Osmanlıca ve Harf Devrimi

Mehmet Koçak 27.05.2016 4039
B
atılılaşma adına bir milletin, inanç ve kültür hazinesinin anahtarı olan alfabesini değiştirmek, köklerinden koparıp farklı kültürlerin rüzgârına terk etmek o millete yapılabilecek en büyük kötülüktür.  
Dürbün alıp çok uzaklara bakmaya gerek yok. Komşularımıza bakıldığında bu inkarın boyutlarını görmek mümkün olacak. 

Hiç biri geçmişiyle bağları kesme ve o milleti millet yapan değerleri inkâr anlamına gelen alfabesini değiştirmeye kalkışmadı.  

Türkçe’nin Arap harfleriyle yazılmış hali olan Osmanlıca’nın ‘Harf Devrimi’ile kaldırılıp yerine Latin alfabesinin getirilmesi bize çok pahalıya mâl oldu.

Çünkü ülkenin aydın kesimi kabul edilen âlimler, siyasiler, sanatkârlar ve yazarlar Harf Devrimi sebebiyle milletin yaklaşık on asırda ortaya koyduğu derin kültürel ve siyasi birikimden yoksun bırakıldılar.

Kütüphanelerimizi dolduran mukaddes kitaplarımızın yanında tarihlerimiz, sanat ve kültürümüzü anlatan binlerce cilt eserlerimiz işte o günden yani kendi haline terk edildi.

Harf Devrimi, bir felaket oldu ve hâlâ etkisi devam eden travmalara sebep oldu. 

Bugün yaşadığımız ve bir türlü içinden çıkamadığımız sorunların ana sebeplerinden biri de bu Harf Devrimi’dir. 

Çünkü, bir milletin hafızası olan eserler okunamaz ve yeni nesillere intikal edilemez bir büyük ihanet söz konusudur. 

Yeni nesiller, dedelerinin yaklaşık on asır boyunca ürettiği ilmi eserleri, dilden dile dolaşan güfteleri, tarihimize ışık tutacak belgeleri okuyamadığı için ana kaynaklarımızdan beslenen bir medeniyet tasavvuru inşa edemediler.

Bundan daha ağırı Türk aydınının, Harf Devrimi sebebiyle kendisinden önce ortaya konulan büyük birikimden yoksun şekilde Türkiye ve dünya meselelerini izah etmeye çalışması olmuştur. 
Zira 1928’den önce yazılanlardan haberdar olmayan, bunlardan beslenmeden batılı kaynaklardan okuduklarıyla dünyayı yorumlamaya çalışanlar entelektüel filan değil düpedüz özünden habersiz yabancı ideolojilerin esiri olmuş bir kesim yetişmiş oldu.  

Kısacası; Harf Devrimi ile o gün memleket herc ü merce girdi ve hâlâ o girdaptan kurtulamadık. 

Osmanlıca Neden Önemli…

Kırıkkale Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüp Baş ve ekibinin gayretli çalışmaları sonucu düzenlenen “Bütün Yönleriyle Osmanlıca ve Mirası” başlıklı Uluslararası Sempozyum’unun sonuç bildirisinden Osmanlıcacının ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz.  

Bundan sonra nelerin yapılması gerektiği yönündeki tavsiyeleri özeti şöyle: 

Osmanlıca/Osmanlı Türkçesi, yüzlerce yıllık kültürel mirasın anlaşılmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında hayati öneme sahiptir. Türkçenin Arap harfleriyle yazılmış hali olan Osmanlıca’nın geçmişte kalan bir yazı ve konuşma dili değil, mevcut ve gelecek nesillerin tarih, kültür ve genel anlamda medeniyet tasavvurunun sağlıklı bir şekilde oluşmasında kilit bir konuma sahip olduğu kabul edilmelidir.

Osmanlıca’nın öğrenilmesi Osmanlı döneminde yazılmış eserlerin ve ortaya konulan engin içeriğin anlaşılmasında önem arz etmektedir. 

Osmanlıca ve buna bağlı miras üzerindeki akademik çalışmalar teşvik edilmelidir. 

Konu üzerinde çalışan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu, Yazma Eserler Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi kamu kurumları araştırma ve üretim odaklı çalışmalar yapmalıdır. 

Üniversiteler bünyesindeki bütçesiz ve kadrosuz Osmanlı Araştırmaları Merkezleri yerine, bir başkan ve kurul tarafından yönetilen müstakil veya Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı bütçeli ve kadrolu personeli olan “Osmanlı Araştırmaları ve Osmanlıca Eserleri Neşr Merkezi” kurulmalıdır. Tüm dünyadaki Osmanlı tarihi araştırmalarına yönelik takip, çeviri, değerlendirme vb. çalışmalar bu merkez tarafından yürütülmelidir.

MEB Sosyal Bilimler Lisesi’nde olduğu gibi, sosyal bilimler alanında eğitim-öğretim yapan bütün 
fakültelerde Osmanlıca metinleri, okuma ve yazma pratiği kazandırmaya yetecek düzeyde kredili zorunlu Osmanlıca dersi konmalıdır.

Millet ve devlet olarak geleceğimiz adına bu önerileri dikkate almalıyız. 

Nasıl ki batıda Latince bilmeyenler entelektüel kabul edilmiyorsa ülkemiz münevverlerinin de Osmanlıca bilmesi şarttır.


İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…