ürkçeyi, bilerek veya bilmeden
tahribe kalkışanların en kolay ve en çok kullandıkları uydurma ek “sal” ve “sel”dir. Başlangıçta az sayıda kullanılan “sal” ve “sel” eki son yıllarda
TRT’nin de gayretiyle dilimizi acınacak bir hale getirmek istidadını
göstermektedir. Aşağıda vereceğimiz “sal”
ve “sel”li uydurma kelimelerin hepsi
TRT’nin çeşitli yayınlarında kullanılan kelimelerden seçilmiştir.
“Sal” ve “sel”
âşıklarına göre, bu ek Türkçe, Arapça, Fransızca veya herhangi bir dildeki bir
kelimenin arkasına getirildi mi o kelime Türkçe olur. Mantık, tarih, din,
hukuk, akıl, cin, ruh gibi kelimelerin hepsi Arapça’dan Türkçeye geçmiş
kelimelerdir ama bunlara (i) eki ekleyeceğimiz yerde “sal” veya “sel” eki
eklenip sırasıyla mantıksal, tarihsel,
dinsel, hukuksal, akılsal, cinsel, ruhsal denilirse bu kelimeler Türkçe
olur. Ama aynı kimseler “sal”, “sel” ekini adlî, askerî, millî, malî kelimelerinin sonuna getirerek adilsel, askersel, millisel, malsal yapamamışlardır.
Türkçe sevgisinden ve bilgisinden mahrum olan bu beyler “sal” ve “sel” ekini Türkçe kelimelerin arkasına getirerek de birtakım ucubeler yapabilmişlerdir. Meselâ köysel böyledir. Ama her ne hikmet ise yersel demeyip yerel’i tercih etmişlerdir.
Dil bilginleri (!) kendilerinden menkul bu zevata göre, sel eki Fransızca kelimeleri de
Türkçeleştirebilmektedir. Bu gibi kelimelerin başında istatistiksel ve kliniksel kelimeleri
cidden dâhiyane(!) buluşlardır. Bu beylerin futbolsal, taçsal, kornersel
diyecekleri günler de herhalde uzak değildir (!). Uydurma eklerle
Türkçeleştirilen kelimeler arasında tabiatiyle noktasal ve parasal’ı unutmamak
gerekir.
Şaka bir tarafa, bu gidişe
muhakkak dur demek lâzımdır. Türkçeyi çürük bir “sal”a bindirip, gelişi güzel bir “sel” ebırakmak dilimize karşı büyük bir saygısızlıktır.