Kullanmaktan Vazgeçemeyeceğimiz Türkçe Kelimeler

Prof. Dr. Orhan F. Köprülü 01.08.2012 3068

Uydurma dil modası, herşeyi o kadar bozdu ki, yalnız tek uydurma kelimeler dilimize yerleşir gibi görünmekle kalmadı; lisanımızın ahengi, mantığı da zedelendi. Ama işin en acı tarafı, dilden Arapça ve Farsça asıllı kelimeleri atıyoruz derken herşeyi ile Türkçe olan kelimeler de kullanılmaz hâle getirildi.

Bu yazımızda, her yanı ile Türkçe olduğu halde tedavülden kaldırılmaya çalışılan iki kelime üzerinde duracağız. Bunlardan birincisi, “bakım” kelimesidir. Burada sözünü ettiğimiz “bakım” kelimesi, bizim kastettiğimiz mânâda, “bakıma” veya “bakımdan” şeklinde dilimizde geçer.

Son yıllarda, bir terim olarak ve “zaviye” kelimesi karşılığı ortaya atılan “açı” kelimesi, “bakıma” veya “bakımdan“ şeklinde dilimizde öteden beri kullanılan özbeöz Türkçe bir kelimeyi bile, kendini yeni “kuşaklar” sanan genç neslin lügatçesinden çıkarmaya çalışmaktadır.

Bu iddiamızı bir kaç misalle gösterebiliriz. Meselâ, son günlerde gazetelerimizde yer alan "son altı ayın hükumet açısından bir bilançosunu yapmakta fayda var" cümlesinde “açı” yerine, “bakım” kelimesi kullanılsaydı cümle şöyle olacaktı. "Son altı ayın hükumet bakımından bir bilançosunu yapmakta fayda var". Hiç şüphe yok ki bu ikinci cümle dilimizin âhengine ve mantığına birinci şekilden çok daha uygundur.

"Bir açıdan alıcı, bir açıdan satıcı haklıdır" cümlesinin, "bir bakıma alıcı, bir bakıma ise, satıcı haklıdır" şeklindeki ifâdesi dilin,en azından ahengi bakımından çok daha yerinde olurdu. 

"İnsanın birçok açılardan kendini farklı görmesi tabiîdir" cümlesini "insanın bir çok bakımdan kendisini haklı görmesi tabiidir" şeklinde söylemek hiç değilse kulağa daha hoş ve ahenkli gelir.

Son zamanlarda ortaya atılan ve yerli yersiz, üç-beş kelimenin birden yerini almaya çalışan “neden (?)” Kelimesi, yine yüzde yüz Türkçe bir kelime olan “yüzünden” sözünü büyük ölçüde arka plana atmış ve bir çok gençler bu kelimeyi kullanamaz hâle gelmişlerdir.

Bu iddiamızı da yine bir kaç misalle göstermekte fayda vardır. Meselâ, "Ahmed'in nedeniyle başım derde girdi" (veya başımın derde girmesine Ahmet neden oldu) cümlesindeki kakafoni "Ahmed'in yüzünden başım derde girdi" şekline sokulursa kendiliğinden ortadan kalkar.

Unutmamak gerekir ki “yüzünden” kelimesi ancak menfi hallerde kullanılır. Meselâ “senin yüzünden adam oldum" yanlış, buna karşılık, "senin sayende adam oldum" doğru bir cümledir. "Heyelan nedeniyle yol kapandı" cümlesi Türkçeyi katlederken "heyelan yüzünden yol kapandı" şekli Türkçenin hakkını verir. "Dil anarşisi yüzünden kültürümüz bu hale geldi" dersek bu, içinde olduğumuz durumu açık seçik gözler önüne serer.

Sadece iki Türkçe kelime için verdiğimiz şu bir kaç örnek dahi lisanımızın, dil bilgisinden ve sevgisinden mahrum kimseler elinde nasıl gülünç ve acınacak bir hâle geldiğini, okuyucularımıza bir defa daha göstermiştir sanıyoruz.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…