Peynirli Sandviçten Palamut Izgarasına

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 19.06.2013 2542
Y

ahya Kemal şöyle diyor:
Lisan bahsi açıldıkça: "halâ mı o bahis?" diyerek bezginlik gösterenler bana acınmaya lâyık, gözlerini gaflet bürümüş, en zavallı kayıtsızlar gibi görünüyorlar. Vatan bahsi açıldığı bir yerde: "halâ mı o bahis?" diyecek bir Türk, menfur bir kayıtsızlık göstermiş sayılır.

Bizi ezelden ebede kadar bir millet halinde koruyan, birbirimize bağlayan bu Türkçedir, bu bağ öyle metin bir bağdır ki, vatanın hudutları koptuğu zaman bile kopmaz, hudutlar aşırı yine bizi birbirimize bağlı tutar; Türkçenin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar, vatanın kendi gövde ve ruhu Türkçedir.

Dil bilindiği gibi yaşayan bir varlıktır. Bir dil ne kadar yaşarsa o dili konuşan millet de o kadar yaşar. Dili olmayan millet, milleti olmayan dil yoktur. Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu'nun Türkçenin Grameri adlı eserinde söylediği gibi "Dil millî birliğin çimentosudur." Dil olmazsa birlik olmaz, teşbih taneleri gibi dağılır gideriz. Birliğini, canlılığını, dilini kaybeden milletler ölüme mahkûmdur. Latinler, Hititler, Sümerler gibi canlılığını kaybeden milletlerin dili de ölmüş, donmuş kalmıştır.

Kendi kanunlarıyla kendi yolunda bir sistem dâhilinde ilerleyen dilleri zenginleştirebilmek için ilmî müdahalelerde bulunulması tabiîdir. Tabiî olmayan, dil kanunlarını hiçe sayan, belki bu kanunların varlığından bile habersiz maksatlıların, cüretkârların ben yaptım oldu kabilinden "sözcük" uydurmalarıdır.

Dikkat buyurulursa halk kendi kanunlarına sahip çıkıp hiç şaşmadan doğru kelime keşfediyor, sevdiğini tutuyor. Hem kök, hem ses, hem yapı ve hem de manâ bakımından doğru ve sevimli olan bu kelimeler bazen son eklerle türetme, bazen birleştirme, bazen tercüme ve benzetme yoluyla ortaya çıkıyor: “denizaltı, buzdolabı, tatil köyü, gecekondu, gökdelen, dolmuş, biçerdöver, yanardağ, düdüklü tencere, vb.

Yabancı dillerden alınan kelimelere gelince, bunlar ya tamamen dilin sesine ve yapısına uyuyor veya olduğu gibi yerleşiyor. Öyle de olsa böyle de halkın bilip kullandığı bu kelimeleri kazımaya kalkmak akıl kârı değildir. Onlara karşılık olmak üzere doğru monte edilmiş, ilmî yollarla yapılmış kelimeleri ortaya sürersiniz, tutarsa tutar. Gelgelelim, filanın feşmekânın paşa gönlü öyle istedi diye yutturmaya kalkışılan uydurmalar dili güve yemişe döndürüyor, zihni perişan ediyor.

Dikkat ediyorum, Türkçeye evvel zaman içinde Farsçadan, hele Arapçadan girmiş kelimeler ilerici mirasyedilere pek dokunuyor da, Batı dillerinden, meselâ İngilizce ve Fransızcadan alınmış olanlar adetâ zevk veriyor!.. 

Resmî gösterilerinde, radyo ve televizyondaki bayramlık konuşmalarında uydurukça, İngilizce, Fransızca karışımı bir dili, arada bir tekleseler de, bir hoş söyleyip duruyorlar. Hususî sohbetlerinde ise, hele biraz öfkeleniverirlerse, günlük konuşmalarımızdan kalkmış, unutulmaya yüz tutmuş ağdalı kelimeleri bile can havliyle sıralayıveriyorlar.

Türkçe de, her medeniyet dili gibi, yabancı dillerden kelime almış ve bunları hazmetmiştir. Meselâ, “Rumca somunun içine Farsça peyniri koyarsanız İngilizce sandviç olur, onu da Fransızca balkonunuzda oturup Arapça afiyetle yersiniz. Ya, İtalyanca iskele gazinosundaki Rumca palamut ızgarasına ne dersiniz?

Türkçeden artık tabiîyet değiştirmiş, Türkçe olmuş somun, peynir, palamut, iskele gibi kelimeleri atamazsınız. Atmaya kalkarsanız beyhude zahmet olur.

İngilizce ve Fransızcadan her gün dumanı üstünde kelimeler geliyor. Bunlara karşı koyabiliyor musunuz? Hayır! O halde bırakın da, her millet anadilini nasıl konuşuyorsa biz de anadilimizi anamızdan babamızdan öğrendiğimiz gibi keyfiyle konuşalım.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…