Sâdeleştirme Sakaaleti (Âdilik)

Yağmur Atsız 09.08.2011 2920

B
u iş artık öylesine çığrından çıkmışdır ki meselâ kadîm ahbablarımdan Erdal Öz, Orhan Veli'nin 1945'de kaleme aldığı metinleri "Garib Hareketi Manifestoları I ve II" 1982 yılında, yani -tasavvur buyrulsun!- kaleme alınışlarından 37 sene sonra "günümüz Türkçesi'ne aktarmak" garabetine düşmüşdür. Eh, "Garib Hareketi"ne de böyle "gariblik" yaraşır...

Üstelik burada, medeniyet târihînde eşine ender rastlanır bir garabet daha uygulanarak "sebebler ve sonuçlar" ters-yüz edilmekde ve önce yeni nesillere yüzyıllardır konuşdukları lisan, "O zâten Türkçe değil!" iftirâsıyla nihan kılınırken buna paralel olarak, "Vah, zavallı yavrucaklar, hiçbir şey anlamıyorlar”. Bari onlara eski metinleri “günümüz Türkçesi'ne” çevirerek sevdirelim, teranesiyle, yarı câhiller elinde eski metinlerin de ırzına geçilmektedir. Erdal lütfen alınmasın ama eski dediysem artık 37 yıllık metin ne kadar "eski" ise o kadar...

Bu sadeleştirme kepazeliği yüzünden asgarî 50 yıldır huzurumuz kaçmışdır. Zîrâ iki bakımdan son derece mahzurludur:

Teknik bakımdan,

Estetik bakımdan..

Teknik bakımdan sakıncalıdır, zîrâ yetkin olmayanlar elinde dil içi çevirmeler yanlış yapılmakda, o metinde kasdedilenin bazen aksi veya hiç söz konusu olmayan cümleler uydurulmaktadır.

Rahmetli Orhan Şâik Gökyay'ın, ki benim "Orhan Amcam" idi, "Destursuz Bağa Girenler" adını taşıyan, büyük boy 500 küsur sayfalık bir kitabı vardır ki tamamı, işte bu yarı câhil "sâdeleştiricilerin" hatâlarını tashîhe ayrılmışdır. Zavallı adamcağız deli güllâbicisi gibi başkalarının hatâlarını düzeltmeye çabalamış ki zamanla doğru niyetine sayılmasın...

Bugün yine hiçbiri artık aramızda bulunmayan Nihad Sami, Nihâl Atsız, Cemil Meriç, Muharrem Ergin, Peyâmi Safa ve daha nicelerinin, ümidsizce bir gayretle bu uydurmasyon "sadeleştirme" maskaralığına karşı çıkan yazılar kaleme aldıklarını biliyorum.

Bugün de böyle canını dişine takarak Türkçeyi savunmaya uğraşan "fedailer" bulunduğunu biliyoruz. Lâkin doğru Türkçeyi -yazmak şöyle dursun- anlama kabiliyetine sâhib olanların sayısı her geçen sene sür'atle azaldığı için bu çabalar ne dereceye kadar etkili olur bilemem. Bildiğim bir şey varsa o da bu tür "sadeleştirme" faaliyetlerinin ancak ve ancak başka çâre kalmadığı mülahazasıyla ve o da adamakıllı sınanmış şahıslara, en az iki kere kontrolden geçirilmek sûretiyle, ayrıyeten edebî eserler hâriç tutulmak kaydıyla cevaz görmesidir.

Zâten bu metinler, aslen edebî bile olsalar günümüzde daha ziyâde "târihî" nitelik kazandıklarından mümkün mertebe özenli şekilde "tercüme" edilmeleri yerinde bile olur.

Ama meselenin bir de estetik yönü var:

Edebî eserlerin vazgeçilmez hususiyetlerinden biri üslûblarıdır. "Le style est l'lomme meme." demiş Buf-fon... Ve yanılmıyorsam Ziya Paşa, ki emin değilim, Türkçeleştirmiş: "Üslûb-u beyân, ayniyle insan."... Üstüne üstlük kafiyeli de...

İşte bu vazgeçilmez özelliğinden ötürüdür ki edebî eserleri "sâdeleştiremezsiniz". Çünkü üslûbu bozulur. Zâten başka dillerden tercüme yaparken bile o metinlerin yazıldıkları çağdaki havasına uygun bir üslûb oluşturmak zorundasınızdır. Yâni meselâ Shakespeare'i tutup da "önerti, ruhçözümsel, salınım deyinimi, ulaçlık, tümdengelimsel" vesaire gibi kelimelerle "Türkçe"ye(!) çevirmeye kalkarsanız, o iş yürümez. Orijinal metnin ırzına geçmiş olursunuz.

Kaynak- Türk edebiyatı

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…