Tasfiyecilik, Yani Yeni Bir Türkçe Uydurmak..

Hayati İnanç 04.02.2015 5499
S
ık sorulan sorulardan biri şudur: Alfabe değişikliği tahribat mı yaptı, yoksa hayatımızı mı kolaylaştırdı? Bir Türkçe cümleyi Latin harfleriyle ya da Arap harfleriyle yazmamız durumu çok değiştirmiyor. Aslında. Anlamıyoruz ki, neyle yazarsak yazalım!

Yahya Kemal’in şiirleri Latin harfleriyle yazılı ama günümüzde okumuşlarımız da dâhil olmak üzere,  toplumun nereden baksanız yüzde doksanı için bir yabancı dil kadar uzak!

Bizim asıl gözden kaçırdığımız ise tasfiyecilik, yani uydurma bir Türkçe ortaya konma keyfiyeti. Böyle  olunca da, maalesef işin özünden uzaklaşıyoruz. Misal olarak, diyoruz ya hani “Ketebe Arapça ama mektup benim.”

E iyi de, siz mektup yerine “betik” diyecek olursanız, mektep yerine “okul”, kâtip yerine “yazman”  diyecek olursanız, bunu hangi harfle yazarsanız yazınız gelecek nesillere aktaramıyorsunuz. Yani  ortada bir şey kalmıyor, ortak dili kaybediyoruz. 

İşte burası çok öneli… Burada Latin harfleri kabul edilmiş, Rusya topraklarında yaşayan Türkler ise Kiril alfabesine geçilmiş. E ne oldu? Yine ayrı düştünüz!.. Evet bu da önemli ama asıl mesele o değil. Düşünebiliyor musunuz şunu: “Her ne kadar, bin yıldır biz buna imkân diyorsak da bundan böyle  olanak diyeceğiz…”

Bu korkunç bir şeydir yahu canilik, cinayet gibi değil midir? Küstahlıktır bu, en azından saygısızlıktır. Kelimelerin bir tarihi var, kelimelerin bir misyonu var, siz bu işe nasıl cesaret ediyorsunuz?

Bir programda biri bana:

“Yeni kelimelerle konuşmanızı tercih ederdim” dedim.

“Stres kelimesini beğenir misiniz” dedim.

“Evet, yeni olduğu içi” dedi.

E tabi, haklısınız, dedim Türkçeye gireli otuz sene kırk sene olmadı, yeni. Fransızcadan ithal bir  kelime… Bunu kullanmayalım da demiyorum, lazımsa kullanırız. Önemli değil Türkçe’nin siyakına  sibakına sokarız yani Türkçeleştiririz gerektiği yerde kullanırız. Nasıl ki otomobil diyoruz, onu da deriz. Ama bu geldi diye, bakın;

Gam, gussâ, kasvet, keder, melâl, inkîsâr, ızdırp, hüzün, kahır, yeis, efkâr, tasa, dert, mihnet, elem…  gibi kelimeleri kullanmıyoruz artık. Ve hatta;

Üzüntü, sıkıntı, kaygı endûh, küdûret, dilhûn, falan da demiyorum, liste iyice şişmesin diye!..

Şimdi… on beş yirmi kelimelik böyle bir literatür elimin altında iken, dedim.. Sayın sunucu, dedim ona.  Beni sadece “stres” kelimesiyle mi kendimi ifadeye davet ediyorsunuz? Allah aşkına, niyetiniz beni  strese sokmak mı? Strese girmeye, yani her türlü olumsuz duygu biçimini hep aynı kelimeyle ifade etmek gibi bir  yoksullukta boğulmaya hiç niyetim yok!

Onur kelimesini çok kullanıyoruz, seviyoruz da. Fransızca kökenlidir malum. Fakat, onur; gurur mu, kibir mi, şeref mi, haysiyet mi, izzet-i nefis mi, namus mu, iftihar mı?.. Yedi  farklı kavramı tek kelimeyle… Bu ne demek biliyor musunuz? Bu şu demek: Zihin kapasitenizi, kendi elinizle bir bölü yediye  indirdiniz.

Ve bu gidiş, Allah saklasın üstü yok altı var, yokluğa gidiştir bu. Ve bunda hiçbir kâr yok.

“ Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık, 
  Zîrâ ki ziyân ortada, bilmem ne kazandık.”

Harf düzeninin şu veya bu olması ayrı bir mesele… Onun şöyle bir neticesi var: Kütüphanelerin içi Türkçe kitaplarla dolu, ama okuyamıyoruz. Bunu bile  telafi etmek mümkün. Ben çok zekiymişim, üç ayda öğrenmişim. Öbürü de beş, altı ayda öğrenir canım yani yıllarca değil. 

Onu aşmak mümkün… Hele hele gençlere hüsn-ü zannım da var Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okumasını  bilen bir delikanlı, Osmanlıcayı öğrenmek isterse çok çok on beş

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…