Yaşayan Dile Düşmanlık

Prof. Dr. Mehmet Kaplan 23.03.2010 3031

C
umhuriyet devrindeki “Öztürkçecilik”, “Osmanlıca”ya değil, "yaşayan dile" karşı bir harekettir. Canlı bir varlık, haksız hücumlarla delik deşik ediliyor. Ona karşı yükselen feryadların sebebi bu.

  Bin yıl İslâm medeniyeti içinde yaşamamız dolayısiyle Türkçe'ye Arapça ve Farsça'dan binlerce kelime girmiş ve dilin bünyesine tabii bir unsur olarak karışmıştır. Bir dil tarihçisi gözüyle ve hususi bir dikkatle bakmadan kimse, onların yabancı oldıklarını hissetmez. Bu demektir ki onlar Türkçe'nin malı olmuşlardır. Öztürkçecilik iddiasında bulunmayan basit bir vatandaşa, kullandığı kelimelerden hangilerinin Arapça veya Farsça olduğunu sorunuz, doğru cevap veremez.

  Millî edebiyat akımından sonra bizim en kıymetli eserlerimiz Türk halkının rahatça anladığı günlük, tabii dil ile yazılmıştır. "Öztürkçecilik" lüzumsuz ayrımları ile onları da delik deşik edecektir. Burada yalnız dile değil, kültüre karşı da bir kasıt vardır. Bir Halide Edib’in, bir Reşat Nuri'nin, bir Ahmed Hamdi Tanpınar'ın, bir Sait Faik'in, öztürkçecilerin ellerinde alacağı şekli düşünün. Onların güzelim eserleri uydurma kelimelerle kalbura dönecektir.

  Dil ve kültür bir milletin canıdır, "öz" ve “Türkçe” kelimelerinin parıltılarına kapılarak bu hareketin abeslik, kültür ve millî varlığa karşı oluşunu görmeyenler gerçekten gaflet ve dalâlet içindedirler. Bizi birleştiren dili ve edebiyatı yok ettik mi ne hâle geliriz, bir düşünün! Ezelî düşmanımız olan Ruslar bunu dört gözle bekliyorlar. Komünist ihtilâlinden önce Asya Türkleri ile Anadolu Türkleri arasında müşterek bir yazı diline doğru gidiliyordu.

  Komünist Rusya muhtelif  Türk şiveleri arasındaki küçük farkları kabartarak “Özbekçe”,Kazakça”, “Kırgızca”, “Azerî” diye dil ilmine aykırı beş on dil ortaya çıkardı. Maksadı Türkler arasındaki birliği parçalamaktı. Şimdi biz Türkiye'de millî dili, “Öztürkçe”, “Arapça”, “Farsça”, “Osmanlıca” diye ayırmaya çalışıyoruz. Dil birliği ile millî birlik arasındaki münasebeti düşünürsek bu yolun nereye varacağını kolayca kestirebiliriz.

  Kültürlü bir insan, milletinin yaptığı eski eserleri de okur ve onlardan sevdiklerini bugüne aktarır. Yahya Kemal divan edebiyatına dayanarak çok güzel şiirler yazmıştır. Tanpınar'ın eserlerine "Eskici" bir doku unsuru olarak daima karışır. Bu demektir ki “Osmanlıca” bir bütün olarak değil, herkesin zevk ve mizacına göre, bugünkü dile daima girecektir ve bunda bence hiçbir mahzur yoktur. Bin yıllık medeniyetimizi bir çöp yığını gibi şehrin dışına atamayız. Onun kendine has bir şaşaası vardır. Zengin bir medeniyettir Osmanlı medeniyeti. Bütün dünya yazarlarının başvurdukları "Eskiye Dönüş"ü, "Eskide Kalma ve Katılaşma" ile karıştırmamak lâzımdır.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…