Akdeniz'i Türk Gölü Yapan Zafer: Preveze

Prof. Dr. İsmet Miroğlu 06.03.2013 3460
P
apa III. Paul, Türkler'in Akdeniz'de yayılmalarından tedirgindi. Onun gayretleriyle, 1537 yılda Venedik de razı edildi ve muazzam bir Haçlı donanması hazırlandı, zamana kadar Barbaros Hayreddin Paşa'nın karşısına çıkma cesareti gösteremeyen Şarlken'in meşhur amirali Andrea Doria, artık kendinden emin olarak harekete geçebilecekti.

 

1538 yılının yaz aylarında, müttefik donanma Korfu'da toplanmaya başladı. Önce Venedikliler gelmişti, ardından, Papalık donanmasının amirali Grimani Korfu'ya varmış, burada beklerken Preveze kalesine saldırmıştı. Fakat, beş gün süren bombardıman sonunda başarı kazanamadığı gibi, Karlıeli Sancakbeyi şeyin Şah Bey'in huruç hareketiyle zayiat verdi ve geri çekilmek zorunda kaldı.

 

22 Eylül'de, İspanyol, Alman, Portekiz, Venedik, Papalık, Ceneviz, Malta ve küçük Hıristiyan devletlerinin gemilerinden müteşekkil müttefik anma birleşmişti. 308'i harb, 300'ü yük ve taşıt olmak üzere toplam 608 gemileri, 60 bin askerleri ve 2.500'den fazla topları vardı.

 

25 Eylülde Preveze'ye ulaşan müttefikler, ertesi gün Aksium'dan karaya asker çıkarma teşebbüsünde bulundular. Fakat, sahile yerleştirilen topların ateşi karşısında geri çekilip, mukabil ateşe başladılar. Turgud, Murad, Güzelce Mehmed ve Sâdık Reis kumandasındaki Türk gemileri körfezden dışarı çıkıp bu taarruzu püskürttüler.

 

Andrea Doria, hasmının körfezden ayrılmak istemeyeceği kanaatinde idi ve bu sebeple onu açık deniz savaşına zorlamak için İnebahtı'ya taarruz etmeyi planlıyordu. Halbuki Barbaros, 27 Eylül Cuma sabahı, şafak sökerken mevkiini terketmiş ve Korfu istikametine yönelmişti. Gözcülerin keşifleriyle, düşmanın Ayamavra adası önlerinde olduğu anlaşılınca, bu defa güneye dönüldü.

 

Andrea Doria, Türk gemilerini arkasında görünce şaşırmıştı. Donanmay-ı Hümâyun, ortada Barbaros Hayreddin Paşa, sağda Salih Reis ve solda Şeydi Ali Reis olmak üzere, hilâl vaziyetinde yaklaşıyordu. Turgud Reis, iki kanada da yardım etmek üzere, gönüllü filosu ile arkada bırakılmıştı.

 

Buna mukabil, Andrea Doria ön safına yelkenlileri koymuş, kendisi kadırgalarla arkada yer almıştı. Bunun gerisinde de, üçüncü bir hat olarak çektiriler dizilmişti.

 

Barbaros Hayreddin Paşa, yeteri kadar yaklaşıldıktan sonra, toplarını ateşledi. Hıristiyan kalyonlarının top menzilleri kısa olduğu için, Türk gemilerine zarar veremiyorlardı. Bu dezavantajı ortadan kaldırmak maksadıyla kadırgalar harekete geçirildi ve iki defa Türk donanmasının arkasına sarkma teşebbüsünde bulunuldu. Fakat, Barbaros Hayreddin Paşa, gemilerini oldukları yerde döndürerek kadırgaları yandan vuruyor ve onları tekrar geriye kaçmaya mecbur ediyordu.

 

İkindiden sonra, Kaptan-ı Derya, çok cür'etli bir karar verdi. Gemilerini ansızın harekete geçirdi ve kalyon filosu arasına daldı. Bu hatları ustalıkla yararak, kadırgaların üzerine yüklendi. Turgud Reis de, yanlardan hücumla, Hıristiyan donanmasının arkasını çevirmeye çalışıyordu.

 

O sırada çıkan şiddetli fırtına, düşman için fırsat yerine geçti. Koca Hıristiyan donanması, gecenin de bastırmasından faydalanarak firara koyulmuştu. Andrea Doria, yakalanma korkusuyla, gemisinin fenerlerini bile söndürmüştü.

 

Muhteşem bir zafer kazanan Türk donanması, hiç gemi kaybetmemiş, sadece 400 şehit, 800 yaralı vermişti. Hıristiyan dünyası ise, bu yüz kızartıcı yenilgiyi örtbas etmek için, kayıplarına dair herhangi bir bilgiyi kaydetmemiştir. Fakat, ölü ve yaralı sayılarının hayli fazla olduğu tahmin edilebilir. 29 gemileri Türkler eline geçmiş, bir o kadarı batmıştı. Türkler, 3 bine yakın da esir almışlardı.

 

İşte, Hıristiyan Avrupa'nın, tarih kitaplarına geçirmekten kaçındığı Preveze Savaşı'nın gerçek tablosu...

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı