Türkçe Nasıl Fakirleştiriliyor

Prf. Dr. Orhan F. Köprülü 14.06.2010 2700

Y
ıllardır, büyük çoğunluğu bilmeden, küçük bir azınlığı ise bilerek dilimizi özleştirmeye kalkışanlar, daha doğrusu sananlar, lisanı zenginleştireceğiz derken, aslında onu fakirleştirmektedirler, tek bakışta, bu fikrimize kolaylıkla itiraz edilebilir.

Denilebilir ki, ilerlediğinde şüphe olmayan bir memlekette böyle bir şeye müsait bir zemin nasıl bulunabilir? Cevabı gayet basittir. Maddi sahada memleketin ileri gittiği nasıl bir gerçek ise, başta dil olmak üzere, kültür alanında geri gidildiği o kadar kesindir. Herkesin şikâyet ettiği anarşinin kökünde acaba dildeki anarşinin hiç mi payı yoktur. Dilini sevmeyen, en azından sevmesini bilmeyen, eski kültüründen ve bunun tabii neticesi olarak, manevi değerlerinden kopan bir cemiyette anarşiyi yerleştirmek, geçmişine bağlı bir topluma nispetle daha kolay olmaz mı?

Bu yazımızda dilimizin nasıl fakirleştirildiğini, ifade zenginliğinin, nüansların (nüans farkı değil) nasıl ortadan kaldırıldığını misalleriyle göstermeye çalışacağız. Meselâ, radyo ve televizyonda, hem isim, hem fiil olarak, en çok kullanılan kelimelerden birisi “Amaçtır” 'tır. Bu kelimenin küçük bir telaffuz değişikliği ile Farsça olduğu münakaşa götürmez bir hakikattir. Ama bizim itirazımız bu kelimenin kullanılmasına olmaktan çok, bunun dilimizden “Gaye”, “Maksat” ve  “Hedef” kelimelerini atmış görünmesindendir. Bu kafaya, bu mantığa göre hareket edilirse, Atatürk'ün "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir ileri" cümlesinde, “Hedef”'in yerine “Amaç”ı  koydunuz mu yalnız nüans kaybolmaz, dilin ahengi de bozulur. "Gayemiz, Türkiye'nin sonsuza kadar yaşamasıdır" diyeceğimize, burada “Gaye” kelimesinin yerine “Amaç” konulursa, dildeki ifade kudreti kaybolur.

"Bir gencin maksadı, vatanına faydalı bir insan olarak yetişmektir" cümlesinde “ Maksad” ın  yerini “Amaç” alacak olursa, dilimizin hem mantığı, hem de zenginliği kaybolur. Zenginleşmek isteyen bir tek dil gösterilebilir mi ki, yerine göre üç ayrı kelimeyle ifade edilebilecek fikirleri bir tek kelimeyle ifadeye çalışsın?

Lisanımızı fakirleştiren bir diğer kelime de “Çaba” 'dır. Bu kelime, zaten öteden beri Türkçede vardır. Ancak hiç bir surede “Gayret” yerine kullanılamaz. Zira çaba, her zaman için boşuna olan bir “Gayreti” ifade eder. Bunun en büyük delili küçük bir çocuğun yüzmeye çabalamasıdır. "Çabalama kaptan ben gidemem" tabiri de, “Çabanın”, “Gayret” olamayacağını açıkça gösterir. İşinde çok çalışan bir şahsı “Gayretli”  bir kimse olarak vasıflandırmak ne kadar doğru ise  “Çabalı”  bir kimse olarak ifade etmek de o kadar yanlıştır. Başka bir yazımızda lisanımızın nasıl fakirleştirildiğine dair çeşitli misaller vermeye devam edeceğiz.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…