halifesinin ve Cennetle müjdelenmiş ashâbın isimlerini hâvi şaheser levhaları yerinden indirdi. Ancak levhalar çok büyük olduklarından kapıdan çıkarılamamış, mecburen yerinde kalmışlardır. 

Daha sonraları Ayasofya’da bulunan çok kıymetli eserler çarçur edildi. Yekpâre halılar makaslarla kesilip başka câmilere gönderildi; sonra ne oldu, bilmiyoruz. Bu arada üzerlerinde vakfedenlerin adları yazılı pek değerli şamdanlar devletin döküm fabrikalarına gönderilerek eritildi. Bunları maalesef önleyemedim. Yalnız Damad İbrahim Paşa’nın Budin Kilisesinden aldığı ve üstlerine vakfiyelerini kazıttığı iki şamdanı kurtarabilmiştim.

Şimdi efendim, Bizansperestlerle bilmem neler el ele vermiş, câmiden Allahın adını silmişlerdir. Fatih’in vakfiyesinde lânetlediği bir işi yapmışlardır. Bizden de lânet olsun onlara…

Kaynak: İbrahim Hakkı Konyalı ve Konyalı Kütüphanesi Yazmaları Katoloğu- Mustafa Özdamar

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı