Yabancı Dille Yükseköğretim

Prof. Dr. Ayhan Songar 14.05.2021 1331
Y

abancı dille yükseköğretimin dilimiz, kültürümüz ve geleceğimiz bakımından ne manâ ifade ettiğini bu sütunlarda defalarca anlatmaya çalıştım. Tam dünkü kapitülasyonlar hakkındaki makalemi yazmıştım ki elime Mesaj dergisinin 17 Ekim tarihli nüshası geçti.

Dergide Mustafa Çiçek imzası ile yabancı dille yükseköğretim konusunda nefis bir araştırma yayınlanıyordu. Evvelâ muhterem Çiçek’e çalışmasından ve dikkatinden dolayı, kıdemli bir üniversite hocası ve Türk diline gönül vermiş bir insan olarak teşekkür ederim. Bu yazı ile bana, bugün tekrar aynı meseleyi ele alma imkânını verdiği için de ayrıca kendilerine teşekkür borçluyum.

Makalede, Atilla İlhan dostumuzun bir cümlesi naklediliyor: “Bir ülkeyi tutsak edebilmenin ilk yolu o ülkenin dilini ortadan kaldırmaya çalışmak ve öğretim dili olarak başka bir dili empoze etmektir. Kültür emperyalizminin başlıca taktiği budur.” Ben bu gerçeği yıllarca önce gittiğim Kenya’da yakınan gördüm, aziz okuyucularım.

Kenyalının kendisine has bir ana dili vardır; Swahili lisanı. Ama bugün o dille bir Kenyalının meramını ifade etmesi mümkün değildir. Eğer yanılmıyorsam Swahili dilinde halen kullanılan 30-35 kelime kalmış. Bir millet için bunun ne büyük bir felâket olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.

Kenya’da sokak levhaları, dükkân tabelaları ve daire isimleri hep İngilizce’dir. Bir makama dilekçe verecekseniz mutlaka İngilizce yazmanız lâzım. Zaten isteseniz de yerli dili ile yazamazsınız ya… Zira yerlilerin dilinin alfabesi var mı bilmem ama, derdini anlatacak kadar kelimesi yoktur. Onun içindir ki Kenya ne kadar istiklâlini ilan etmiş olursa olsun, fiilen İngiliz müstemlekesidir. Bugün artık dükkân tabelaları bile İngilizceleşmeye başlıyan Türkiyemizi Kenya haline getirmeye kimsenin hakkı olmamalıdır.

Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra yeni istiklâlini kazanan Türk ülkelerine bakın. Burada kaç defa yazdım ama kimse kulak vermedi. Hâlâ oralarda yaşayan kardeşlerimizin, soydaşlarımızın isimlerinin sonunda Rusça “-ov”, “yev” ekleri vardır. Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Ali Beyin neden Haydar Aliyev diye anıldığına ben akıl erdiremedim. Ama aklımın erdiği bir şey var, gittikçe derlenip toparlanan Rusya için o bölgeleri yeniden sörgeleştirmek bakımından bundan güzel vesile olmaz.

Merhum Tahsin Banguoğlu yabancı dille öğrenim yapan özel okulların birer kapitülasyon kalıntısı olduğunu söylüyordu. Dikkat ederseniz orta öğrenim seviyesindeki yabancı özel okulların çoğu Hıristiyan kilisesine bağlıdırlar. Böylece bunlar, sadece dil değil, din bakımından da ellerinden geleni yapmaktadırlar.

Yükseköğretim’e gelince… Bizde ilk defa yabancı dille yükseköğretim yapan kurum “tıbbiye”dir. İbn-i Sina’yı yetiştirmiş bir millet kendi dilinden tıp terimlerini geliştiremediği için işin kolay tarafını seçmiş, tıbbiyede Fransaca tedrisat yaptırmaya başlamıştır. Onun kalıntıları hâlâ devam etmektedir.

Dünyada Fransa dahil, bizden başka hiçbir ülkede reçeteler Fransızca yazılmaz. Biz değil ilaç terkiplerini, o ilacın nasıl kullanılacağını, tarifesini bile Fransızca yazarız. Halbuki tıbbiyede tedrisatın Türkçe olmasının tarihi 1867’dir. Bir asırdan fazla bir zaman geçmiş ama hâlâ o eğitimin izleri silinememiştir.

Şimdi bu yetmiyormuş gibi yabancı dilden tedrisat yapan tıp fakülteleri açılmaya başlandı. Bunlardan birisi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin İngilizce bölümüdür. Hep sordum, tekrar sorayım, bu delikanlılar Amerika’da mı hasta muayene edecekler acaba? Yabancı dili iyi öğrenmekle yabancı dilde yükseköğrenim arasındaki farkı, ne yazık ki hâlâ idrâk edemedik.

YÖK Başkanı Sayın Mehmet Sağlam, bildiğim kadarı ile bu konuda benimle aynı fikirde idi. Hattâ YÖK Genel Kurulu da bir müddet önce burada yayınladığım bir kararla yükseköğretimde Türkçe’ye dönülmesini kabul etmişti. Sonra Sayın Sağlam’a birçok yerden tepkiler geldi ve YÖK’ün kararı askıya alındı. Neden, niçin? Kimden ve niye korkuyorsunuz?

Bu millet artık “gönüllü müstemleke” olmak istemiyor. Kendi diline, kültürüne, harsına sahip olmak arzusundadır insanımız. Üniversitelerden mezun olanların da “monşer” değil, “vatandaş” olmasını bekliyoruz. Türk dilini “ilim dili” yapmak, bugün yüz milyonların konuştuğu bu dili dünyanın geçerli dilleri haline sokmak için iki şart var: Dilin yozlaşmasını önlemek dil devrimi denen ve çığ gibi büyüyen tahrip makinesini derhal durdurarak hiç değilse elde kalanı kurtarmak ve yükseköğretimin mutlaka Türkçe yapılmasını temin etmek. Yök’den ve Sayın Mehmet Sağlam’dan bu hususta cesaretli adımlar bekliyoruz, inanın millet arkanızdadır.




İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…