Sovyetlerin Türk Dili’ni Bozma Politikası

Prof. Dr. Alâeddin Yalçınkaya 25.08.2016 2752
S
ovyetler, Türkistan cumhuriyetleri teşekkül ettikten sonra her Türk cumhuriyetine kendi lehçesini ayrı bir lisan gibi kullandırtmıştır. Böylece Türkler arasındaki dil ve kültür birliğini bozmak istemişlerdir. Türk lehçelerini ayrı birer dil gibi kullandırma mecburiyetini getirdikten sonra, ikinci olarak alfabeye el atmışlardır. 

Bütün Türk dünyasında olduğu gibi, Türkistan'da da Türkler, Arap alfabesiyle okuyup yazıyorlardı. Türkler arasında, bu harflerin kullanılmamasını isteyenler de vardı. Ruslar bundan istifade ederek 1924'de hazırlattıkları ve 1928'de Türkler için Rus Kril harfleriyle karışık bir Latin harfleri sistemini uygulamaya başladılar. Zaten daha önceleri Rusların büyük dil bilginleri Polevinov, 1927'de "Şark İnkılabı" mecmuasında Rusların ve Türklerin dilleri üzerin-de ve bilhassa Türk dilinin Rusçanın tesirinde nasıl kalabileceği hakkında yazılar yazıyordu. Bu zatın ileri bir hedefe matuf olarak geliştirdiği çalışmalar son derece kasıtlı idi. 

Yeni alfabe alınırken, aynı Türk lehçelerine uygulanan alfabelerin bazı noktalarında birbirinden farklı olmasına dikkat edilmişti. Bu mesele üzerinde devam eden yabancı araştırıcıların tedkikleri, Rusların bu işi, siyasi hedeflerine uygun bir şekilde tanzim ettiklerini ortaya koymuştur. Güdülen maksat âşikârdı: Türk lehçelerini alfabe bakımından da ayırmak, yeni yetişecek nesillerin Arap harfleriyle yazılan gayet zengin kültür hazinelerinden kopmalarını sağlamaktır. 

Ama Türkiye'de Latin harfleri devrinin başlamasından sonra, kendi idârelerindeki Türklerle Türkiye Türklerinin biraz farklı da olsa müşterek alfabeye sahip olmaları Türkiye'nin Türkistan'da ve Kafkaslar'da nüfuzunun hızla artmasına sebep olmuş, bu ise Rusya'yı son derece tedirgin etmiştir. 

Neticede, Sovyetler, II. Dünya Harbi'nin başlaması ile birlikte Türkleri Latin alfabesini kullanmalarını yasaklamış ve her Türk lehçesi için birbirinden farklı Kril alfabesi uygulamayı zorunlu hale getirmiştir. Latin alfabesi ile yazılan bütün kitaplar toplatılarak imhâ edilmiştir. Ruslar, Türk boylarının birbirleri ile kültür münasebetlerini koparabilmek için iki mütehassıs kullanmışlardır: “Prof. Khun ve Prof. İlminski.” 

İlminski'nin ölümünden sonra Khun, bu işi yürüten kişi idi. Sovyetler, Khun vasıtasıyla Türkler arasındaki birlik hissini yıkabilmek için yeni bir çalışma yürütmeye başlamışlardır. Khun'un önderliğinde teşkil edilen bir ilmi komisyon, Türk boyları= ayrı milletler ve bunların şivelerinin de müstakil diller olduğunu güya delilleri ile ortaya koymaya çalışmıştır. 

Ayrıca Türk lehçelerini ayrı bir dil olarak kullanabilmeleri için Rusça ıstılahlar ve bazı teknik terimler de sokmuşlardır. Sovyetlerin bu faaliyetleri, çok geçmeden Türk aydınlarını Türkçe'yi müdafaaya sevketmiştir. Türkistanlı ve Azerbaycanlı dil bilginleri, edebiyatçılar ve şâirler tertip ettikleri ilmi kongrelerde, eski müşterek edebi dil an'anelerine yabancı kelimeler yerine Türkçe kelimeler kullanmak ve Türkçe terimler yaratmak suretiyle ortak ilim dili meydana getirmek istediklerini ortaya atmışlardır. 

Onların bu tabii istekleri Sovyetlerce tepkiyle karşılanmış ve bu aydınlar "gerici, pantürkist, panturanist" damgalarıyla tasfiye edilmişlerdir. Bununla da yetinmeyen Sovyetler bütün okullarda Rusça öğrenimini mecburi hale getirmiştir. Dil sahasında Türk cumhuriyetlerinin uğradığı bu baskıya karşı, bir müddet sonra, Türk münevverleri şuurlu bir mücadele başlatmışlardır. Cengiz Aytmatov ve Olcay Süleymanov gibi edip ve şairlerini liderliğinde yapılan bu mücadele bugün iyi bir seviyeye ulaşmış, Türk dili üzerindeki çalışmaları hızlandırmıştır. Bununla beraber, Sovyetler'in Türk lehçeleri üzerinde yaptıkları tahribatın acı izlerinin kısa sürede kaybolması da mümkün değildir.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…