Kim Kime Uyacak

Prof. Dr. Erol Güngör 16.04.2010 3437

Ü
niversitelerimizde birçok öğretim üyesi arkadaşımız uydurma dil kullanıyor, kendilerini buna zorluyorlar. Yaptıkları işin ilme ve sağduyuya aykırı olduğunun pekala farkındadırlar, ama "öğrenciler o dili anladığı için" öyle konuşup yazdıklarını söylüyorlar. Aslında bunların yaptığı şey, hırsızlığı ortadan kaldırmak için çalmayı meşru saymaya benzer. Bilgisizliği ortadan kaldırmak için, cehaleti bilgi sayma yolunu tutmuşlarda.

Öğrencinin anladığı dille konuşmak, öğrenciyi öğrenme yükünden kurtarmak demektir. Hiç kimse doğuştan dil bilerek gelmez. Dil sonradan öğrenilen, öğrenilmesi de çok uzun yıllar alan bir bilgidir. Bizim bazı meslektaşlarımız öğrenciyi belli bir dil biliyor olarak kabul ediyorlar ve kendilerini ona uydurmaya çalışıyorlar. Aslında öğrenci, Türkçenin belki onda birini bilmekte, kendisine anlatılacak herşeyin bu cılız lügatçe içinde verilmesini istemektedir. Dikkat edilirse, bugünün öğrencileri sadece dil konusunda değil, diğer bütün bilgi konularında da aynı tutum içindedir.

Elli sayfalık bir konuyu beş sayfa halinde anlatmanızı, iki numaralı bilgisine sekiz numara vermenizi ister. Hiç devam etmediği halde vize verseniz, hatta hiçbir imtihana girmediği halde diploma verseniz bundan şikâyetçi olmaz, işte öğrencinin bu tutumu, onu kendisine uyduracak yerde kendini ona uydurmaya çalışan büyüklerinin günahıdır.

Öğrenci bir kelimeyi, bir deyimi bilmiyorsa onu öğrenmek zorundadır. Tıpkı Fransızcayı, İngilizceyi nasıl öğrenmeye çalışıyorsa Türkçeyi de öğrenecektir, öğrencinin tutumunu meslektaşlarımız çok yanlış değerlendiriyorlar. Mesele öğrencinin şöyle veya böyle bir Türkçeyi tercih etmesi meselesi değildir, öğrenci sokakta veya televizyonda öğrendiği dilden daha fazlasını öğrenmekten kaçmaktadır. Tıpkı daha fazla kitap okumaktan, daha çok derse devam etmekten, daha çok laboratuvar deneyi yapmaktan kaçtığı gibi.

Öğretimin gayesi,bilgisi olmayana bilgi vermektir.Size birşeyler öğrenmesi için gönderilen genci herşeyi biliyor sayar ve kendinizi onun seviyesine uydurmaya kalkarsanız, ona ilim yerine cehalet öğretmiş olursunuz.

Öğrenci uydurma (düzmece) kelimeleri de kendisi keşfetmiş değildir, şurada veya burada öğrenmiştir. Bir şeyin yanlışını ve kötüsünü öğrenebilen adam niçin doğrusunu öğrenmesin? Öğrencinin cahilliği hoca için mazeret haline geldiği anda okulların kapısını kapatmaktan başka çare yoktur.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…