Türkçe'miz, Ah Türkçe'miz

Dr. Abdülkadir Akgündüz 07.07.2009 3635
G
üzel Türkçe'mizin genel durumuna, konuşma ve yazma estetiğine dâir o kadar çok şey söylenebilir ki... Hele bu konuya piyasada satışta olan 50 bin tür kitabın devr-i dâim yaptıgı Babıâli'den (Cagaloğlu) bakacak olursak, daha enteresan tesbitler karşımıza çıkar.

    Evvelâ, Türkçe'mizi söz ve mânâ sanatlarıyla, musikîsiyle, lirizmiyle (akıcılığıyla), hâsılı bütün zenginlikleriyle konuşup yazmaktan gittikçe uzaklaştığımızı belirtmek gerekir. Batı dillerinden gelen kelimelerin dilimizi tek kelimeyle istilâsı, hakikaten "korkunç" denecek boyutlardadır. Bir de bunu daha "entel" ve "çağdaş" görünmek için yapmaz mıyız? Aman yâ Rabbî!

    Ya uydurmacılık? "Etik"ler, "betikler, "devinim"ler, "yazınsal'lar, "yaratsal yetenekler, şunlar, bunlar... Necip Fâzıl merhumun ifadesiyle tam bir "kurbağa dili"... Dilimizi cidden "sal"a koyup "sel"e verdiler!

    Geçenlerde eski tüfeklerden bir politikacının televizyon konuşmasından şu cümleyi not ettim: "Hukuksal aktiviteye dayalı içtimaî konsensus bir an evvel yaratılmalıdır!" Bu cümle bile tek başına Türkçe'nin 2000'lerde arzettiği vahim manzarayı kavramaya yetecektir. Ne Batlı, ne Doğulu, ne de yerli...

    Halbuki güzel dilimiz Türkçe'de bazen bir kelime, mecazlarla ve kendisinden doğan deyimlerle 50 - 60
mânâ ifâde edebilmektedir. Konuşurken veya yazarken kaçımız bunun şuûrundayız?

    Değerli edip ve yazar Nihad Sami Banarlı, Türkçe'nin musikîsini ve ses güzelliğini ortaya koyduğu "Türkçe'nin Sırları" isimli meşhur eserinde "düşmek" fiilinin 30'dan fazla mânâsını bir bir sıralamıştır.

    İstanbul Türkçesi

    Eskiden "İstanbul Türkçesi" vardı; en sâf, en sâde, en zarîf Türkçe'ydi... 20 milyon nüfuslu istanbul'da istanbullu kalmadı ki, "İstanbul Türkçesi" de yaşasın!

    Mâzî istanbul'unun yok edilmekten kurtulabilmiş çıkmaz sokaklarında doğma büyüme istanbullu 70'lik bir beyefendiye rastlarsanız, lütfen konuşturun onu... Gerçi televizyon giren evden ilk çıkan şey, o güzelim "İstanbul Türkçesi" olacaktır mutlaka... Ama belki de kıyıda köşede kalmış gerçek bir "İstanbul beyefendisi" bulur, güzel Türkçe'mizin onun konuşmasındaki letafet ve nefasetine şahit olursunuz!

    Değerli dil âlimi merhum hocam Prof. Dr. Muharrem Ergin, uydurma ek ve köklerle kelime türetmekten, Türkilizce konuşmaktan söz açılınca şu muazzam tesbitlerde bulunmuştu:

    Siz hiç bir turistin "Ben Sümer'im, Asur'um, Akad'ım, Hitit'im!" dediğini duydunuz mu? Mutlaka "İngiliz'im, Fransız'ım, Alman'ım!" filân diye kendini tanıtacaktır. Neden? Çünkü o milletler dillerini kaybedip İngilizce, Fransızca, Almanca konuşmuşlar; yâni "asimile" olmuşlar. Demek ki dilini kaybeden bir millet, başka milletlerin sömürgesi olarak eriyip kaybolmaya mahkûmdur. Bâzı dahilî ve haricî bedhahlar, Türk milletinin diliyle bu yüzden oynuyorlar. Aman dikkatli olalım, uyanık davranalım!

    Mücadelenin Yolu

    Batı kaynaklı veya uydurma bir kelimeyle her karşılaşmamda, rahmetli Ergin Hoca'mızın bu îkazlan gelir hatırıma... Bir de kadîm dost, münevver kültür adamı merhum Ziyad Ebüzziyâ Bey'in şu formülü:

    Uydurma ve ecnebî kelimelerle mücadele etmenin en kestirme yolu, o kelimeleri kullanmamaktır!

    Evet, en güzel ve tesirli kurtuluş yolu da bu olsa gerek... Aksi halde dönüşü imkânsız noktalara geldikten sonraki âh u vâhların faydası olmaz!

    Düşünebiliyor musunuz, bin küsur yıldan beri kullandığımız o güzelim "hareket" kelimesinin yerine, "devinim" diye nesebi gayrı sahih birşey uydurmuşlar. "Dünyanın ay ve güneş etrafındaki hareketi" yerine "devinimi" diyeceksiniz... Zevksizliğin, hissizliğin, kabalığın bundan daha "dev"i olur mu Allah aşkına! Yazık, çok yazık!

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…