Türkçeye Dâir

Burhan Felek 27.07.2009 2999
H
oca, leyleği yakalamış, ayaklarını, gagasını kesmiş… Sonra şöyle elinde tutup bakmış ve demiş ki:
    — Şimdi kuşa benzedin!

    Türkçemiz de böyle oldu… Arapça ve Farsçadan Türkçeleşmiş kelimelere karşı açılan mânâsız ve amansız bir savaş dili dilsiz hale getirdi... O kadar ki birçok yeni dil konuşkanlarının söylediklerini kimse anlamıyor. Belki kendileri de!.. Böylece anlaşmamız zorlaştı.

    Ben, parlâmentoda ve siyasî alandaki anlaşmazlıkların birçoğunu bu dil dâvasına bağlıyorum.
    İşin iki kötü tarafı var:

    Birisi ana dilimizi müdafaa edenlere milliyetsiz ve emperyalist (o da neden bilmem!) diyorlar. Ben böyle hamiyet ve milliyet savcılarına çok içerlerim. Türkiye'de her zaman böyle fodullar çıkmıştır. Yalnız kendisi Türk, yalnız kendisi milliyetçi, yalnız kendisi hamiyetli!.. Ötekiler ıskarta! Nasıl da böbürlenirler…

    İkinci kötü taraf, herkes dil husûsunda yetkili. Herkes kelime üretebiliyor ve herkes bir kelimeyi alıp ötekini atıyor… O zaman dilimiz yangın yerine dönüyor.
Bunun düzelmesi için bir dil akademisi ve akademik dil çalışmaları lâzım. Tâ ki birisi bu işe sahip çıksın!

    Bir Azerî tanışımız var. Kendisi aslında yazar ve gazetecidir. Şimdi acentadır.
— Men Türkçenin bu hale gelmesine çok müteessir olmuşam. Siz (yani biz Türkiye Türkleri) dünyadaki Türklerin biribirinden gopmasına sebep olursuz! İran'da on iki milyon, Rusya'da kırk milyon Türk var. Bular sizin uydurduğunuz kelimeleri anlamırlar. Radyolarızı dinlemirler, kitaplarızı okuyabilmirler. Vazgeçin bu tahribattan.

    Ne diyebilirdim., bu şekil şekvaları ben başka Azerîlerden, hattâ Rus tebaası olanlardan da dinledim. Ne var ki Ruslar için Türkçe Türkye'de Türklerin kullandıkları bir dildir. Rusya'daki milyonların kullandıkları diller Özbekçe, Kazakça, Uygurca vesairedir. Böylece bu kavimlerin konuştukları dilin Türkçe olduğunu söylemezler. Hâlbuki bunların dili ufak tefek diksiyon ve kelime farklariyle Türkçedir.

    Bu kelime anlaşmazlığı genişleyerek hepimizin bildiği tâbirlerin nerelerde kullanılır olduğunu unutturacak hal alıyor… O zaman kendi kendimizi dilimize yabancı yapıyoruz. Buna misal olarak size bir okuyucu mektubu sunuyorum:


    Sayın Felek,
    Ankara Radyosu değerli sanatkâr Halil Bedii Yönetken'i tâzizen, yanılmıyorsam, vefatının ertesi günü hususi bir program yayınladı. Merhumun hayatını öğrendik; seçme eserlerini dinledik, bu kayıptan acı duyduk. Ancak acıya bir ikincisi eklendi. Zavallı üstadın mersiyesi şöyle bitti: Toprağı bol olsun… (Bir okuyucunuz)
   


    Belki bu mektubun neden şikâyet ettiğini birçokları anlamayacaklardır... Çünkü radyo spikeri ve radyo idaresi bunu bilmezlerse başkalarının bilmesine sebep yok.

    Malûm ola ki ölenlere ait tâbir ve dualarda bazı farklar vardır, ölen kimse müslüman ise "merhum" denir, İslâm değilse "müteveffa" denir. Ve Müslümana "Allah rahmet eyleye" diye dua edilir, müslim olmayana da "toprağı bol olsun" denir.

    Biz lâikliği buralara kadar sirayet ettirince pek tabiî olarak, tepkiler oluyor. Bir radyo idaresinin bilerek, bilmeyerek bu hatayı yapması, hitap ettiği kitlede menfî tesirler yapar. Bunu düzeltmek lâzımdır. Düzeltmezlerse düzelttirmek gerekir. O zaman da:

    — Biz özerk bir kuruluz... Anayasa bizi korur! diye cevap vermek abes olur. Anayasa hiçbir zaman hatayı himaye etmez. Sen bu kadar cahil olursan anayasa korusa ne olur, korumasa ne olur?

    Biz bunları yazdıkça Radyo idaresi vurdumduymazlıkta ısrar eder. Böylece kanunî zırhın içine girerek fonksiyonunu lâyıkı veçhile yapmaz. Halbuki Radyo İdaresi bir âmme hizmeti görmektedir. Bunu da en iyi şekilde görmekle, yani Türkçeyi iyi konuşup yanlış yapmamakla mükelleftir.

    Ben hâlâ şaşarım: Radyonun başındakiler ve Yönetim Kurulundakiler bunları görmüyor, duymuyor ve bunlardan rahatsız olmuyorlar mı?.. Bunların çoğu okur-yazar düşünür kişiler!..


İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…