Türkçenin Perişanlığı

Erkan Geçer 20.09.2013 3308
D

il, bir milleti millet yapan unsurların başında gelir. Dünyadaki bütün medeni milletler dillerine gereken önem ve değeri verir, özen ve hassasiyeti gösterir, onu en güzel, en zengin şekilde yaşatmaya gayret ederler. Oysa, bizim o güzelim dilimiz Türkçe, çok zaman sahipsiz kalmış veya başı bozuk ve keyfi bir biçimde idare edilir olmuştur.

1980 öncesinin Dil Kurumu, Özellikle 1960’lardan sonra, Dil işini daha çok ideolojik ve politik açıdan ele almış, yapıcı olmaktan çok yıkıcı olmuştur. Üretilen, daha doğrusu uydurulan her kelime için büyük ücretler ödendiğinden, yetkili-yetkisiz pek çok kişi, gereksiz, mantıksız ve bilim bakımından yoksun kelimeler üreterek Türkçenin tatsız, tuzsuz bir çorba haline gelmesine sebep olmuştur.

Köylüsünden kentlisine, çocuğundan yaşlısına kadar herkesin bildiği “Hayat”, “Aşk”, “Sebep”, “İmkân”, “Cevap” gibi kelimeleri ve daha birçoğunu eski, anlaşılmaz bularak, bunların yerine “Yaşam”, “Sevi”, “Neden”, “Olanak”, “Yanıt” gibi uydurma kelimelerin bazı çevre ve organlarca kullanılır olması dilde bir kargaşaya sebep olmuş, türetilen bazı kelimelerin müştaklarının da olacağı düşünülmediğinden ve bazen de iki üç kelimeye tek söz bulunduğundan, dilimiz bir taraftan da fakirleşir olmuştur.

Ayrıca bazı kelimelerin yanlış kullanıldığı görülmekte ve bu hatalı tutum hala devam etmektedir. Mesela, “Savunma” kelimesinin karşılığı sözlüklere “Müdafaa” olarak belirtildiği halde, radyolarda ve televizyonda, hatta resimli ağızlarda bile “iddia etmek”, “ileri sürmek” gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Radyolarımızın ve televizyonun durumu dil açısından gramer, vurgulama ve imla bakımından yürekler acısıdır.

Spikerler, sunucular, konuşmacılar, bu konularda hata yapmakta birbiri ile yarış etmektedirler. “Sukûtu Hayal” yerine “Sûkutu Hayal” diyen bakanlar, “Kânunisani” yerine “Kanunusâni” diyen ünlü sunucular görüyoruz. Hâlâ, “Hakkâri”, “Rakip”, “Râkip”, ve “Halâs”, “Halas” olarak telaffuz edilip durulmakta, vurgulamalar da çok zaman yanlış yapışmaktadır. Yüksek tahsil görmüş kişilerin bile Türkçeyi doğru dürüst kullanamadıklarını üzüntü ve ibretle müşahede etmekteyiz.

Bir yüksek mühendisin, “mazereti var” yerine “maruzu var” dediğini işitmek insanın tüylerini ürpertiyor. Yine pek çok aydının “geri iade ettim” demekte bir mahzur görmemesini hüzünle karşılıyoruz. Oysa, öğrenimi, mesleği ne olursa olsun, her Türk’ün kendi dilini en iyi, en doğru şekilde bilmesi gerekir sanıyorum.

Güzel Türkçemize sahip çıkılmasını, halkımızın kendi dilini en iyi şekilde bilmesini, yazıp konuşmasını gönülden diliyoruz.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…