Alfabe ve Bilgisayar

Ayşe Göktürk Tunceroğlu 02.10.2013 3573

A

merika’da Türkevi’ndeki törende konuşan devletimizin çok, çok yüksek bir makamının temsilcisi, mikrofonu balyoz olarak kullandı ve savurdu darbeyi: “Ya Latin harflerine geçmemiş olsaydık, ne yapardık bugün?... Bilgisayarı nasıl kullanırdık…” Türk toplumunun kültürlü kesimini temsil eden salon ahalisinden bir kısmı “Ya… doğru tabiî” diyerek başını salladı. Başını sallamayanların ne düşündüğünü bilemem.

O alfebe olsun, bu alfabe olsun isteği değil, zaten olan olmuş… Sefir beyin korkmasına gerek yok, bin yıllık harf standardını atmışız. Fakat bir ilmî düşünce disiplini vardır, gerçeklere saygı vardır. Konuşmacı ya kendisi bilmiyor ki o makam için ayıptır. Ya salondakileri echel ü cühelâ kabul edip kandırmak, uyutmak istiyor, bu da ayıptır.

Çok rica ederim efendim, bu bilgisayar dediğiniz aletin Latin alfabesiyle, şu alfabeyle, bu alfabeyle ne alâkası var? Nüfusu 1,5 milyarı geçen Çinliler, Japonlar bilgisayar kullanmıyor mu? Sovyet Rusya ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri krill alfabesini bildiklerine göre bilgisayar nimetinden faydalanmıyorlar mı? Arap ülkeleri kullanmıyorlar mı?

Bilgisayar, alfabe bilmekle hallolan bir iş değil, sadece şu anki üretim İngilizce üzerine olduğu için İngilizce’ye bağlı… İngilizce milletlerarası ilim dili olduğu için… Standartların dili olduğu için… Latin alfabesi kullanan Almanlar, Fransızlar da bu aleti ellerine aldıklarında İngilizce emirlere cevap veriyor.

İngilizce “bilgisayar dili” olmuş. Tuşa İngilizce kumanda ettikten sonra da ekranda, hangi alfabe ile hangi dili yazarsanız yazın! İsterseniz kuş dili yazın!  Çince destan döktürüyorlar, görüyorum.

Bir Cezayirli tanıdım, her çalışmasının üstüne Arap alfabesiyle “Besmele” yazıyor. Siz hâlâ “Latin alfabesi lâzım!” diyorsunuz. Lâtin alfabesi dediğiniz 29 tane harftir. Geri zekâlılar bile öğreniyor. Bilgisayar kullanacak bir insanın öğrenmesi zor olmasa gerek! Uzak-Doğuluların, her biri Picasso resmi gibi harflerine rağmen, bu konudaki göz kamaştırıcı hamleleri, alfabe farkının korktuğunuz kadar önemli olmadığını ispat ediyor.

Bin yıllık standardımızı yıkış tesellimizi 29 harfte aramayalım. Öyle bir gerekçe gösteriyorsunuz ki müspet düşüneni de çileden çıkarıyor. Hadiseleri haklı gösterme gayreti insanoğlundan fıtrîdir ama ilmi gerçek diye de bir şey vardır.

Standartlarımızı yıkıyoruz; hiç olmazsa mertçe yıkış sebeplerimizi söyleyebilelim. Sizin makamınızda bu tevil yakışık alır mı? Buna çam devirmek mi denir bilmem, pot kırmak mı? Hacivat’ın dilinden bir sitemi hak ettiniz: “Yıktın perdeyi eyledin viran..”

İlgili Makaleler

Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor