Artık Türk Dünyası Bakanlığı Kurulmalı!

Numan Aydoğan Ünal 24.03.2025 528
resim
Türkiye’nin Türk Dünyasındaki Sosyal ve Kültürel Faaliyetleri

20. asrın başlarından itibaren ülkemizde bir kısım milliyetçi, idealist fikir adamları, Türklerin tarihte olduğu gibi yine birleşerek potansiyel bir güç olabileceklerini dile getiriyorlardı. Ancak, Türkiye ve Türkiye dışındaki Türklerin başındaki siyasi sistem ve otoriteler, bu fikrin sosyal ve kültürel sahada dahi gündeme gelmesine imkân ve fırsat vermiyordu.

Nitekim ülkemizde 1940’lı yıllarda, tek parti döneminde, birçok milliyetçi vatanperver aydın, ırkçı-faşist diye hapislere atılıyordu. Türkiye dışındaki bütün Türk Dünyası ise tamamen komünist, sosyalist rejimlerin pençesi altında idi. Türkiye ile Türk Dünyası arasında herhangi bir irtibat ve münasebet imkânsızdı. 

Dünyada Türkler kadar geniş coğrafyalara yayılmış başka bir millet yoktur. Türklerin, Türkiye’den sonra en çok yaşadıkları ülkeler; Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Doğu Türkistan, Kuzey Afganistan, Balkanlar-Rumeli, Orta Doğu ve bazı Avrupa ülkeleridir. 

Öte yandan Türkistan davasının büyük liderlerinden olan Özbekistanlı merhum Dr. Baymirza Hayıt, bir toplantıda sunduğu tebliğde “Tacikistan bir Türk yurdudur. Her ne kadar çoğunluğu Tacikçe konuşsa da, halkın önemli bir kısmı da Özbek lehçesi ile konuşmaktadır. Yani Türk’tür. Bu sebeple Tacikistan’ın, Türk Dünyası içinde değerlendirilmemesi büyük bir eksikliktir.” dedi.

1990’lı yıllardan itibaren Sovyetlerin dağılmasıyla, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, yeni teşekkül eden Türk cumhuriyetleri ve muhtelif bölgelerdeki Türk toplulukları ile yakın münasebetler kurdu. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde, devlet, hükümet başkanları, siyaset adamları ve akademisyenlerin iştirakiyle Türk Dünyası Kurultayları yapıldı. Üniversitelerimizde “alfabe birliği” konusunda sempozyumlar düzenlendi. Geçen sene de “Türk Dünyası Ortak Alfabesi” kabul edildi.  

Sovyetler sonrası Türk dünyasındaki gelişmeler:

Elçilikler :

Sovyetlerin dağılmasıyla 1991 yılında Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan bağımsızlıklarını ilan edince bunları ilk defa Türkiye Cumhuriyeti tanıdı ve buralarda büyükelçilikler ve konsolosluklar açtı. 

Eğitim:

Sovyetler’in dağılmasından sonra Kazakistan’ın Yesi şehrinde Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesi ve Kırgızistan’ın Bişkek şehrinde Manas Türk-Kırgız Üniversiteleri kuruldu. Türk cumhuriyetleri ve topluluklarından gelen binlerce öğrenci ise Türkiye’nin çeşitli üniversitelerde okumaya başladı.

Yunus Emre Enstitüsü (YEE) : 

Yunus Emre Enstitüsünün gayesi, Türkçeyi, Türk dilini, tarihini, kültür ve sanatını tanıtmak, bunlarla ilgili bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak; Türkiye’nin diğer ülkelerle kültürel münasebetlerini geliştirmektir. 2007’de kanunla kurulan Yunus Emre Vakfı’na bağlı bir kuruluştur. Merkezi İstanbul’dadır. 80 farklı ülkede şubesi bulunmaktadır. 

Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY):

1993 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye Kültür Bakanlıkları tarafından kuruldu. Genel merkezi Ankara’dadır. Gayesi; kültür ve sanat sahasında değerlerimizin, varlıklarımızın ve dilimizin yüceltilmesi için çalışmalar yapmak, Türk halklarının gönül birliğini, kardeşliğini güçlendirmek, ortak Türk kültürünü, gelecek nesillere ve dünyaya tanıtmaktır. 

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) :

1992’de kuruldu. Turizm Bakanlığına bağlıdır. Merkezi Ankara’dadır. Gayesi, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk devletleri ile sosyal ve kültürel alanda destekleri koordine ederek ortak tarihi ve kültürel mirası korumaktır. TİKA bugüne kadar Balkanlarda ve Orta Asya’da ecdat yadigârı pek çok eseri yeniledi, restore etti.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) :

YTB, Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bakanlığına bağlı, özel bütçeli bir kamu kuruluşudur. 2010 yılında kuruldu, merkezi Ankara’dadır. Gayesi, yurtdışında yaşayan Türkler, soydaş ve akraba toplulukları, Türkiye’de öğrenim gören milletlerarası burslu öğrencilerle ilgili hizmetleri koordine etmektir.

Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) :

Eski adı, Türk Dili konuşan ülkeler asamblesi idi. 2008 tarihinde İstanbul Dolmabahçe sarayında, Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkiye Cumhuriyeti Parlamento başkanlarının imzaladığı bir anlaşmayla kuruldu. 29 Eylül 2009 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti başşehri Bakü’de ilk genel kurul toplantısı yapıldı. İç tüzük hazırlandı. Sekretarya kuruldu. Merkezi Bakü’dür. Türkpa’nın gayesi; Parlamento diplomasisinin geliştirilmesi suretiyle, üye ülkeler arasındaki mevcut bağları kuvvetlendirmek; hukuki ve ekonomik açıdan güçlendirmek, tabii kaynakların tam ve verimli kullanılmasını sağlamak suretiyle refahın yükselmesine, sosyal ve kültürel sahadaki münasebetlerin ilerlemesine katkıda bulunmaktır.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) :

Türk Dili ve lehçelerinin konuşulduğu ülke ve bölgelerdeki şehir yönetimleriyle ekonomik, sosyal, kültürel çalışmalar yapmak gayesiyle 2003 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kuruldu. 30 farklı ülkede 1200’e yakın teşkilatı bulunmaktadır.

Türk akademisi: 

2010 yılında Kazakistan’ın başkenti Astana’da kuruldu. Üye devletler, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye’dir. Gayesi; dil, edebiyat, kültür sahasında Türk Dünyası ile ilgili akademik çalışmaları koordine etmek, Türk Dili konuşan ülkelerin akademik kuruluşlarına, eğitim ve girişim faaliyetlerinde destek olmaktır. 

Türkiye maarif vakfı:

Türkiye Maarif Vakfı, yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti adına, Millî Eğitim Bakanlığı dışında, doğrudan eğitim kurumu açma yetkisine sahip tek teşkilattır. 2016’da bir kanunla kuruldu. Kamu yararına çalışan, kâr gütmeyen bir vakıftır. Okul öncesi, örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermektedir. Merkezi İstanbul’dadır.

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) :

Eski adı Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) idi. Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkiye’nin üye; Macaristan, Kırgızistan, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın gözlemci statüsünde yer aldığı, Türk devletlerinden oluşan milletlerarası bir kuruluştur. Gayesi, Türk Dilleri konuşan devletler arasındaki işbirliğini, koordinasyonu sağlamaktır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın temeli ilk defa 1990 yılında Nahcivan’da imzalanan “Nahcivan Anlaşması” ile konsey olarak yapılandırıldı. 12 Kasım 2021 tarihindeki 8.Türk Devletleri Teşkilatı İstanbul Zirvesi’nde “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak yeniden yapılandırıldı. Merkezi İstanbul’dadır. 

AK Parti Türk Dünyası Genel Başkan Yardımcılığı :

Son olarak 2025 Şubat ayında yapılan AK Parti kongresinden sonra, Türk Dünyası ile ilişkilerden sorumlu “Türk Dünyası Genel Başkan Yardımcılığı” ihdas edildi.  Prof.Dr. Kürşat Zorlu başkan olarak görevlendirildi. Sovyetlerin dağılmasından sonra Türk Dünyası ile yakinen alakadar olan, Türk Cumhuriyetlerinin siyasi, sosyal ve ekonomik meselelerine vâkıf Prof.Dr. Kürşat Zorlu’nun bu göreve getirilmesi, milliyetçi-muhafazakâr çevrelerce memnuniyetle karşılandı. 

Artık Zamanı Geldi :

Türk dünyasına gönül vermiş, ülkemizin siyaset, akademisyen ve fikir adamları, senelerden beri bir Türk Dünyası Bakanlığı kurulmasını dile getirmektedirler. Yukarıda ismini zikrettiğimiz teşkilatlar da birbirine yakın hizmetler yapmaktadır. Yurtiçinde ve yurtdışında adresleri, hizmet binaları farklı farklı yerlerdedir. Bütün bu teşkilatlar, “Türk Dünyası Bakanlığı” çatısı altında toplanırsa zaman, mekân, imkân ve koordinasyon bakımından büyük faydalar sağlar. Artık “TÜRK DÜNYASI BAKANLIĞI” kurulma zamanı geldiği anlaşılmaktadır. 

  

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı