Okumak ve Anlamak

S. Ahmet Arvasî 18.10.2020 2082
O

kumak, bir bakıma, başka bir kişinin, zümrenin, neslin, başka bir kültür ve medeniyetin kaydedilmiş duygu, düşünce ve tecrübeleri ile karşı karşıya kalmak demektir. Biz, okuyarak bunları anlarız. Böyle düşününce, “okumak”, sanki “dinlemek” gibi bir şey olmaktadır.

Gerçi, okurken, muhatabımız ile yüz yüze değiliz, ama sözleri, yazılı olarak karşımızda duruyor. Onu, “seslendirmek” ve “anlamak” bize düşüyor. O halde, “anlamak” için her şeyden önce, “iyi okumasını” bilmek gerekir. Bu da sanki muhatabımız karşımızda imişçesine, onun yazdıklarını, içimizde hissetmek, kafamızda değerlendirmek ile mümkündür. Bir metni okuyup anlamakta güçlük çekenlere ilk tavsiyemiz, “güzel okumanın” yanında “sesini” de biraz yükseltmektir. Ama, bilinmelidir ki, en iyi okuma şekli “sessiz okuma”dır.

Okuduğunu anlamakta zahmet çekenlere, bir ikinci tavsiyemiz de “kelime hazinelerini” arttırmaları olacaktır. Cemiyette, konuşulan “günlük dil”, bir “kültür adamına” yetmez. Çünkü, “günlük dilimizde”, kelime sayısı, hayret edilecek kadar azdır. Bunlardan birçoğu da “merhaba”, “nasılsınız”, “ne var, ne yok”, … gibi kalıplardan ibarettir. Böyle bir kelime hazinesi ile ilmî bir makaleyi, ciddî bir yazıyı anlamaya imkân yoktur. Günlük dilin üçyüz, beşyüz, hatta bin, ikibin kelimesi ile bu iş başarılamaz.

Asla unutmamak gerekir ki, bir milletin, bir kültür ve medeniyetin gücü, sözlüğünde bulunan “kelime hazinesi” ile ölçülür. Şu anda, İngiliz sözlüğünde, en az 400.000 (dörtyüzbin) kelime varken, Türk Dil Kurumu’nun yayınladığı “Türkçe Sözlük”, aşağı yukarı 40.000 (kırkbin) kelime ihtiva etmektedir. yani, İngilizce’nin ondabiri kadar bir Türkçe… Oysa, Şemseddin Sâmi Efendi’nin “Kâmus-u Türkî”sinde (Türkçe Sözlüğünde), tam 1.000.000 (evet, tam bir milyon) kelime mevcuttur. Yani, İngilizce’nin tam ikibuçuk katı kelime…

Hiç şüphesiz Osmanlı Türkü’nün de, İngiliz halkının da “günlük dili”, yukarıda belirttiğimiz gibi “az kelimeye” dayanır. Ama “yazı dili”, bu kadar fakir olamaz. Hele, ilim, fen, teknik, sanat ve fikir konularındaki yazılar, makaleler, inceleme ve araştırmalar,…

Onun için ısrarla diyoruz ki, bir milletin sözlüğünde, sadece “konuşulan dil”, sadece “yaşayan dil”  değil, bugün için “eskimiş”, hatta “ölmüş” sandığımız kelimeler de yer almalıdır. Bu, hem “eski”, hem “yeni” metinleri anlamamıza, yorumlamamıza, hem bizden önceki “nesillerin duygu, düşünce ve tecrübelerini” kavramamıza yardım eder.

Yine, bu sebepten diyoruz ki, bir milletin, bugün “aktif olan kelime hazinesi” yarın “eskiyebilir”, ama bunlarla kaleme aldığımız belgelerin değeri azalmaz. Gelecek nesiller, nasıl ki, bizim bugünkü tecrübelerimize muhtaç iseler, biz de bizden önce yaşayan atalarımızın tecrübelerine öylece muhtaç bulunuyoruz. Eski nesillerin konuştuğu ve yazdığı kelimeler, millî kültür ve medeniyetimizin “pasif kelime hazinesi” olup onları ve dolayısı ile kendimizi tanımamıza yardım eder.

Nitekim, Kaşgârlı Mahmud’un “Divan-ı Lügat-ı Türk”ünden az mı istifade ediyoruz? Milâdî 11. asırda yazılan bu eserin değeri, hergün biraz daha artmıyor mu?

Anlamayı kolaylaştırmanın, diğer bir yolu da “meselenin adamı” olmaktır. Meselesi değilse, kişi, okuduğunu, kolay kolay anlayamaz. Katırlarına saman bulmak için çırpınan bir vatandaşın, “Mimar Sinan’ın Sanat Anlayışı” adlı makaleyi okuması da anlaması da çok zordur.

Okuduğunu anlayamayanlar, biraz da kendilerini tanımaya, eksikliklerini anlamaya mecburdurlar.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…