TDK Türkçemizi Nasıl Zenginleştiriyor?

Yard. Doç. Dr. Fuad Okay 19.07.2012 5470

TDK'nun çıkardığı yeni kelimeleri müdafaa edenler şunu iddia ederler:
"Biz dili zenginleştiriyoruz. Bakın; sizin hakim altında topladığınız apayrı iki kavramı, biz egemen ve yargıç diye iki sözcükle ifade ettik. Böylece dilimiz biraz daha zenginleşti."

Fakat kendilerinin de söylediği gibi, bu iki hâkim tamamen ayrı mefhumlardır ve karıştırılmalarına imkân yoktur. Bunlar bir kelimenin iki ayrı kullanılış şekilleridir ve bu gibi durumlar istisnasız her dilde görülür.

Yukarıda verdiğim savunma örneği de aşağı yukarı böyle ayrı iki mefhumdur. Ama hangi tarihte çıkmış TDK sözlüklerine bakarsanız bakın, savunmanın karşısındaki eski kelime(!) sadece "müdafaa"dır. Orada ne iddiayı, ne de ona benzer bir kelimeyi görebilirsiniz. Durum böyleyken TDK neşriyatında da, TRT bültenlerinde de savunma'nın müdafaadan çok, iddia karşılığında kullanıldığı görülmektedir. 

Asıl üzerinde durmak istediğim kelime de "karşın". Karşın, "rağmen" yerine kullanılmak üzere uydurulmuş bir kelimedir. Ve yine TDK'nun sözlüklerinde "karşın" karşısında sırf "rağmen" kelimesine rastlarız. Hâlbuki "karşın", pek çok kelime yerine düşünülmeden rahatça kullanılmaktadır. Kendi iddialarına göre, doğru olduğunu farzederek "rağmen" yerine kullanılması üzerinde durmayacağım.

Aşağıdaki örnekleri TDK paralelinde yayın yapan TRT'nin çeşitli programlarından aldık:

1- A takımının 5 yengisine "karşın", b takımının 2 yengisi var. Burada “karşılık” yerine kullanılmış.

2- Zebraların bu davranışlarının nedeni tam olarak bilinmemesine "karşın" yine de bazı akla yakın düşünceler vardır. Burada "-mekle beraber" yerine kullanılmış.

3- Bu köy sakinleri çevredeki ağaçları kesmelerine "karşın" koruyorlar da burada "-dığı gibi" yerine kullanılmış.

4- Kral da, küçük kızım iyileştirmesine "karşın", çobanın hayatını bağışlar. Burada "karşı" yerine kullanılmış.

5- Bu gibi sakıncaların üzerinde pek çok kez durulmasına "karşın", hâlâ istenilenin tam aksi davranan vatandaşlarımız vardır. Burada "dığı halde" yerine kullanılmış.

İşte TDK'nun dilimizi zenginleştirmek usulü budur. İhtiyacımız olan altı kelime veya kelime grubu birtek kelimecik altında toplanmıştır. Kendilerinin uydurduğu "sözcük"teki "cük" eki de bu fukaralığın bir tezahürü olsa gerek? Üstelik unutulan bu kelimelerden büyük bir kısmı Türkçedir de. Bu sadece tek bir örnektir. Daha ne demeli bilmem ki?

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…