Lisana Yapılan İhanet

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra 03.05.2020 1755
M

illetlerin millî karakterleri dilleriyle kâimdir. Bir milletin dili varsa o millet var kabul edilir. Diller ihtiyaca binaen gelişirler ve temellerine otururlar.  Türkçe 8. asır ile 20. asır arasında kendi normal mecrasında akmıştır. Dile suni bir müdahale yapılmamıştır. Zaten o dönemlerde böyle bir şeyin olması da mümkün değildi. 20. yy Türkçemizin ipinin çekilmeye başladığı dönem olarak görülmelidir.

Şunu asla unutmamak lâzımdır: Avrupa dillerinin en gelişmişi gibi görünen İngilizcenin %50’si Lâtin, %15’i Grek (Antik Yunanca), %10’u diğer diller ve ancak %25’i Anglo-Saksondur. Demek ki İngilizcenin %75’i yabancı kökenlidir. Hiçbir İngiliz çıkıp da “Şu kelimeler şu dilden bunları atalım, öz İngilizce bir dil konuşalım” demez; derse de hiç kimse onu ciddiye almaz.

Türkçede yıllardır süregelen bir anormal durum vardır: Sadeleşmek ve öz Türkçecilik... Dilde bu öyle hatalara yol açmıştır ki, dilimiz Arapça ve Farsça kelimelerden kurtulurken bu sefer de Batı dillerinin istilâsına uğramıştır.

Dilimiz öyle ihanetlere uğradı ki bu dili artık düzgün ve doğru konuşanların sayısı giderek azalmaktadır. Artık 250 kelimeyle konuşan aydınlarımız ve kekeleyerek konuşan bir genç neslimiz var.

Her milletin her alanda zirve yaptığı bir dönem vardır. Bu birleşik kaplar gibidir.  Mesela Osmanlı Devleti’nde 16. yy’da dil, edebiyat, musiki, minyatür, hat, mimari, harp tahkimatı, harp taktikleri, askerî ve siyasi dehaların çokluğu yanında, bedeî ve dinî ilimler, astronomi, tıp, matematik, coğrafya, fıkıh, kelâm, tefsir, hadis vs. sahalarda göz kamaştıran bir seviye yakalanmıştır. Dil ve edebiyatımız bilhassa bu dönemde en verimli çağını yaşamıştır. Dil Türkçedir. Osmanlıca diye bir dil yoktur; “Osmanlı Dönemi Türkçesi” veya “Osmanlı Türkçesi” demek daha doğrudur. 15-20. yy’lar arasındaki dile bu adı vermek gerekir.

Bu meyanda Osmanlı döneminin sonlarına doğru yapılan Kaamûs-ı Türkî’de 29 bin kelime vardır. Şemseddin Sâmî bu lügate Kaamûs-ı Türkî demiştir; Kaamûs-ı Osmânî dememiştir.

Son dönemlerde muhtevalı bir sözlük olan Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat’i 67.000 kelimeliktir ve 1962 basımlıdır. Bu sözlükte kelime varlığı bakımından sadece madde başlıklarının sayısına itibar edilmiştir. Fakat belki de bu sahanın en mufassal lügati, Persian-English Dictionary, F. Steingass,  Ph.D Libraırıe Du Liban Riad Solh SQurare Beirut First Edition 1892’dir. İngilizce olan bu lügatin en ilgi çekici yanı ilk baskısının 1892’de yapılmış olmasıdır.

Arapça kelime haznesinin genişliğinde, mastar olan kelime başlıklarının yanında ondan türeyen müştaklar da (türev) özel kelime anlamları kazanarak kelime hazinesini genişletmiştir. Bunlardan fâil (özne) mef’ûl (edilgen yapılı kelimeler) ve masdar (isim-fiiller) ayrı anlamlı kelimeler madde başları olarak geçer. Mesela “feth” açmaktır. Bundan türeyen “fâtih” açan, anahtar anlamlı “miftah” yerine kullanılmaz. Aynı şekilde “fetha” üstün anlamına gelip ayrı kelime olarak addedilir.

Türkçede de böyle tek kökten türemiş çok isim, fiil, sıfat, zarf ve deyimler vardır. Ama bunlar mastar ve madde başı olarak tek kelimeyle gösterildiği için kelime sayısı düşer.

Mesela “açma” isim fiilini (mastar) olarak aldığımız madde başından türeyen diğer şekillere bir göz atalım: Açılım, açacak, açık, açık alan, açık kapamak, açık kapı bırakmak, açık olmak, açık vermek, açık yürekli olmak, açığa çıkmak, açığa vurmak, açığını kapamak, açıkta bırakmak, açık açık, açık ağızlı, açık artırma, açık çek, açık deniz, açık kalpli gibi altmıştan fazla şekil fardır.

Türk Dil Kurumu tarafından 2005 yılında basılan Türkçe Sözlük 104.481 kelimelik söz varlığına sahiptir. Bunların 63.318’i madde başı, 13.589’i madde içi olmak üzere 77.407 kelime bulunmaktadır. (Türkçe Sözlük, Komisyon, 2005 Ankara TDK, S,XI)

Fuzûlî, Bâkî, Şeyh Gâlib, Naimâ, Kâtib Çelebî, Ebussuûd Efendi, Yahya Kemâl ve Mecelle’nin dilini anlatmaya vesile olmak, gençlere bunları sevdirecek bağlantıyı kurmak için yeni sözlükte bu kelimelerin bir kısmına yer verilmekle birlikte, bu dil ile ders kitapları yazmamak; gazete, roman, hikâye ve röportajlarda, yazılı ve sözlü medyada bu dili kullanmamak; sadece sözlük sayfalarına onları gömülü bırakmak, tedavülden kaldırılıp masa camlarının altında sergilenen kâğıt paralara çevirmek, bu dile yapılan en büyük  ihanettir.

‘Mevlid’i, Nâbî’yi anlamayan bir nesle nasıl âşinâ olacağız? Ahmed Hâşim “O Belde”sinde “Melâli anlamayan nesle âşina değiliz” diyor. 

Nâbî’nin; 
“Sakın terk-i edebden kûy-ı mahbûb-ı Hudâdır bu
 Nazargâh-ı ilâhîdir makâm-ı Mustafâdır bu” 

beytini anlayamayan insanlarımızla biz nasıl âşinâ olacağız? Bazı lise edebiyat kitaplarında İstiklal Marşının altına bilinmeyen veya yabancı kelimelerin yazılması ayıp olarak bize yeter de artar.

Yüz sene evvel herkesin birbirine âşinâ olduğu o nesli kim çaldıysa geri versin. Yoksa bana maalesef “Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç” mi diyorsunuz? Heyhât!  Hayıf bana, yazık bana, vah bana...

 


İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…