Vah Dilim, Dilim Dilim

Ethem Mahmut Ziya 11.05.2013 3420
T

elevizyon sunucularının konuk terletmek gibi bir takıntıları vardır, sizi kapılarda karşılar, halinizi hatırınızı sorarlar. Lâkin  “birki üç kayıt” dendi mi tavırları değişir, üstünüze gelmeye başlarlar.

Sanırsın dolunay çıktı, karşınızda kurt adam. Bir kanalda seyretmiştim hiç unutmam. Sunucu müstehzi bir ifadeyle sordu, “Hayati Bey siz bu eski kelimeleri bilerek mi kullanıyorsunuz acaba?”

Hayati İnanç Bey mevzuuna hakim olmanın rahatlığı ile cevapladı  “Efendim okuduğum gazellerden biri Şeyh Galib’e ait ve takriben 210 yaşında, birini de Sultan Fatih kaleme almış. Eğer günümüz Türkçesi ile yazmadılarsa ne yapabilirim? Yok beyitlere yaptığım açıklamayı anlamadıysanız o başka …

-Yoo hayır, o kısmı son derece açıktı…
-Gelelim sizin kelimelerinize. Mesela yenilerden “stresi” ele alalım. Fransızcadan aparılmış, ithal malı. Bakın onu kullanırken neleri kaybettik? “Gam, gussa, hüzün, tasa, dert, mihnet elem, ıztırap, yeis, keder, kahır, efkar, kasvet, inkisar, melâl”.

Bunlar şu anda aklıma geliverenler ki dahasını da bulabilirim icabında. Allah aşkına siz benden bu kadar renkli bir skalayı ıskalamamı neden istiyorsunuz? Niçin meramımı güdük bir kelimeyle anlatmaya zorluyorsunuz? Bakın beni strese (!) sokuyorsunuz ama!

-Aman Hocam size de bir şey söylenmeye gelmiyor.
-Bitmedi. Yine Fransızca “onare”den devşirme "onur"u ele alalım. Güya, “gurur, kibir, şeref, haysiyet,   namus,  iftihar” kelimelerini karşılıyor. Halbuki bir adama şerefli derseniz iltifat edersiniz, kibirli derseniz hakaret edersiniz. Peki onurlu derseniz övdünüz mü, sövdünüz mü?  Sahi onur yukardakilerden hangisi? Hem hepsi, hem hiçbiri! Bu saçmalığa teslim için ne mecburiyetimiz var?

-Ama Hayati bey, ben doğudan gelenler gitsin demedim ki, batıdan gelenler de gitsin öztürkçe olanlar kalsınlar.

-Peki o zaman söyler misiniz bana. “Bakkaldan somun aldım, peynir koyup sandviç yaptım, balkona oturdum, hanım çay ve su  getirdi, beraber  afiyetle yedik” cümlesindeki  hangi kelime Türkçe?
-Hepsi Türkçe.
-Hayır bakkal Arapça, somun Rumca, peynir Farisi, sandviç ve balkon Fransızca, hanım Moğolca, çay ve su Çince, beraber Farsça, afiyet Arapça. Buradaki tek Türkçe kelime ne biliyor musunuz? “Yedik!”

Sunucu yutkunup duruyor. Ne desin ceviz çetin çıktı bu defa. Eh sen penaltıya sebep olursan, adam golünü atar.
Otobüslerde görüyoruz delikanlılar “olm, vahş, koptuk” gibi birkaç yüz "tilcik" ile konuşuyor, genç kızlar “hı hı”, “ı ıh” “yaani” gibi üç beş hece ile katılıyorlar. "Bu Türkçe mi? Rezalet sefalet diyeceğim dilim varmıyor."

Bundan yüz yıl evvel ki telakkiye göre okur yazar dendi mi el sineyi selaseye hakim olan anlaşılır. Yani Türkçenin yanı sıra Arabi ve Farisi’yi de okuyup anlayanlar. Eğer birine münevver (ziyalı) deniyorsa bilin ki Latince, Rumca ve Fransızca’ya da vakıftır. El sineyi sitte.

Misal Şair Esrar Dede 6 lisan bilirdi, hem nasıl?  Fransızca şiirlerinde aruz kullanacak kadar. Muğlalı Şahidi ise Farsça lügat hazırlıyor baştan aşağı manzum. Bunun yeniyetmelerin dilinde bir adı var “aşmış olmak.”

Eğer ana dilin güçlüyse ecnebi lisanı öğrenmek keyiftir ama güçsüzse korku filmi.
Birinde hobi, diğerinde fobi. Bakın Fransızca Arabi’den sonra gelen mütekamil lisanlardan biri. Grameri güçlü ve girift, aksanlı, ağdalı, albenili. Parisliler soru edatı kullanmadan da sorar lakin o tonlamayı piyano eşliğinde çalışırlar. Çok eskiye gitmeye gerek yok. 930’lu 40’lı yıllarda bir lise mezunu iki yılda Fransızcayı öğrenir, klasikleri tercüme ederdi hatta.

Şimdi biz Fransızcanın yanında sokak dili mesabesinde kalan İngilizceye ömür veriyor yine de öğrenemiyoruz. İki yıl değil, 20 yıl, merak değil, ekmek parası, zira adınızdan önce “lisan seviyenizi” soruyorlar. İnternetin, ajansların dili İngilizce, bakkaldan hazır çorba alsan yarısı İngilizce. Etrafımızda İngilizce kurslar kitaplar, tabelalar.  Beceremiyoruz ama.

Elli senede zekâ seviyemiz mi (şimdi IQ diyorlar) düştü?
"Hayır. Lisanımız bozuldu. O ana sütü gibi tatlı Türkçemiz komada".

Ezcümle Arabi, Farisi ve Türki eş yumurta üçüzüdür. Kardeşleri ayıran zulüm yapar.
Şair demiş. “Eyvah bu baziçede biz yine yazdık. Zira ki ziyan ortada, bilmem ne kazandık?”

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…