Kelimeler Sembollerdir

Prof. Dr. Ayhan Songar 05.10.2009 3664
D

il, bir "uydurma sesler topluluğu" değildir. Her kelime, beynimizde, konuşma merkezlerinde yerleşmiş mefhumlara tekabül eden birer "mücerret" "sembol" dür ve insanlığın zuhurundan bugüne, insan düşüncesine paralel olarak gelişmiş, olgunlaşmıştır, Bu arada, zaman zaman yeni mefhumlar için kelimeler bulunmuş (uydurulmuş değil) ve gerektiğinde de çeşitli insan toplukları birbirlerinden kelime alıp vererek dillerini zenginleştir mişlerdir.

Bir dilin ihtiva ettiği kelime sayısı, o dilin ifade gücünü belirler. Bir insan konuşma veya yazı dilinde ne kadar birbirinden farklı kelime kullanabiliyorsa o kadar "akıllı" dır. Kullanabileceği kelimelerin sayısı ise onun konuşma dili ile sınırlandığından, demek oluyor ki, insan zekası ve aklı, o insanın mensup bulunduğu toplumun lisanı ile sınırlıdır. Mesela, ingilizcede 120.000 kelime vardır. Gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biri olan Shakespeare eserlerinde birbirinden farklı ancak 30.000 kelime kullanmıştır. Onu Victor Hugo, onu da Goethe takipeder.

Kur'an-ı Kerim'in Arap dilinde nazil olmasının hikmetini herhalde bu dilin üstün ifade gücünde aramak gerekir.

Dilde "yabancı kelime" olamayacağı gibi, bir dilin "özleşmesi" de düşünülemez. Bir ihtiyaç karşılığı başka dillerden alınan kelimeler o dilin potasında eritilerek hazmedilir ve o dile maledilirler. Rumcadan lisanımıza girip de Arapça zannedilen "Efendi" ve "Kaldırım" kelimeleri, Arapçadan batı dillerine geçerek Fransızcadan bize alınan "Alkol", İngilizceden aktarıldığı halde tamamen başka manaya kullanılan "Spiker", gene aynı şekilde, kullanılış yeri ve anlamı degiştirilerek Arapçadan alınan "Mektep" kelimelerinin Türkçe olmadığını iddia etmek, sığır eti yiyen bir insanın artık insan değil bir sığır olduğunu iddia kadar gülünç ve saçmadır.

Yabancı kelimeleri ayıklamaya çalışmak ve kelime uydurmak, dilin ifade gücünü ve dolayısıyle o dili konuşanların düşünce kabiliyetini tehlikeli bir surette kısırlaştıracaktır.

Bugün konuşulan Fransızcada sadece 22 "Öz Fransızca" (yani Gaulois dilinden gelme) kelime olduğunu düşünürsek, Türkçemizin ne derece saf ve temiz kaldığını daha iyi idrak ederiz. Bu da Türkçenin kuvvetidir.

Düşünce âletimizi,dilimizi, birtakım dernek, kurum veya yazarların kelime uydurarak ve tasfiyelere girişerek degiştirmeye kalkması ise, cerrah olmayan bir kimsenin eline neşteri alip apandisit amaliyatı yapmasından daha vahim neticeler doğuracak bir teşebbüs olmaktan ileri gidemez.

 

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…