Türkçe'nin Oniki Asırlık Zaferi

Prof.Dr. Nuri Koçyiğit 08.02.2010 2752
T
ürkçe, hoyrat, bilgisiz ve kasıtlı ellerin darbeleri ile barbarca yıkılırken, milli yapısı, ifâde zenginliği ve ahengini kaybederken, aydın zümre ile millet bütünlüğünün arası gene açılırken, bu gidişin sorumluları ve öncüleri kendilerini şöyle savunuyorlar:

    —Efendim Türkçe bir oluşum devresine girmiştir. Bu devrede birtakım bocalamalar ve kargaşalar elbette olacaktır. Yeni bir dünyaya; yeni bir dünya görüşü, hayat tarzı ve kültür çevresine girdiğimize göre, dilimiz de bu yeni medeniyet âleminin icaplarına uyacaktır.

    ilk bakışta insana ciddi bir fikir gibi görünen bu iddia, aslında hiç bir temele dayanmayan bir demagojidir. Konu ile muhteva arasında hiç bir irtibat ve münasebet bulunmayan boş bir söz oyunudur çünkü.

    Türkçenin bugün bir oluşum devresinde olduğunu söyleyebilmek için, sadece bilgiden değil, düşünce ve mantıktan da mahrum bulunmak icap eder. "Türkçeye gönül vermiş kimseler" olarak ortaya atılanların, dilimizin uzak tarihinden, şanlı macerasından, uğradığı duraklardan, kazandığı zaferlerle bıraktığı binlerce yadigârdan habersiz olmalarını mazur görsek bile, düşüncesiz iddialarını affetmek imkânsızdır. Türk dilinin engin ufuklarına ancak bir iğne deliğinden bakabilen bu gafiller, kendi fikir dağarcıklarına denk, yeni bir “kültür dili kurmaya” bile kalkıyorlar.

    Şunu tekrar belirtelim ki, Türkçe, tâ sekizinci yüzyılda dört başı mâmur, mükemmel bir yazı dili idi. Devrinin, dinî, edebî ve felsefi düşüncelerini, duygularını, insan zekâsının bütün mahsullerini tam bir ifade rahatbğı içinde dile getiriyordu. Asya ile Uzak—doğu kültür ve medeniyetinin olgun bir yazı dili olan Türkçe, bu zirvelerde dolaşırken, yeryüzünde Lâtince, Grekçe, Arapça, Farsça ve Çinceden başka kültür dili de yoktu. Bugünün büyük dilleri İngilizce, Fransızca, Almanca ve italyanca henüz oluşmamıştı. "Hattâ oluşum çağına" bile girmemişti.

    Daha sekizinci, dokuzuncu asırlarda Göktürk ve Uygur devrelerinde edebiyat tarihine geçecek değerde edebî ve felsefi eserler vücuda getiren Türkçe, onuncu yüzyılda da Arap dilinin en mükemmel eseri ve ilâhi bir âbide olan Kur'an-ı kerim'i tam ifâde edebiliyordu. Yüzde doksanın üstünde öz bir kelime kadrosu ile, Kur'an (Tabiî meâlen) Türkçeye çevrilmişti.

    Bunu takip eden asırlarda da Türkçe, hiç bir devirde, o zirveden aşağıya inmemiştir.On birinci yüzyılda Kaşgârlı Mahmut ve Yusuf Has Hacib, on üçüncü yüzyıldan itibaren de Yunus, Kadı Burhanettin, Aşık Paşa, Nevâyı, Nesimi, Fuzûli, Süleyman Çelebi, Sinan Paşa gibi her biri başka bir vâdide üstad olan dil mimarları yetişmiş ve bu dil üslup kervanı Yahya Kemal’e kadar gelmiştir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…