Ahmet Kabaklı'ya Göre Dünya Türklerinin Meseleleri

Halistin Kukul 31.10.2012 3183
K
abaklı Hoca; Türk Milleti'nin, tarih şuurunu barındıran güzel Türkçenin ve Türkçe ile meydana gelen ihtişamlı Türk Edebiyatının, insanımıza sevdirilmesi, sanat zevkimizin pekişip kuvvetlenmesi, kültürümüzün muhafaza edilerek ve geliştirilerek gelecek nesillere sağlam bir şekilde intikali ve her yeni bu sahalarda yepyeni eserlerle boy göstermesi, filizlenip yeşerip şenlenmesi için, nelerin gerektiğini durmadan, bıkmadan usanmadan, gazetelerde, dergilerde, sınıflarda ve salonlarda anlatmaktan bir an olsun imtina etmemişti.

Vatanının her bir sathı, âdeta, ona kürsülük yapmıştır. Hep uyarıcı, düşündürücü, istifadeci, sulhçu... olmuştur. 

Ahmet Kabaklı hoca Samsun Türk ocağında bir konferans vermişti. Hocaya göre Dünya Türklerinin meseleleri ne idi?

Dünya Türklerinin en büyük meselesi neydi? 

İşsizlik miydi? 

Ekonomik çıkmazlar mıydı? 

Memleketimiz Türkiye'de bunca yıl sürüp giden terör, durup dururken mi nüksetti? 

Sosyal adaletsizlik veya eşitsizlik gerçekten söylendiği gibi miydi? 

İstiklâllerine yeni kavuşan Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan... Bu ülkelerle irtibatımız yeterli miydi? 

Değilse sebepleri nelerdi? 

Dünya Türklüğü birbirinden niçin koparılmış, niçin birbirinden habersiz hâle getirilmişti? 

Niçin, bir zamanlar "Dış Türkler" den bahsedenler Turancı diye suçlanmıştı?

Bu, gerçekten bir suç mu idi?

Asıl sebep neydi? 

Türk dünyasının birliğini istemek niçin hakîr görülen bir fikir ve davranıştı? 

Üç yüz milyonu bulan ve hemen hemen yüzde doksan dokuzu Müslüman olan Türk Dünyası'nın müşterek anlaşma vasıtası olan Türkçe üzerinde niçin korkunç denecek derecede sinsi oyunlar tezgâhlanıyordu?

Kısacası; Türk Dünyası'nın en mühim çıkmazı neydi? 

Bütün bu ve buna benzer sorulara Kabaklı Hoca kendine mahsus o leziz üslubuyla cevap veriyordu, cevap arıyordu.

Ertesi gün, yazılı neşriyatta da yer alan sözlerinden bazıları şöyleydi:

"Türkiye'nin en önemli meselesi millî eğitimdir. Yetmiş yıldır uygulanan eğitim sistemimiz insanımızla bağdaşmamaktadır. Bu sistemin sonucu olarak da eğitilmiş insan yerine, eğitilmiş hırsız yetiştiriyoruz. Bize, birtakım taklit sistemler uygulanmaya çalışılıyor. Kültürümüze ters gelen bu yapılanma, ahlâksız ve millî değerlerden mahrum insan yetişmesine sebebiyet veriyor."

Kabaklı Hoca, çözümünü de şöyle ifade ediyordu:

"Yabancıya itimadımız var, kendimize yok. Bu işin altından kalkmanın tek yolu, öze dönmektir. Bu eğitim sistemiyle yetişen insanların bırakın Orta Asya'yı, kendilerini bile kurtarmaları mümkün değildir. Öz kültürümüze, millî ve manevî değerlerle yoğrulmuş Türk Milleti'ne hitap eden eğitim sistemine dönmediğimiz sürece, başarılı olamayız Bu yanlış yoldan dönmemiz için üç şeye önem vermeliyiz: Yönetici seçmeye, öğretmen ve din adamı yetiştirmeye. Bunlar, Türk Milleti'nin temelini teşkil eder. Temel sağlam olursa, bu yanlış yoldan dönebiliriz."

Bu yazımı hazırlarken, Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın, Ahmet Kabaklı Hocamıza ithaf ettiği Yüksekler başlıklı rubaisine rastladım. İsabet oldu. Ben de bu güzel şiirle bitiriyorum:

Kuşlar... kimi yerden, kimi yüksekten uçar...

Kuşlar vardır, ki ürkütülmekten uçar...

Uçmak kolay iş... fakat, bu yurdun -ancak-

Yüksekten uçan kuşları, gerçekten uçar!


İlgili Makaleler

Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet
Kültürümüz
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı
Ş

unu açıkça belirtelim ki Genç Osmanlı ve Jön Türklerde bile devletin yıkılması söz konusu hiç olmamıştır. Masonik İttihâd ve Terakkî Fırkası ve Siyonist ittifâk Osmanlının yıkılmasını gündeme getirdi. Abdülazîz ve II. Abdülhamîd’de de devletin yıkılacağı endîşesi yoktu. Biz İttihâdcıların basîretsizce ve câhilce I.…
Bin Yıllık Bir Mâzi Yıkıldı