Türkçe'nin Gerçeği

Doç. Dr. Ali F. Kahramanoğlu 18.01.2011 3307

D
il, bir gerçek olarak kabul edilmelidir. Şivemizin de kopup geldiği Türk dili tarihine bir göz atarsak, İslâmlığın kabulünden sonra, dile çok sayıda yabana kelime girmiş olduğunu görürüz. Bu daha sonra normal sınırları da aşarak, "Osmanlıca" yı yapma bir dil durumuna getirmiştir. Ancak Osmanlı Devleti'nin çöküşü gibi, Osmanlıca’da kalkmış, yerini son devirdeki Türkçülük hareketleri ile başlayan sadeleşme akımı ile arınan Türkçeye bırakmıştır.

Artık "İmparatorluk dili" sürdürülemez. Fakat bir zamanlar Arapça, Farsça hatta Fransızca kelime kullanmaktaki ifrat gibi, bugün de dili özleştireceğiz diye, bir başka yönde aşırılığa gidilmektedir. Dünyada basit kabile dilleri dışında “Öz bir dil, hele öz kültür ve medeniyet dili yoktur”.

Yaşayan Türkçenin halka malolmuş, herkesçe anlaşılan kelimeleri, aslı yabancıda diye zorlanmamışdır. Çünkü mesele yalnız bir kelime değişikliğinden ibaret değildir. Atılmak istenen kelime ile yapılmış birçok deyimimiz, atasözümüz vardır. O kelimenin dilimizde aldığı bir şekil ve anlam vardır. "Akıl" ile "us" aslında aynı anlamı ifade etse de, bugün "akıllı" ile "uslu" aynı şey değildir. Bu, dili zenginleştirmeye değil kısırlaştırmaya götürür. Halbuki bize her kavramı karşılayabilecek zengin bir dil lâzımdır. . Nitekim dil devriminde de önce bu yol denenmiş, sonra vazgeçilmiştir.

Bundan sonra dilimizin iki gayrete  ihtiyacı vardır:

1. Dile yerleşmiş, halka mal olmuş, konuşma diline girmiş, herkesçe anlaşılan eski yabancı kelimeler bırakılarak, bugün asıl mücadele Batı dillerinden yeni girmekte olan yabancı kelimelere kaydırılmalıdır. Kitap, defter, kalem, tren, radyo vb. hayatımızdan da, dilimizden de çıkarmaya çalışmak boşunadır. Ama restoran, kuaför, brifing, likidite, immatrikülasyon v.b. kelimelere karşı çıkılabilir ve çıkılmalıdır. Bunların eskiden dilimizde kullanılan karşılıkları varsa, onlar canlı tutulmaya çalışılmalı, yeni giriyorsa, derhal uygun, güzel karşılıklar bulunmalıdır. Ama biz bunun yerine Türkçe kelimeleri tekrar Türkçeleştirmeye uğraşıyoruz. Mesela "bütün" yerine olur olmaz "tüm" kelimesini kullanmak gibi. Acaba hangisi daha Türkçe?..

2. Türkçeleştirme gayreti ilim terimlerinde sürdürülmelidir. Çünkü şimdi bu daha gerekli ve daha kolaydır. Terimlerin çoğu gündelik hayatta kullanılmayan, ancak o ilim veya meslek dalında çalışanlarca kullanılan sözler olduğu için, Türkçeleştirilmeleri fazla zor olmaz. Terimler içinde de çok yaygınlaşmış olanlara dokunulmamışdır.

Asıl yapılacak iş, hastalığın belirtilerini değil, sebebini ortadan kaldırmaktır. Bu da yetişen nesillerde bir dil şuuru meydana getirmekle olur. Nasıl bir zamanlar terkipli konuşmak, süslü yazmak, yabana kelimelerle "Lügat paralamak" marifet sayılmışsa, bugün de bazı yabana sözleri, yeni kelimeleri olur olmaz kullanmak özentisi vardır.

Bir yazının bütünüyle sade dil ilkesine, Türkçe zevkine göre yazılması önemlidir; yoksa araya birkaç tane "tüm" "yada" "neden", "örneğin" serpiştirmekle değil! Bunu bir özenti olarak değil, bir ihtiyacın ifadesi bir "milli dil" yapma gayreti şeklinde düşünmelidir, ömür ve hayat yerine "yaşam" veya "yaşantı" demek kolay ve sebepsiz bir zorlamadır.

Dilimizi bütün modern felsefe ve teknik kavramlarım karşılayabilecek şekilde zenginleştirebilmek asıl meseledir. Dilde sadeleşme ve gelişme amacı da artık bu olmalıdır.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…