S.Ahmet Arvasi’ye Göre Yabancı Dil Eğitimi

Doç.Dr. Şuayip Özdemir 01.12.2017 2239
S
.Ahmet Arvasi'nin üzerinde durduğu önemli hususlardan biri de yabancı dil meselesidir. O, yabancı dilden ziyade kendi öz dilimiz olan Türkçe'ye daha çok ağırlık verilmesini istemektedir. Bu konudaki görüşlerine yer vermeden önce, dile bakış açısını ortaya koymak yerinde olacaktır. Arvasi'ye göre dil, milli bir müessesedir. Milletin ihtiyacından doğmuş, milletle birlikte gelişmiş, milletle birlikte yaşamış, milli tecrübeye bağlı olarak zenginleşmiştir. Dil, milletle bütünleşen ve milleti bütünleştiren bir içtimai müessesedir.

Arvasi yabancı dil öğretirken milli dile yabancı kalınmamasını ve bu çalışmanın mili dille birlikte yürütülmesini istemektedir: 

"Yabancı dil öğretimi ile ilgili en büyük tehlike, bir milletin kendi anadilini ihmal etmesi veya ikinci plana atmasıdır. Bir milletin yabancı dil öğretimine önem vermesi başka şeydir, kendi dilini inkâr veya ihmal etmesi yine başka şeydir. Bu konuda, muhtaç olunan dengeyi sağlamak başlı başına önemli bir problemdir.  Fakat, güçlü ve başarılı bir yabancı dil öğretimi politikası ile birlikte güçlü ve başarılı bir milli dil politikası gütmek mümkündür. Bunun için, ilk ve temel prensip olarak bütün tahsil kademelerinde, eğitim ve öğretimin Türk dili ile yapılması şartına ısrarla bağlı kalınmalıdır."

Arvasi milli dile önem verilmesini isterken aynı zamanda bu konuda bilimsel çalışmaların yapılmasını da gerekli görmektedir: 

"Milli dil, tarihi rotasını kaybetmeden akademik çalışmalarla desteklenmeli, zenginleştirilmeli, bir ilim, fikir, sanat dili olarak geliştirilmelidir. Yabancı dil öğrenmek başka, milli dile yabancılaşmak başka şeydir. Yabancı dil öğretiyorum iddialarıyla ortaya çıkıp milli dili ikinci plana iten politikaları benimsemek mümkün değildir."

Arvasi burada yabancılaşmak tabirini kullanmaktadır. Ona göre yabancılaşma "bir insanın veya insan grubunun kendi tarihine, kültür ve medeniyetine, içinde yaşadığı topluma ve toplum değerlerine uzak düşmesi demektir. Bir millet için en büyük tehlike, milleti teşkil eden birimlerin, milli kültür ve medeniyet değerlerine yabancılaşmasıdır."

Dil bir milleti millet yapan değerler arasında yer aldığından dolayı, dilimizi ihmal edecek şekilde yabancı dile ağırlık verilmesi Arvasi'nin ifade ettiği gibi yabancılaşmayı beraberinde getirecektir. 

Ancak buraya kadar ortaya konan düşüncelerden Arvasi'nin yabancı dil eğitimine karşı olduğu anlaşılmamalıdır. O, asla buna karşı değildir. Arvasi'nin kabullenemediği husus, yabancı dile verilen önemin kendi öz dilimiz olan Türkçe'ye verilmemesi, dilimizin ihmal edilmesi ve ikinci plana atılmasıdır. 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…