Türkçe'nin Avrupaîleşmesi (!)

Prof. Dr. Osman Turan 15.03.2016 2972
K
ültür inkılâlmızın en mühimmini ve müşkülünü, şüphesiz, Türkçe'nin Avrupaîleşmesi(!) teşkil eder. Zira dilimizi bir yandan geri Şark dillerinden ve İslam tesirinden kurtarmak; öte yandan bizzat Türkçenin kelimelerini ve yapısını da Fransızcaya benzetmek, Frenkçe kelimelere de imtiyaz tanımak zorunda idik. Nitekim bu en ağır mesele karşısında yılmadık; Türkçeyi kısa zamanda Asyaîlikten kurtarma inkılâbını da başardık. Artık bugün Fransızcaya benzeyen bir «Arı -Türkçe» teşekkül etmiş; yazan ve okuyanı sıksa da yine câzibesi herkesi sürüklemiştir.
 
Bu inkılâba mekteple başladık; bu kelimeyi Arabistan çöllerine sürüp yerine Paris'in güzel «école» ünü davet ettik ve bu sâyede «okul» kelimesini kazandık. İlk zamanlarda «genel» kelimesi ile alay edenler bugün onun «general» in oğlu olduğunu anlıyor; bülbül gibi dillerinden düşürmüyor ve «umumi» ye yüz vermiyorlar. Biz millete, «hâkimiyet» ten daha üstün olduğu için, «hégèmonie» (hegomania - üstünlük tahakküm) den gelen «egemenlik» hakkını verdik.
 
Avrupalı asâleti dolayısiyle de onu Meclis'in alnına kazıdık. Kahraman Türk «Paşa» larının, Avrupa'da bıraktığı dehşetin, garplılaşmamıza engel çıkaracağını takdir ederek, «general» lerimizle onların «génèral» 'leri arasına girmeğe muvaffak olduk. Fransızca'nın (-al) eki olmasa idi «ulusal», «doğal», «denel»... kelimelerinin sıkıntısını çeker mi idik? Şalvar üstünde kravat ve silindir şapka yakışmadı; ama Arapça kelimeler «dinsel, cinsel» şekillerini alarak medenîleştiler ve yaşama hakkını kazandılar. 

Bu gayretlerimizi aşağılık duygusuna atfeden ve beğenmeyen meşhür Fransız Türkologu J. Deny gibilere bizim batılılaşma idealimizin her şeyin üstünde olduğunu, batsak bile bundan vazgeçemiyeceğimizi anlatmalıyız.
 
Türkçenin cümle yapısı (sentaks) mantıka uygundur; ama Avrupa dillerine aykırı idi. Bu sebeple ikinci büyük bir «devrim» e ihtiyaç vardı. İşte bu gün «Devrik» cümle merakı da bundan ileri gelmiştir. Meşhîr dil âlimi MaxMüller; «Türkçe o kadar mantıkidir ki, sanki alimler tarafından yapılmıştır» demiştir. Bu gibi medihler de bizim millî gururumuzu okşamış; uyumamıza ve Avrupalılaşmamıza engel olmuştur. Esasen eskiden Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler de Türkçeyi «devrik» hale getirmekle bize medeniyet yolunu gösteriyor; biz de anlamadan onlarla alay ediyorduk. Bugün artık bu mesele de kalmadı.

Yeni kelimelerin yüzde 90 uydurma olduğundan ve fakir bir Arı-Türkçe'nin meydana çıktığından şikayet edenler dil devrimini kavrayamamışlardır. Bir kere bütün dillerde ve Avrupa lisanlarında kaidesizlikler hüküm sürerken Türkçenin bu derece mantıki ve kıyasi olması normal değildir; Avrupaîleşmesine da engeldi. 

Mekteplerden gramerin kaldırılması, gramer dışı yazıların moda olması ve herkese kelime uydurma salâhiyetinin tanınması devrimin yüksek gayesiydi. Bu sâyede Türkçe «Serseri kelimeler» ve «Devrilmiş» cümlelerle dolmuş ve kültür ihtilâlinin şaheser örneği meydana çıkmıştır. Nitekim Türk Dili (kısırlaştırma) Kurumu da dilcilere yüz vermemiş; «dilmenleri» seferber etmiştir.

Fakirleşmeden bahsedenler de kültür inkılâbına uymak zorundadırlar. Gerçekten dil, kültür ve muhâkeme derecesine göre, kelimeye ihtiyaç gösterir. Yeni «kuşak» hattâ bir kısım yüksek mevki sahipleri ve üniversite hocaları bile ağır Türkçeden kurtulmuş ve «Arı dil» ile rahata kavuşmuşturlar. 

Esasen Mutasavvıflara göre «Lisân-i hâl» olmayınca da «Lisânı kaal» hiç bir zaman kâfi gelmeyecektir. Bu sebeple de artık zengin dil budalalığından kurtulmalıyız. Nitekim proletarya asrında dil zenginliği efsânesi de tarihe karışmıştır. Nâzım Hikmet te «düşmanıyız asaletin kelimeler de bile» diyerek işareti vermişti. Böyle olmasa idi bütün solcu ve devrimbazlar Arı Türkçe'nin câzibesine kapılır mı idi? 

Dikkate şayandır ki, Bolşevikler kendileri için «gerici» kalmışlar; ama «ağabey millet» sıfatiyle, yalnız Orta Asya değil, Anadolu Türklerinin Dil devrimine de yardımcı olmak fedakârlığını esirgememişlerdir. Dil inkılâbımız o kadar kudretli bir hareket ortaya koymuştur ki, bu ceryana karşı gelen birçok eski kalem sahipleri bile artık «devrim» dilinin ve «devrik» cümlenin zevkini tatmışlardır. 

Nitekim bu sâyede Türk yazarlarının kültür ve muhakeme derecesi, «ilerici» ve «gerici» kişilikleri hakkında en şaşmaz bir ölçüde ele geçmiştir. Böylece kültür inkılâbının sayısız zaferleri hakkında bazı örneklere işâret etmiş bulunuyor ve bu hususlarda hâlâ «bilimsel yapıtların» çıkmadığından da üzülüyoruz. Halbuki tarihte bu gibi zaferler alim, şâir ve san'atkârların ölmez eserleri, destânlar ve, zafernâmelerle tâclandırılmıştır... 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…