Milliyetçilik ve Dil

Prof. Dr. Erol Güngör 12.01.2010 2950
G

ençlerimizin bir kısmı Türkçeyi "arılaştırma" nın, yâni dilimizdeki kelimelerin büyük bir kısmını atarak yerlerine yenilerini uydurmanın "milliyetçilik" olduğunu zannetmektedir. Tıpkı sokaklardaki "Tam Bağımsız Türkiye" sloganları gibi, dilde de bir "bağımsızlık" savaşı açmanın yurtseverlik gereği olduğuna inananlar vardır.

  Dil, milli kültürün bir parçasıdır. Bir an için, kültürün öbür kı-sımlarında böyle bir "arıtma" işine kalkıştığımızı düşünelim. Acaba bütün bu arıtmalardan sonra bize milli saydığımız ne kalacaktır? Kâğıdı atıp kemik üzerine veya hayvan derisine mi yazı yazacağız? Matbaa bizim icadımız değildir fotoğrafçılığı Avrupa'dan aldık, kullandığımız bütün kalemler yabancılardan alınmıştır, harflerimiz Latincedir, bilgilerimizin yüzde sekseni de yabana kaynaklardan aktarılmıştır.

  Bunların yabancı kaynaklı olduğu için atılmasını teklif edene nasıl "deli" diyorsak, dilimizdeki kelimeleri yabancı dillerden geçti diye atmaya kalkan kişilerin iddialarını da çok dikkat ve ihtiyatla karşılamalıyız. Fotoğraf kullanmamak, matbaaları kapatmak bir milliyetçinin aklından bile geçmez, çünkü bunların Türk kültürüne, Türk hayatına iyice sinmiş onlarla kaynaşmış olduğunu bilir.

  Bir şeyin yabancı kaynaklı olması ancak kültürün özüne veya bütününe aykırı düştüğü takdirde bizi dertlendirmelidir. Dilimizdeki kelimelerin kültürümüze aykırı düşmesi şöyle dursun, kültür diye ortaya ne koymuşsak hepsi de bu dille yapılmıştır. Yâni Türk kültürünün özü ve bütünü kültür eserlerimizde kullanmış olduğumuz Türkçedir. O halde milliyetçilik adına milli kültürü ortadan kaldırmaya kalkışmak, Türk milletine en büyük düşman¬lığı yapmak demektir.

  Hepimiz biliyoruz ki bir millet bir günde ortaya çıkmaz. Millet bir tarih ve bir kültür demektir; tarih ve kültür ise bir insan topluluğunun çok uzun bir zaman yaşaması sonunda ortaya çıkar. Saf kültür, saf dil arayanlar bir milletin başka kültürlerle hiç karşılaşmadığını sanıyorlar, yahut tek başına kalırsa kuvvetli bir kültür meydana getirebileceğine inanıyorlar. Bunlar boş inançlardır. En saf insan anasından yeni doğan insandır, en saf kültür de —eğer varsa— mağara adamının kültürüdür.

  Milliyetçilik basit ve ilk hallere dönmeyi değil, gelişmeyi hedef almıştır. Milletimizin geçirdiği büyük tarih tecrübesi içinde kendine mal etmiş olduğu herşeyi milli saymalıyız. Bunlara düşman olanlar ancak millete düşman olurlar.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…