Osmanlıca Dersi

Fuat Bol 19.12.2012 4918

M
HP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Meclis Başkanlığına verdiği kanun teklifiyle; Osmanlıca’nın okullarda mecburi ders olarak okutulmasını talep etti. Bunun üzerine; konunun muhatabı olan Yeniçeri ile, konuya taraf ve karşı olan kimi kişiler; derhal televizyon ekranlarında arz-ı endam edip eteklerindeki taşları döktüler. 

Belli ki, Özcan Yeniçeri konusuna hiç çalışmadan ve partisine danışmadan bu teklifte bulunmuş; bu cümleden olarak kendisi de şu mealde itiraflarda bulundu:

‘... Ben şahsen Osmanlıca bilmiyorum. Yalnız harfleri tanıyıp Kur’an-ı kerimi yüzünden okuyabiliyorum. Geçen gün çalışırken elime Osmanlıca bir metin geçti; okuyamayınca eksikliğimi hissettim. Kütüphanelerimiz ecdadımızın yazdığı milyonlarca kitaplarla dolu ve biz bunlara yabancıyız..’
 
Birlikte televizyon ekranına çıktığı muhatabı ise, Osmanlıca bildiği halde, bu kanun teklifine karşı çıkarak ve elindeki a’dalı eski bir şiir metnini okuyup; ‘... On yaşındaki çocuk bundan ne anlayacak?!’ diyerek kendi tezine sözde gerekçe gösterdi. Yeniçeri, muhatabına dönüp de; ‘Sen, bu zor metni acaba; Osmanlıca’ya başladığın on yaşında mı öğrendin; yoksa Osmanlı edebiyatına vâkıf olabildiğin ileriki yıllarda mı?!’ demedi, diyemedi. 

Neyse... Konumuz ekranlardaki ‘horoz dövüşleri’ değildir. Sadede gelelim. 
Bilmeliyiz ki; hiçbir milletin tarihinde bizdeki gibi bir ‘yazı devrimi’ yapılmamıştır. Böyle yapmakla, yerinde bir tespitle; ‘Bir gecede topyekûn bir milletin hafızası silinmiştir!’ O aklıevvellere sormak lazım; yazısını değiştirmeyen Japonya; acaba muasır medeniyeti nasıl yakaladı?!. 

Zaten, o gün bugündür; işimiz-gücümüz hep şekilcilik değil mi? Milletçe âdeta meşguliyetle tedaviye tabi tutulmamış mıyız?!. Aynı kafa bizi, seneler senesi; kafanın içindekiyle değil, dışındaki örtüyle uğraştırmadı mı? 

Asırlara ulaşan topyekûn medeniyetimizi bütün unsurları ile inkâr ve iptal eden bu kafaya; tekrar tekrar bildirmeliyiz ki, Osmanlıca, Türkçe’nin ta kendisidir. Elbette onun da içinde; tıpkı şimdiki dilimizde olduğu gibi; Arapça, Farsça, Ermenice, Yunanca asıllı kelimeler mevcuttur ve bu durum asla bir eksiklik değil; bilakis bir zenginliktir. 

Başta dedelerimizin mezar taşları olmak üzere, onlardan ve onların cetlerinden ev ve kütüphanelerimize intikal eden milyonlarca kitaba, neden yabancı olalım? Yeni nesiller olarak onları okuyabilmenin kime ve ne gibi bir zararı olabilir? Onca kitap boşuna mı yazıldı; onca emek ve zahmet boşuna mı çekildi? 

Birazcık anlayış sahibi iseniz; şu Osmanlı arşivlerine gidiniz ve başta ABD olmak üzere, dünyanın çeşitli ülkelerinden Osmanlıca öğrenen onlarca-yüzlerce kişinin nasıl araştırma yaptıklarını görün ve ibret alıp utanın! 

İnsan hakları olduğuna göre; sizler köksüz olabilir ve köklerinize karşı çıkabilirsiniz ancak; geçmişine ve geçmişteki dinamiklerine sahip çıkanlara da sizler, yalnız ve yalnızca saygı duymalısınız! 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…