TRT'ye "Dil" Genelgesi

Doğan Kasaroğlu (TRT Eski Genel Müdürü) 15.09.2009 3132
M
illi varlığımızın dayanağı olan dilimiz, toplumumuzun gelişmesine paralel olarak zenginleşen en büyük kültür değerimizdir.Türk milleti kendi dilini bu inanış içinde geliştirmiştir.
Bu temel anlayış, dilin gelişmesini sağlamış, toplumun,  ancak fertlerinin birbirlerini anlayabildiği ölçüde bütünlük kazanıp, güçleneceği inancının eseri olmuştur.

Unutulmamalıdır ki, dil, duygu ve düşünceyi ifâde eden cümlelerden ibarettir. Kelimeler, ancak bu cümleler içinde kullanıldıkları biçimleriyle değer ifâde ederler. Dili "arılaştıracağım" diye kelimeyi, cümleye, yani duygu ve düşünceye feda etmemek lâzımdır.

"Akıl" yerine "us" kullanmak için "akıl sır ermez" deyimini "us sır ermez" şeklinde kullanamazsınız...

Bunun gibi, "Bir ihtimal daha var...." diye başlayan şarkıyı  "Bir olasılık daha var" şekline sokamazsınız.

Bu misaller gibi yüz binleri aşan cümleyi "arılaştırma" uğruna feda etmeye, Türkçeyi kısırlaştırmaya kimsenin hakkı olmaması gerekir.

Türkçenin kurallarına uymayan kelimeler kullanıp dilimizin ahengi bozulmamalıdır.
Konuşma dilinde, geniş kitlelere mâl olmamış kelimelerden mutlaka kaçınılmalıdır.

Yeni kelime kullanma uğruna büyük yanlışlıklar yapılmamalı, cümlelerin mânâsı bozulmamalıdır.
Şu birkaç örnek, olayı daha anlaşılır hale getirebilecektir.

İZLEMEK: Dilimizde maddi bir varlığı adım adım takip etmek anlamındadır. Bunun seyretmek, dinlemek, bir yazarı okumak, bir olayı gözlemek mânâlarında kullanılması yanlıştır. Meselâ; “Televizyonu izlediniz, yayınımızı izliyorsunuz” denilmemelidir.

KENT: Türkçede kasaba, küçük şehir mânâsınadır. Bu kelimenin şehir karşılığı kullanılması yanlıştır. Bunun "kasaba" anlamında kullanılması gerekir.

KUŞKU: Endişe, korku, sıkıntı, kuruntu, içine dert etmek mânâlarına gelen bu kelimenin şüphe yerine kullanılması yanlıştır. "Hiç kuşkum yok… Kuşkusuz öyledir" tarzındaki kullanışlar yersiz ve gereksizdir. "Şüphesiz! Hiç şüphem yok" denilmelidir.

TÜM: Türkçede bir şeyin tamamı, bütün, külli manalarına gelen bir zamirdir. Bu kelimenin sıfat gibi alınarak isimlerin başına getirilmesi yanlıştır. “Tüm adamlar, tüm seyirciler, tüm sorunlar" denilemez. "Adamların tümü, seyircilerin tümü, meselelerin tümü" denilebilir.

NEDEN: Yüzlerce yıldan beri kullandığımız bir soru zarfıdır. Bu kelimenin isim gibi alınarak “sebep” yerine kullanılması çok büyük bir hatadır.

OZAN: Halk şairi, âşık mânâsına gelen bu kelimenin, şair yerine kullanılması yanlıştır. “Mevlana, Fuzulî, Yahya Kemal” vs için "ozan" sıfatı kullanılamaz. Ancak, "Karacaoğlan, Dertli, Veysel” vs. için "ozan" denilebilir. Ayrıca "Halk ozanı" tamlaması kullanılamaz çünkü "ozan" zaten halk şâiri demektir.

Mesele yalnız bunlarla da kalmamakta, yayınlarımızda pek çok kimsenin “mesela, örneğin” şeklinde ifadeler kullandıkları görülmektedir. Gene aynı şekilde “arılaştırma” hevesine pek çok özel isim değiştirilmektedir. “Medenî Kanun” adıyla hüküm ifade eden kanunumuz bu uğurda "Yurttaşlık Yasası" halini almış ve kanun koyucunun iradesine de ters düşülmüştür.

Bir kamu yayın organı olan TRT’nin bu temel gerçekler üzerinde yayın yapmasının şart olduğu kuruluş kanununda açıkça belirlenmiştir.Anayasamızda; haber vermek, millî eğitim ve kültüre yardımcılıkla görevlendirilen TRT'nin, anlaşılır dille yayın yapması 359 sayılı kanunun 2'nci maddesinin 1'inci bendinin (e) fıkrasıyla Kuruma görev olarak verilmiştir.

Esasında kitle haberleşme araçlarının ana niteliklerinden en başta geleni, anlaşılır olmaktır. Kitlelere verilen haber ve bilgiler ancak anlaşıldıkları sürece değer taşır ve amaçlarına ulaşırlar.
Ünlü BBC'nin dildeki ana kuralı, “öncülük etmek değil, takip etmektir.” BBC yeni bir kelimeyi ancak geniş halk kitlelerine yerleştikten sonra yayınlarına almayı kural edinmiştir.
Bizde de bu esas, Kanun hükmü haline gelmiştir.

TRT, anlaşılır dille yayın yapmakla görevlendirilmiştir. Bunun sonucu olarak da TRT’nin ortaya atılan her kelimeyi hemen kullanması değil, ancak geniş kitlelerce benimsendikten sonra yayınlarına alması esası benimsenmiştir.

TRT, dil konusunu 1980 yılı program planında da ele almış, yayınların geniş halk kitlelerince anlaşılır bir dille yapılacağını Yönetim Kurulu kararı olarak da tekrarlamıştır.

Türkçenin arılaştırılması için, bu yolda çalışan kuruluşlar, yazar ve düşünürlerce ortaya atılmış, henüz birer ‘Teklif’ olmaktan öteye geçmemiş kelimelerin TRT'de kullanılması Kurumun anlaşılır olma ilkesiyle bağdaşmamaktadır.Dil, yaşayan, gelişen bir kültür aracıdır ve TRT bu gelişmeyi en iyi şekilde takip etmek ve değerlendirmek durumundadır.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…