Türkler Yabancı Dili Niçin Zor Öğrenir?

Ali Tüfekçi 16.01.2018 3123
O
kullarda yabancı dil öğrenme problemi hâlâ çözülebilmiş değil. Dışardan bakıldığında, bu kadar sene dil dersleri verildiği halde, kursların bu derecede rağbet görmesi şaşılacak şey gibi duruyor. Aslında problemin kaynağına bir çok yazar dikkat çekiyor: Türkçemizin zayıflığı!

Buna dair ne gibi bir çözüm sunuyoruz ona bakmamız gerekiyor. 2017 Türk dil yılı ilan edildi. Peki bunun için okullarda ne gibi organizasyonlar yapıldı? Sadece okullarda mı, ülke çapında neler yapıldı? Ne kadar tesiri oldu? Peki biz ne yapmalıyız?

Bir Misal

Hayati İnanç bir konferansta okuduğu şiirlerden birini “Türkçe’den Türkçeye tercüme ederken” şöyle bir söz söylemişti: “Türkler lugat yazar, ama açıp bakmaz!”  Sonra klasik Türk şiiri denizine nasıl daldığını anlatmıştı.

İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi birinci sınıfa kaydolur. Fatih’te bir öğrenci evine yerleşir. Yargıtay kararlarını okurken “müncer” kelimesine anlamadığı için takılır. Ev arkadaşlarından birinin Mustafa Nihat Özön’e ait Osmanlıca sözlüğünden kelimenin manasına bakar. İş bununla bitmez. Çünkü kelimenin manasına ilaveten bir de kullanılışına örnek olsun diye beyit verilmiştir:

Müncer olur mu ya Râb bir subh-i inbisâta

Vahdet-gehimde böyle mahzun geçen leyâlim

Hayati bey gülerek diyor ki, “Hoppala.. Bilmediğim kelime bir taneydi. Sözlüğe bakınca şimdi beş oldu.”

Müncer: Dönüşmek, bir halden bir hale inkılab etmek, bir safha sonunda gelinen nokta.

Subh: Sabah İnbisât: Bast’tan (ferah, rahat, tersi kabz; sıkıntı)

– geh/gâh:  Mekan eki. Nişangah, ordugah gibi. Vahdet-geh: Tek kişilik mekan, hücre.

Mahzun: Hüzünlü. Leyâl: leyl’in çokluk hali; geceler.

Manası şöyle: “Ferah bir sabaha dönüşür mü ya Râb, hücremde (tek başına) geçirdiğim bu hüzünlü geceler!”

Hayati bey bir taraftan beyitin telaffuzundaki akıcılıkla, azametine çarpılıyor, bir taraftan da manasını bilmemenin, anlayamamanın sancısını çekiyor. Hemen diğer kelimeleri de öğreniyor. Bu bilmediği kelimeleri öğrenme işinden o kadar çok keyif almaya başlar ki sonraki hayatında klasik şiir kitaplarını, sözlükleri elinden düşürmeyecektir. Zamanla okuduğu şiirlerdeki hikmetler, mana zenginliği, ahenkli, çarpıcı ifade zenginlikleri ortaya çıktıkça da klasik Türk şiirine meftun olur. Kelime haznesi fevkalade gelişir. Neticede kendisi 10.000 beyit ezbere bilen belki Türkiye’de hatta dünyadaki tek “divan şiirine meraklı avukat”tır.

Öğrenmek hobi olmalı

Konuşmanın sonunda bu hale gelmenin temelindeki sebebi şöyle ifade ediyor, “Burada ben öğrenmenin peşine düştüm. Biri bana öğretmeye çalışmadı. İnsanlar öğrenmeye bayılırlar ama öğretilmekten nefret ederler. Bana okullarda yabancı dil öğretmek için çok çalışanlar başarılı olamadı. Ama ben klasik edebiyatımızı ve onun dilini okullarda da görmeden öğrendim. En iyi öğrenme bir işi hobi saymak, onu eğlence haline getirmek, merak edip peşine düşmektir.”

Ben aslında onun, Türkler sözlük yazar ama kullanmaz ifadesine takıldım. Nitekim araştırınca şunu gördüm ki, bugün gerçekten dilimize dair fevkalade kaliteli ve zengin sözlükler hazırlanmış. Ancak oturup onları kullanacak insanları bekliyor. Hatta çok enterasandır, geçmişte onlarca manzum sözlük kaleme almış bir milletiz. Yani şiir şeklinde üç dilde “Arapça, Farsca, Türkçe” sözlükler kaleme alan dilcilerimiz, edebiyatçılarımız var.

Yapmamız gereken şey kendimizden başlayarak, okullarda sözlük kullanmayı yaymaktır. Öğrencileri kaliteli sözlüklere müracaat edebilecekleri şekilde yönlendirirsek gerçek kaliteyi yakalamaya başlarız.

Misalli Sözlük

Bu hususda benim gördüğüm, pek çok kimsenin de ittifakla tavsiye ettiği en kaliteli sözlük rahmetli İlhan Ayverdi’nin hazırladığı “Misalli Büyük Türkçe Sözlük”tür. 50 yıllık bir çalışmanın mahsulü. 100.000 kelimenin misalleriyle izah edildiği muazzam bir çalışma. Her bir maddesi klasik ve çağdaş Türkçe eserlerimizden örneklerle zenginleştirilmiş. Yine her maddedeki kelimenin etimolojisi yani tarihi seyir içindeki yeri, kökü belirtilmiş. Dahası kitabın cep uygulaması ve web formatı da ücretsiz olarak sunulmuş.

Bana kalırsa hiçbir şey yapılmasa bile bu sözlüğün tek cilde basılmış hali okullarda öğrencilere gösterilmeli ve söyle denmelidir: “Bakın çocuklar konuştuğumuz dil böyle zengin bir sözlüğe sahip. Sizler dünyanın en zengin dillerinden birini konuşuyorsunuz. Türkçenizi, kelime haznenizi bu sözlükle zenginleştirin. Kendi dilini hakkıyla öğrenmeyen bir millet başka milletlerin dilini öğrenemez. Veya çok zor öğrenir, konuşmakta zorluk çeker. Çoğunlukla da aşağılık kompleksine kapılarak geçmişini ve milletini hakir, aşağı görür.”

Yapılması gereken ilk iş, evvela öğretmenlerin böyle kaliteli, rüşdünü ispat etmiş eserlerden istifade etmesi, ardından bunu öğrencilere aşılamasıdır. Böylece milli kültür ve tarihimiz nesillere sağlıklı şekilde aktarılacak, kaliteli nesiller yetişebilecektir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…