Arvasi kardeşliği…

Meryem Aybike Sinan 31.12.2018 3835
3
resim
1 Aralık 1988 yılı… Türkiye gazetesi okurları için,  hüzünlü bir gündür. Bilge bir mütefekkirin, bir ülkü devinin, bir arifin, bir dava adamının rahmet-i Rahmana yürüyüşünün yıl dönümüdür zira. Merhum Seyyid Ahmet Arvasi’den söz ediyorum…

Önce evimizin kütüphanesinde sıradağlar gibi dizilmiş kitapları ilişti gözüme. Öyle tanış olduk. O yıllarda henüz çocuk sayılırız lakin bir ülkümüz, bir mefkûremiz var. Evimizde bizi o iklimin içine çeken pek çok unsurun en önemlisi hiç kuşkusuz Seyyid Ahmet Arvasi’nin “Türk İslam Ülküsü” kitapları olmuştur.

Arvasi Hocanın “Türk İslam Ülküsü” kitabı ayrıştıran değil, buluşturan, cem eden bir değerdi. Seyyid Ahmet Arvasi her şeyden önce kendisini İla-yı Kelimetullah ülküsüne adamış, bir alperen, bir dava adamıdır. “Türk İslam Ülküsü” adlı kitabında neden Türk Milliyetçisi olduğunu şöyle açıklar:

“Ülkücülük, ülkemiz ve yeryüzünde Allah’ın nizamını hâkim kılmak içindir. Kendisine metot olarak Allah ve Resulü’nü ölçü alan bir iman hareketinin adıdır. Ülkücü egosunu yenen idealisttir. İman, aşk, aksiyon ve karakter adamıdır. Benim milliyetçilik anlayışımda asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur... 

Ben Afrika’nın ortasında doğmuş bir zenci olsaydım ve bu aklım da bende olsaydı yine Türk milliyetçisi olurdum. Çünkü ben Amentü’ye iman ettiğim gibi iman ediyorum ki Türk milletinin de İslam âleminin de mazlum milletlerin de kurtuluşu Türk milliyetçilerindedir, Türk İslam Ülküsündedir...

 Bizim milliyetçiliğimizde Batı'da olduğu gibi ırkçılık yoktur. Bizler Kur’ân ve Sünneti rehber edinen bir milliyetçilik anlayışına sahibiz. Fakat İslam ve Türklük düşmanları bu iki mukaddes varlığımızı birbirine düşmanmış gibi göstermekten vazgeçmiyorlar. Türk devletini yıkmak ve Türk devletini parçalamak isteyen bölücüler sadece Türklüğe değil, İslam’a da ihanet etmektedirler..."

Seyyid olması sebebiyle, ecdadı aslen Arap olan Arvasi’nin, siyasi düşünce olarak Türk Milliyetçiliğini benimsemesi herkesin üzerinde uzun uzadıya tefekkür etmesi icab eder.

Her zaman iddia etmişimdir. “Türk İslam Ülküsü” ve “Doğu Anadolu Gerçeği” adını taşıyan kitapları, bütün Türkiye’de okutulsaydı, özellikle de doğu Anadolu’da gençlere ulaştırılsaydı hiçbir zaman bir “Kürt meselemiz" olmaz ve bu boyuta ulaşmazdı.

Aslen Kürt olan bir kardeşimiz var. Metin Arpacı. Türk Milletine derin ve büyük bir sevgi besleyen bu kardeşimizin şu ifadeleri ne kadar önemlidir:

“Ben Ağrılıyım. Bizim eve babam Türkiye gazetesi getirirdi. Kabaklı Hocayı, Arvasi Hocayı bu gazete ile tanıdım. Keşke bütün Kürtler bizim gibi Arvasi Hocayı tanımış ve okumuş olsaydı kardeşim. Benim millî şuur kazanmamda bu güzide gazetenin emeği büyüktür. Bu gazete ile kendimi buldum. Sizinle bizim kardeşliğimiz Arvasi kardeşliğidir...”

Bu kadar yerli ve millî düşünen, gazetemizi de geçmişten günümüze yakından takip eden bu kardeşimizi herkesin tanımasını ve bir kez dinlemesini isterdim. Seyyid Ahmet Arvasi’nin “Doğu Anadolu Gerçeği” ile ilgili tespitlerinin ne kadar doğru, etkili ve yerinde olduğunu yakından görmüş olurlardı.

Seyyid Ahmet Arvasi, bütün Anadolu’da gençliğe anlatılmalı, fikirleri gençliğe ulaştırılmalıdır. Birtakım isimlerin temcit pilavı gibi sık sık gündeme getirilip bir de haklarında filmlerin çekildiği, kitapların yazıldığı, programların yapıldığı şu zamanda Seyyid Ahmet Arvasi’nin gündemimizde olmayışı ne acıdır, ne kadar tuhaftır!

Türk milliyetçilerinin her biri bu ülkenin zor zamanlarında mı gereklidir? Seyyid Ahmet Arvasi, Erol Güngör, Ahmet Kabaklı, Osman Turan, Dündar Taşer hâlâ neden gündemimizde değiller? Gençliğimiz bu güzel isimlerden neden istifade edemiyor, feyz almıyor? İlgililerin yarınımız için, millî ve manevi bekamız için böylesi sağlam kaynakları tespit edip gençliğin istifadesine ivedilikle sunması gerekmez mi? Bu yeni sene bir başlangıç olur diyelim… "Asrın Yesevi’si"ne Allah’tan rahmet diliyorum, ruhu şad, mekânı cennet olsun. Allah kendisinden razı olsun.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı