Türkçe'ye Sahip Çıkma Şuuru

M. Halistin Kukul 25.04.2014 3093
A

sırlardan beri, süzüle süzüle, türlü türlü çiçekten lezzet ve koku ala ala, zihinlere ve gönüllere yerleşe yerleşe sözde ve yazıda üstün numuneler vere vere bugünlere ulaşan güzel Türkçemiz; milletimizin birlik ve beraberliğinin iki mühim unsurundan birini teşkil eder.

Dil ve Din’in, insanın ve milletin hayatındaki kalbi ve zihni ehemmiyetini idrak edemeyenler, ne hayatta oluş sebeplerini bilebilirler, ne de tarihi ve kültürü.

Mütefekkir merhum S. Ahmed Arvasî, Nesiller ve Milli Dil adlı yazısında: Bir millet, bir kültür müessesesi, hayatiyetini “nesiller” ile devam ettirir. “Nesiller” sözü, çok geniş bir kavramdır. O, bir milletin dününü, bugününü ve yarınını birlikte ifade eder. “Nesiller” birbirinden kopuk tanecikler değil, bir tespih gibi birbirine bağlanmış yapıdadır… Her yeni nesil ile birlite, milletler, milli kültür ve medeniyetler, milli müesseseler, kendilerini hem devam ettirirler, hem güçlendirirler, hem de yenilerler…

Millî dil de öyledir. O da nesilden nesle intikal ederken hem kendini korur, hem kendini geliştirir, hem de yeniler…

Milli dil, sadece yaşayan nesillerin dili değildir. O, geçmiş ve geleceği ile bir milleti kucaklar. (Size Sesleniyorum-1, s.283) der.

Türkçemiz, hâlen, üç büyük müdaheleyle mücadele etmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Bunlar: Fransızca ve İngilizce kelimelerin Türkçe içerisinde âdeâ cirit atması hatta hakimiyet kurmaya kalkması ile, uydurma kelimelerin “Dağdan gelip bağdakini kovar” misâli, güzel ve kullanılan kelimelerin yerini alma gayretidir.

Kaidesiz kelime uydurmak, Türkçemizi, hem mânâ, hem güzellik ve hem de işleklik bakımlarından bozmaktadır. Milli kültürün en mühim unsurlarından biri, bu şekilde, iç ve dış müdahalelere maruz kalıp bozulurken, meseleyi sükunetle takip etmek, üzerinde oynanan oyunları seyre dalmak ve tahribatına müsaade etmek en azından gaflettir.

Türkçemiz, bu cahilce müdahaleler yüzünden, hedefsizdir ve hesapsız ve hudutsuz bir huzursuzluğu yaşamaktadır.

Ancak; Türkçe sevgisini, Türkçe şuuruyla yaşayan örneklere de rastlamaktayız. Şimdi, sunacağım böyle bir ibret vesikasına dikkat buyurmanızı istirham edeceğim:

Emekli Ziraat Yüksek Mühendisi Numan Aydoğan Ünal şöyle bir hatırasını anlatmıştı:

“Resmi bir vazifeyle Hollanda’nın Amsterdam şehrine ilk defa gitmiştik. Arkadaşım Selim ile şehri gezerken öğle namazı vakti çıkmak üzere idi. Bir cami aradık bulamadık. En iyisi burada Türkler çok bir Türk bulalım da camiyi soralım dedik. Türklere benzeyen iki kişi bir bahçede oturuyordu. 

Kendilerine selam verdik.

-  Ve Aleyküm Selam dediler.

Biz yabancıyız, Türkiye’den geldik. Namaz kılacak bir yer arıyoruz dedikse de hiçbir şey anlamadılar.

Daha sonra İngilizce sordum yine anlamadılar. İsimleri Muhammed ve Abdüsselam olduğunu öğrendiğimiz bu kardeşlerimize ecdad diliyle konuşursak anlaşırız diye düşündüm. Ve hemen:

- Vakît mahdut, abdest mevcud lakin mescid mechul

Deyince adamların yüzleri güldü, neşelendiler, sevindiler, önümüze düşerek Türklerin satın alarak kiliseden camiye çevirdikleri Fatih Camiine götürdüler.

Cami imamı bunlar cemaatimizden Kuzey Afrikalı Müslüman kardeşlerimiz olup Türkçe bilmezler” dedi.

Görülüyor ki, konuştuğumuz kelimeler, gerek Türk dünyasıyla ve gerekse İslâm dünyasıyla anlaşabileceğimiz kelimelerdir. Bugüne kadar sürdürülen uydurmaca hastalığının ne kadar vahim olduğunu da gözler önüne seren bir ibrettir.

Bütün bunları, “dil ictimâiyyâtı”ndan az çok haberdar olanlar iyi idrak edebilir. Amma, diyeceksiniz ki, bizdeki üniversitelerde “dil ictimâiyyâtı” veya “dil sosyolojisi” diye bir bilim de yok.

Bu hale getirilmek istenilen bir lisanın (sosyolojisi)yle kim uğraşır. Yine de, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri’ne böyle bir dersin konmasını teklif ediyorum.

Belki düşünenler çıkar!

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…