Ot Kök Üstünde Biter

Prof.Dr. A.Turan Arslan 17.08.2020 1417
1
992 yılı sonbaharında yabancı  dil bilgilerimi geliştirmek ve meslektaşlarımla bilgi alışverişinde bulunmak üzere Londra'ya gitmiştim. İngilizcemi geliştirmek için katıldığım bir kursta hocalardan biriyle konuşurken: "Sizin bu dilinizde kelimelerin yazılışı ayrı, okunuşu, telaffuzu ayrı; bu durum dilimizin öğrenilmesi önünde çok büyük bir engeldir. Yazıldığı gibi okunur hale getirseniz öğrenilmesi için daha kolay olmaz mı?" demiştim de o İngiliz hoca; "Olmaz!" demişti.

Sebebini sorduğum zaman ise benim için çok önemli ve mânâlı olan şu cevabı vermişti.

"... Çünkü, o zaman yeni nesiller Shakespeare'i anlayamaz! Shakespeare'i anlayamayan İngiliz gencini ben ne yapayım!..".
 Gerçekten de bu cevap çok yerindeydi. Zîrâ bilindiği gibi Shakespeare, İngiliz edebiyatı ve düşüncesi için çok önemli bir kişilikti. Bu cevabın doğruluğu ve haklılığı zihnimde gün geçtikçe netleşiyordu. Zîrâ milletler medeniyetlerini kendi kültür temelleri üzerine bina etmektedirler. Doğuda da batıda da durum böyledir. 

Üniversitesiyle ünlü Oxford şehrini gezerken gördüklerim de bu düşünceyi destekliyordu. Zîrâ XVI. ve XVII. asırlardan kalan kolej binaları aynen korunuyordu. Yeni ihtiyaçlar için, eski binaları yıkıp yerine yenilerini yapalım dememişler; "kadîmi kıdemi üzere ibkâ edip" ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar için çağın anlayış ve gereğine göre yeni binalar yapmışlardı. Elbette bu doğru bir yöntemdi. Ne yazık ki bizdeki durum, bunun aksine gelişmiştir ve içler acısıdır. 
 
Gerilik Değil

Bir milletin geçmişiyle ve köklü gelenekleriyle bağ kurmasının asla gerilik sebebi olmadığı ise Japonya'nın geçen asırda ilim ve teknikte gösterdiği gelişme ve yükseliş ile bir kez daha apaçık belli olmuştur. Japon alfabesinin zorluğu ise herkesin bildiği bir keyfiyettir. Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'nde görev yaptığım yıllarda oradaki Çinlilerin kimbilir kaç bin yıllık gelenek ve mûsikilerini yaşatmak için gösterdikleri çabalar ise unutulacak gibi değildir. 
 
Bizde ise son asırlar ve son yıllarda her yönüyle tarihimiz, kültürümüz ve dilimize karşı takınılan olumsuz tavırları bir tahribat olarak nitelemek bilmem çok mu hamasî bulunur ya da Ziya Paşa'nın şu beytinin manasına uymaz mı? 

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık  
Zîrâ ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

Dünya milletlerinin kendi kültürlerine bağlılık derecesi yukarda işaret ettiğimiz gibi iken, bizim, dünyayı hayran bırakan kültür mirasımızı nisyana terk edişimiz veya gereken önemi vermeyişimiz ülkesi ve milletini düşünen herkesi derinden üzmekte ve acaba dünyada bizden başka dedesinin mezar taşını okuyamayan bir millet var mı diye düşünceye sevk etmektedir.

Zîrâ bir milletin geçmişiyle olan bağlarını koparması bir ağacın köklerinin kesilmesine benzer. Bu yüzden genç nesillerin, dedelerinin yaptıklarını öğrenmeleri onların ufuklarını açacak, geçmişle olan bağlarını kuvvetlendirecek ve kendilerine olan özgüvenlerini artıracaktır. Bu konuda çok anlamlı bir atasözümüz vardır: "Ot kök üstünde biter!".



İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…