Türkçedeki Fransızca

M.Halistin Kukul 15.12.2021 1114
T

ürk Dili, tarihî tekâmülü içerisinde, ikisi dıştan, biri de içten olmak üzere üç büyük müdahaleye maruz kalmıştır.

İki dış müdahalenin birincisi; Türk milletinin kendi rızası ile kabullendiği İslâmiyet ve onun vasıtasıyla Arapça ve Farsça’nın tesiridir. Fikrî bakımdan olduğu kadar dil bakımından da Türkçe’yi en fazla tesiri altına alan, şüphesiz ki Kur’ân-ı Kerîm lisanıdır. Zaman zaman halkla, şair ve edibler arasında büyük kopukluklar görülmesine rağmen, birçok kelime Türkçeleşmek suretiyle dilimize zenginlik katmışlardır.

İkinci dış müdahaleye geçmeden önce, içten gelen müdahalenin “uydurmaca hastalığı” olduğunu belirtmek isterim. Bu hastalığın meydana getirdiği kültür kopukluğu, bu yazıda konumuz dışıdır.

Türk Diline ikinci dış müdahale, her şeyin batı ve hatta her şeyin Fransa(!) sanıldığı gaflet çağından başlar: Tanzimat. Bu müdahale, birinci dış müdahalenin aksine, tıpkı iç müdahaledeki gibi zorlayıcı olmuştur. Bir özentinin eseri gibi görünmesine rağmen, belli bir zümrenin telkini söz konusudur.

Bu devirle başlayan ve hâlâ ithali devam eden kelimeler üç bölümde toplanır:

1. Türkçe’de karşılığı olmadığı için doğrudan doğruya Fransızca’dan Türkçe’ye geçen kelimeler. Bu kelimeler ihtiyaç dolayısıyla zarûrî olarak dilimize girmişlerdir. Radyo, televizyon, taksi, makine, arkeoloji, anarşi, roman, bisiklet, otomobil, ray, şeref, gar, istasyon, tren… sayıları yüzleri bulun bu kelimeleri artırmak mümkün.

2. Türkçe ve Türkçeleşmiş kelimelerin yerini alan Fransızca kelimeler: Elbise dolabı atılmış gardırop alınmış, gecelik atılmış, robdöşambr alınmış, yeleğe jile, eteğe jüp, sofaya koridor, elbise askısına vestiyer veya portmanto, helâya tuvalet, kâtibe sekreter denmiş. Teşekkürün yerini mersi, lokantanın yerini restoran, dükkânın yerini butik, berberin yerini kuaför, seyyahın yerini turist, reçelin yerini marmölât, remz’in yerini sembol, almıştır. Asırların divan’ına hatta Fransızcaya bile geçen divan’ına şezlong, örgünün yerine triko, hazır iş elbise yerine konfeksiyon, başörtü eşarp, boyunbağı yerine kaşkol veya kravat, başarı yerine sükse, cazib veya ilgi çekici yerine enteresan denilmiştir.

3. Fransızca’dan uydurulan ve Türkçe diye piyasaya sürülen kelimeler: Bunlar daha ziyade uydurmacıların marifetiyle iç zorlama netîcesinde hasıl olmuşlardır. Fransızca imaj, kelimesinden bir a  harfi atılmak suretiyle imge yapılmış, ekol kelimesinden okul, term kelimesinden terim yapılmıştır.

Tabiî, Fransızca birer ek olan –sel ve –sal ile de Türkçeleştirdiğimiz birçok kelime bozulmuştur. Tarihî kelimesi tarihsel yapılmakla Arapça bir kelime ile Fransızca bir takıdan Türkçe(!) yapıldığı iddia edilmiştir. Fakat coğrafiye niçin coğrafsal diyemediler bunu bilmek mümkün olmamıştır.






İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…