Kuşku, Şüphe

Dr. Nuri Koçyiğit 08.09.2020 1465
B
izler Türkçede mevcut bütün kelimelerin, soyuna-sopuna bakılmadan muhafaza edilmesini istiyoruz. Bir de, herhangi bir kelimenin, yanlış veya yersiz olarak asıl manası dışında kullanılmasını uygun görmüyoruz. Çünkü böyle bir hareket hem dili fakirleştirir, hem de mefhum karşılığına sebep olur. Fakat, ne hikmetse, kendileri ideoloji bakımından beynelmilelci, dünya görüşü itibariyle ümanist ve fikir yönünden  de kozmopolit oldukları halde, yalnız dil konusunda ırkçı kesilen bazı aydınlarımız, Türkçedeki yabancı asıllı kelimelere karşı amansız bir savaş açmışlardır.

Bu yüzden dilimizdeki nice sözler katledilmektedir. İşte ‘’Şüphe’’ ve ondan türeyen bir çok kelime de böyle öldürülmek istenilen kelimelerdendir. Onların yerine de ‘’Kuşku’’ ailesini yerleştirmek istiyorlar. Halbuki ‘’Kuşku’’ korku, endişe ve tedirginliğe dayalı şüphe demektir. Ondan türeyen kuşkulanmak fiili de; ‘’Korkup ürkmek, işkillenmek, tedirgin olmak, endişeye kapılmak’’ manalarına gelmektedir. Yani akılcı filozof Deskartes’in (hakikate ulaşmak için) araştırma metodu olarak seçtiği ilmi şüphe ile, ‘’septique’’ filozofların ‘’Felsefi şüphesi’’ ile kuşkunun hiçbir ilgisi olamaz.

‘’Şüphe bir nura doğru koşmkatır’’ diyen Tevfik Fikret’in şüphe’si dahi, bu kelimeyi yanlış kullananlardan ‘’kuşkulanır’’. Nitekim, Dil Kurumu’nunkinden başka sözlüklerde de kuşku’ya şüphe manası verilmemiştir. Bu iki kelime arasındaki mana ve  kullanış farkını şu örneklerde açıkça görürüz:
Kuşkulu adam: ‘’ Vehimli, tedirgin, endişeli adam’’dır.

Şüpheli adam: ‘’ Bir kötülük yapacağı sanılan, kendisine güvenilmeyen, kim olduğu bilinmeyen bir kimse’’dir. 

Mehmet Akif’in aşağıdaki beytinde de kuşkulanmak fiili tam ‘’ endişeye düşmek, tedirgin olmak ve işkillenmek’’ manasındadır:

Tükürün cephe-yi Lâkaydına Şarkın tükürün!
‘’Kuşkulansın’’ görelim, gayreti halkın, tükürün!

Gelelim kuşkusuz kelimesine . TRT programlarını takip edenler hatırlayacaktır!  ‘’Kuşkusuz’’ sözü birçok kelimeyi ve kavramı yok edecek şekilde her yerde kullanıılmaktadır. Artık aynı tavır günlük hayata de aksetmiştir. 

Mesela; Filimde hanım kız soruyor:  ‘’Beni seviyor musun?’’ 
Delikanlı; ‘’ Elbette seviyorum’’ demiyor, ‘’Kuşkusuz seviyorum’’ diyor. 
İdare meclisi başkanı soruyor: ‘’Yarınki toplantıya katılacak mısın?’’ 
Üye: ‘’Mutlaka katılacağım’’ demiyor,  ‘’Kuşkusuz katılacağım’’ diyor. 
Genç doktor, hocasına: ‘’Muhakkak siz bizden tecrübelisiniz’’ demiyor ‘’Kuşkusuz siz bizden daha deneyimlisiniz’’ diyor. 

Gazeteci yaşlı sanatkâra soruyor: ‘’Tekrar sahneye çıkmak ister misiniz?’’ 
Yaşlı adam: ‘’ Tabii isterim’’ demiyor, ‘’ Kuşkusuz isterim’’ diyor. 
Açık oturum idarecisi lâfı toparlarken: ‘’Her halde hepimiz aynı kanaatteyiz’’ demiyor, ‘’Kuşkusuz hep bir kanıdayız’’ diyor. 

Hasılı, ‘’ Galiba, hakikaten, şüphe yok ki ona ne şüphe, tahminimce şüphesiz...’’ vs gibi daha nice kelime ve tâbir bir tarafa atılmış, hepsinin yerine kuşkusuz oturtulmuştur. Bunda millet parasıyla yaşayan TRT’nin günahı çok büyüktür...

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…