Yeni Müfredat

D. Mehmet Doğan 09.02.2017 3468
M
illî Eğitim Bakanlığı’nın “yeni” müfredat programı ile ilgili çok fazla yazılıp çizilmedi. Bizim esas dikkatimizi çeken metnin dili. Dil arızalı, bu anlamayı güçleştiriyor ve mantık yanlışlarına yol açıyor. Dil ve edebiyat müfredatını konuşuyorsak, bu birinci derecede önemli. Eski tabirle mühim değil ehemm!

“Kazanım”dan sonra sık kullanılan bazı kelimelere bakarak metnin değerlendirmesini yapabiliriz: Tür 39, ürün 38, beceri 19, düzey 16, yöntem 16, etkin 13, etkinlik 10, farkındalık 7, bilişsel 4 sayfada geçiyor...

Metni okumaya başlamadan önce en çok kullanılacak kelimelerle ilgili tahminim, şu üç kelimenin ilk sıralarda yer alacağı yönünde idi: "Öğretim, eğitim ve müfredat". Öğretim 52, eğitim 14 sayfada geçiyor, müfredat ise sıfır! Demek ki sadece birinde yanılmışım!

“Tür” en sık kullanılan kelimelerden. Metne bakarak bu kelimenin “cins, çeşit, nevi, tarz” gibi anlamlarda kullanıldığını görüyoruz. Yeri geldiğinde cins, çeşit, tarz kelimelerini kullanmak, “tür”ü nevi karşılığı olarak yerine oturtmak gerekmez mi?

“Ürün” de en sık kullanılan kelimelerden. Bununla mahsul mü, mamûl mü, eser mi kastediliyor?

“Roman, hikâye, tiyatro, destan gibi ürünlerin tamamı kitaba alınamayacağı için bu tür eserlerin en uygun kısmı veya kısımları kazanımlar da dikkate alınarak seçilmelidir.”

Roman, hikâye, tiyatro, destan...bunlar türler. Bu türlerdeki ürünler söz konusu olabilir. Belki cümle şöyle kurulabilirdi: “Roman, hikâye, tiyatro, destan gibi türlerde metnin tamamı kitaba alınamayacağı için bu tarz eserlerin en uygun kısmı veya kısımları, edinilenler de dikkate alınarak seçilmelidir.”

“Beceri” 19 sayfada geçen bir kelime. Beceri ile maharet mi, hüner mi, marifet mi, meleke mi, ustalık mı, beceriklilik mi kastedildiğini anlayabilene aşk olsun! Şu cümleye bakalım:

“Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde öğrencilerin sadece temel becerileri edinmeleri değil, bu becerileri uygulayabilecekleri ve geliştirebilecekleri ortam ve durumların oluşturulmasına olanak sağlayan öğretim programlarının hazırlanması ya da mevcut programların bu becerileri yansıtacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi önemlidir.”

Etkin ve etkinlik de sık kullanılan kelimelerden. “Etkin”in şu ibare ve cümlelere bakarak hangi anlamda (faal, fail, müessir, tesirli, etkili) kullanıldığını çıkarabilir miyiz?

“Yaşama etkin katılımlarını...”  “Televizyon, etkileşimli tahta, genel ağ, eba uygulamaları vb. etkin olarak kullanılmalıdır.” “Araştırma, kaynaklara ulaşma, İnternet’i doğru ve etkin kullanma...”

Şu cümle ve ibarelerde “etkinlik” hangi anlamda kullanılıyor? (Çalışma mı, faaliyet mi, faallik mi, müessiriyet mi? Yoksa hiçbiri mi?)

“Öğrenme-öğretme sürecinde kullanılacak etkinlik ve öğretim materyallerinin hazırlanmasında, ana düşünce gibi metnin bütününü bir arada değerlendirmeye yönelik soru ve etkinlikler kullanılabilir.” “Ö̈ğretim etkinliklerinin...” “Bilgi notu, sunum, etkinlik, çalışma kağıtları, proje, okuma parçaları...” “Değerlendirmeye yönelik soru ve etkinlikler kullanılabilir.” “Ünitelerdeki sözlü iletişim çalışmalarına ait etkinlikler dikkate alınarak...”

“Farkındalık” TDK sözlüğünün ancak son baskısında yer alan ve buna rağmen metinde sık kullanılan kelimeler arasında sayılabilir (7 sayfa). Farkındalık bu Sözlük’te “farkında olma durumu” olarak açıklanıyor. Bizse şöyle açıklamaktan yanayız: “Farkında olma hâli; ayırt etme, tefrik.” Ancak, “idrak, anlama, kavrama, kavrayış, şuur” gibi kelimeleri karşılayacak şekilde kullanıldığını da söyleyebiliriz.

Bu metin, Bakanlığın Talim ve Terbiye Kurulu’nda hazırlanmış. Metinde tâlim ve terbiye kelimeleri hiç geçmiyor. Peki bu kelimelerin yerine uydurulan kelimeler? Mesela bir ara moda olan “eğitsel” de yok! Müfredat sadece talim (öğretim) değildir; işin bir de terbiye yani yetiştirme, kabiliyetleri geliştirme (hadi “eğitim” diyelim) tarafı da var. Maarif aslî kelimelerini kaybettiği için birkaç kelimeye çok mâna yükleyerek işin içinden çıkılmaya çalışılıyor. 

Talim öğretimi aşan bir anlama sahiptir ve uygulamayı da ihtiva eder. Çocuklarımıza güzel şiir okumayı talim etmeliyiz. Edebiyatımızın güzel metinlerini okutmakla kalmamalı, bazılarına ezberletmeliyiz. Hafızalarında gerektiğinde çağırabilecekleri, en güzel şekilde okuyabilecekleri şiirler, nesirler olmalı. Gençlerimizin bir dil terbiyesi, edebiyat edebî olması gerektiğini akıldan çıkarmamalıyız.


İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…