Medyaca

Sevinç Çokum 30.09.2009 3218
S

ize bir dil masalı anlatacağım. Ama sakın paniklemeyin, sonra yalan yanlış talking edersiniz de show'unuz berbat olur. Yine de üzülmeyin, bir shopping center'e gidip birşeyler buying ederek desarj olmaya bakın. Ya da bir chicken house'da eating yapın, sakın ha paniking olmayın.

İşte Medyacadan çarpıcı bir örnek. Aşağı yukarı böyle konuşuyorlar. Cıvıma dönemine gireli kaç yıl oldu bilemiyorum ama lisanımızı mahvetmede epeyce mesafe alındı. Öyle ki ekranlarda yamalı bohça benzeri az Türkçeyle bol İngilizce karışımı bir dil kullanılıyor.

1985'lerden sonra Türk kelimesini kullanmamak için nasıl özel bir dikkat sarfediliyorsa, şimdi de Türkçeyi salata bir dil haline getirmek için şedid bir gayret gösterisi seziliyor. Buna Pop dalgasiyla, sunuculuk mesleği ile gelen bir moda diyebiliriz. Yarışmalara pek meraklı ülkemizde dilin yabancılaştırılmasıyla ilgili milletlerarası bir yarışma yapılsa, herhalde birinci geliriz. Bu sebeple Atatürk Kütür Dil ve Tarih Kurumu'nun yabancı kelimelere karşılık bulma konusunda dilimizi savunma savaşı verdiğini takdir edersiniz.

Bozulma Halktan Gelmiyor

Gümrük Birliğine girdik gireli insanlanımız bir tuhaf hal aldılar. Bu bozulma halktan gelmiyor. Çünkü halkın hayal gücünün dile, dilin zenginleşmesine, özellikle yabancı terimlere karşılıklar bulmaya pekçok katkısı vardır. Yozlaştırma daha çok aydın geçinenlerin marifetiyle oluyor ve Türkçe adeta karışık bir meze tabağında halka sunuluyor. Tabağın içinde neler yok ki... Türkçemiz tabaktaki anguez, Amerikan salatası, tarama, havyar ve isli balık arasında bir dilim beyaz peynir durumundadır. Hele hele sunucular Recaizade'nin roman kahramanı Bihruz beye taş çıkartacak bir anlayışla Türkçeyi kapı dan edip bu ratingler, argumanlar, back groundlar, absurdlerle kulağımızı tirmalamakta.

Adam "alisveriş merkezi" derse ayIıp olacağı, rakiplerinden geri kalmamak düşüncesiyle shopping center'i tercih ediyor. AIış-veriş merkezlerinin adlarına bakın! Planet, Continent, Carrefour, Bauhaus vs. Bu yabancılaşma öylesine yaygınlaşıyor ki, bundan bizim Avrupalaşmayı lisanımızdan vazgeçmek şeklinde algıladığımız sonucunu çıkarabiliriz.

Panikleme, panik yapma uydurmacasına ne demeli? Panik, zaten yabancı bir kelimedir; dilimizde "paniğe kapılmak" şeklinde yeri varken, zamane çocuklarının sokak aralarında uydurdukları şekilleriyle sunucuların lugatine gepmiştir. Vah ki vah...

Bakın George Orwell ünlü kitabı "1984"te milletlerin dil yıkımıyla nasıl sürüler haline geldiklerini, Sovyet sistemine benzer uygulamalar sergileyerek anlatıyordu. Gerçekten de topa tüfeğe hiç gerek kalmadan milletleri kökten sarsacak, atom bombası tesiri gösterecek yollardan biri, onların diliyle oynamak, böylece bir karma dil, müstemleke dili meydana getirmektir. Bu da zaten yapılmaktadır.

Anamın Ak Südü Gibiyken

Bu dil anamın ak südü gibiyken, şimdi bir takım katkı maddeleriyle tadını, rengini yitirmede. Pırtık bir çevrenin ama Türkiye'yi yönlendiren bir takım insanların öğrettiği, yönettiği bir dil haline gelmekte. Bundan hepimiz ister istemez nasibimizi alıyoruz. Çünkü bunun için o yabancılıklar maalesef hayatımızın, soluk alıp verdiğimiz dünyamızın içerisine nüfuz ediyor. Naftalin gibi, bir kere bulaştı mı çıkmıyor kokusu. Mesela "Saat kaç gibi gelirsin?" diye soruyoruz. Yahut hal hatır sormanın adabını bir yana koyup, ağzı sakızlı Amerikan genci gibi "Nasil gidiyor?" deyiveriyoruz.Şu stres'i bile atamadık... Yani üstümüzden atsak da dilimizden atamadık. Hem de güzel,öz  be öz Türkçesi gerilim varken. Gerilim diyemiyorsan, "daralım" de bari. Yok ona da tenezzül etmiyor.

Ya su rating ve endeks'e ne demeli? Ekonomiden siyasete her alanda boy gösteriyor. Diyorum ya, yakın geşmişte televizyonda, basında dil bu derece savruk kullanılmıyordu. Bugün ipin ucu kaçmıştır ve isteyen istediği biçimde kullanmayı herhalde demokrasinin icaplarından saymaktadır. Sanırım Cikita muzuyla beraber herşeyi ithal etmeye basladıktan sonra kelimeleri de ithal etmeye basladık.


Sovyetlerin parçalanmasıyla bağımsızklarını alan Türk Cumhuriyetleri daha önce hüküm süren Rus ideolojisiyle nasıl birbirinden koparılmış, Türkçelerini nasıl Rusça istila etmişse, bizim de dilimiz İngilizcenin taarruzuna uğramıştir. Biz ki, soydaşlarımızın dillerindeki tahribattan yana yakıla söz ediyorduk. Gerçek şu, bizimkisi ne Sovyet sistemine esaret sonucu... Bizdeki yıkım bir başka rüzgarla gerçekleşmiştir. Kendinden kaçış psikozu ile...

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…