TRTsel Türkçe

Yavuz Bülent Bâkiler 16.11.2021 1156
Ş

imdi: “Bu ne biçim Türkçe? Bu ne soysuz bir isim tamlaması?” diye öfkeleneceksiniz. Haklısınız. Ben de biliyorum ki “TRT Türkçesi” demek varken, “TRTsel Türkçe” ifadesi yanlıştır. Yanlışlığı yanında kabadır, çirkin, cin çarpmış bir ucubedir. Ama ne yapalım ki, TRT kurumunun resmi dil anlayışına göre “TRTsel Türkçe” demek de mümkündür.

Birtakım ihanet ocaklarının uşakları, Güneydoğu’da Türk’ü katlediyor; Ankara’da ise TRT kurumu, Türkçeyi boğazlayıp duruyor!... Sadece şu “sel” ve “sal” ekleriyle türetilen kelimeler bile, Türkçemizin üzerine, patlayan bir lağımın binbir türlü pisliğini boşaltıyor.

TRT yayınlarında ısrarla kullanılan “sel” ve “sal” ekli tamlamayanların %99’u yanlıştır. Yanlıştır çünkü tamamen lâtin gramerinden alınan bu yabancı ekleri, Türkçe, Arapça, Farsça kelimelerin sonlarına yapıştırarak “öztürkçe” yapmak mümkün değildir. Bu “sel” ve “sal” aidiyet eklerini maymuncuk anahtarı sayanların, maymun beyinli olduklarını söyleyebiliriz.

“TRTsel Türkçe”den rastgele aldığım şu sefil örneklere bakınız. TRT her terör haberinde, mutlaka şöyle bir cümle kullanıyor: “Bol miktarda örgütsel yayın ele geçirilmiştir!” Ne demek “örgütsel yayın?” Böyle Türkçe olur mu? Eğer “örgütsel yayın” isim tamlaması doğru ise “TRT Yayınları” veya “TRT Programları” ifadeleri de yanlıştır. “TRTsel Yayınlar” veya “TRTsel programları” demek gerekir.

Peki TRT terörle ilgili haberlerinde; “Bol miktarda örgüt yayını ele geçirilmiştir” veya “Örgüte ait yayına el konulmuştur!..” diyemez mi? Diyemez! Çünkü o zaman Türkçeyi doğru kullanmış olur. Kurumun vazifesi, anadilimizi Batının kültür emperyalizmine sanki kurban etmektir.

Bizim bir “Bölge valimiz” var. “Bölgesel valimiz” yoktur. Ama Güney Doğu’ya giden bakanlarımıza başbakanımıza nedense hep “bölgesel sorunlar” hakkında bilgi verilir. Ben “sorun” kelimesini sevmiyorum. Hadi diyelim o uydurukçayı TRT kullanmak mecburiyetindedir. Peki, neden “Bölge sorunları” değil de “Bölgesel sorunlar?” Eğer “Bölgesel sorunlar” tamlaması doğru ise, “Bölge Valisi” diyemeyiz. Ondan da “Bölgesel Vali” diye bahsetmemiz gerekir.

Eskiden “şeref üyelerimiz” vardı. “Şeref başkanlarımız” vardı. TRT kurumundaki metin yazarları “Şeref” kelimesini sevmiyorlar. Niçin? Çünkü “şeref” Arapça bir kelime. Şeref yerine “onur” kelimesini tercih ediyorlar. Peki, Fransız’ın “Onör” kelimesinden çarpıtılarak aşırılan “onur” kelimesi Türkçe mi? diye sormuyoruz. Ama haydi “onur üyesi”, “onur başkanı” demek, varken (dillerini eşşek arıları sokası adamlar) neden “onursal üye” veya “onursal başkan” diye yırtınıyorlar.

Şimdi şu örnekleri verirken, kurumun “Çizgi Ötesi” programını sunan Korhan Abay ikide bir “Parasal ödül” diye paralanıp duruyor. Tabii hazret “para ödülü” dese kiliseden taş düşer. “Sel” ve “sal” mikrobu onun da ruhunda tümörler meydana getirmiş.

Geçen gün bir başka programda, sunucu bir bayan karşısına aldığı bir anneye soruyordu: “Çocuğunuz duygusal mı?”, “Siz duygusallaşır mısınız?” Zevksizliğe, çirkinliğe, soysuzluğa bakınız! Bir Türk katiyen böyle konuşmaz. Çünkü biz “duygulu çocuk-duygusuz çocuk” deriz. “Duygulandım” veya “duygulanmadım” deriz ama “çocuğum duygusaldır!” “ben de zaman zaman duygusallaşırım” demeyiz. Biz böyle konuşmayız ama TRTsel Türkçe’de bu çirkinlikler asıldır.

Bu çarpıklıkların, bu çirkinliklerin temelinde bir ihanet kumkumasının saklı olduğunu söyleyemem. Fakat korkunç bir cehaletin, misilsiz bir zevksizliğin, devâsa boyutlara ulaşmış bir adam sendeciliğin ve kemikleşmiş bir aşağılık duygusunun bu “sel” ve “sal” ekleriyle birlikte palazlanıp debelendiğini iddia edebilirim. İşte binbir türlü yanlış örnekle, TRT hergün kulaklarımızın dibinde çığlıklar koparıyor.

Lütfen sağlık programlarını dinleyiniz. Sunucu “Kalp hastalıkları” diyor. “Kulak-burun-boğaz hastalıkları” diyor ki doğrudur. Ama sıra doğum hastalıklarına gelince “Doğumsal hastalıklar” diye ağzını çarpıtıyor. Söyler misiniz bana bu Türkçenin neresinde incelik-güzellik-doğruluk var?

“Doğumsal hastalık”, doğruysa “kalpsal hastalık”, “Kulaksal-burunsal-boğazsal hastalıklar” demelidirler herhalde.

TRT; katiyen bir dil hassasiyeti için de olmadığı için yandan; “ev kredisi”, “otomobil kredisi”, “iş kredisi” diyor, arkasından “tarımsal kredi” diye dişlerini gösteriyor. Bir radyo programında dinlemiştim. Sunucu, “Portal ağaçsal bir meyvedir!” diyordu. Beynimin karıncalandığını hissettim. Evet, TRTsel Türkçe ile:

Birtakım bilgisiz, görgüsüz terbiyesiz insanlar, “evsel atıklarla” denizlerimizi kirletiyorlar.

“Gecekondusal” bölgelerimizde, “elektriksel” akımlar, sık sık kesiliyor. Kilimlerimizde (bitki motifleri değil) “bitkisel motifler” göze çarpıyor.

“Görsel, işitsel, zihinsel” özürlü çocuklar bizden ilgi bekliyor!

Konuyu “rakamsal” olarak tanımlarsak, “sözel-sayısal” verilerle bu “yaşamsal” sorunu, tüm olanaklarımızla saptamak olasıdır.

Örnekleri çoğaltmaktan tiksiniyorum.

Benim dilim, 1955 yılından beri beddua yoktur. Beddua edebilseydim, bu Türkçe katillerine: “Başınıza TRT kurumu büyüklüğünde taş düşsün emi!” derdim.  








İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…