İğneli Fıçıdaki Türkçe

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 19.08.2011 2546
D
il bir milletin dehasından doğan, o milletin tarihi, kültürü, medeniyeti ve karakteriyle beraber nesilden nesile geçerek devamlılığını temin eden muhteşem bir sistem, mucizevî bir kuvvettir.

 Dilin mahvı milletin, dolayısıyla Devletin mahvı demektir. O halde bir partinin, bir kurumun, bir derneğin malı olmayan Türkçemize, bütün geçmişimiz ve geleceğimiz olan bu aziz varlığımıza Türk Devletinin sahip çıkmasını istemek en tabiî hakkımızdır. Zira Türk dilinin yaşamadığı yerde ne vatan kalır ne millet ne de Devlet.

 Asırlar boyu katmer katmer gül gibi açan Türkçemizin katmerli bir cehalet ve kasıtla kurutulmasına, ısırgan otu gibi yayılan o eciş bücüş, nursuz pirsiz "sözcük" baskınına uğramasına seyirci kalınamaz. Biz tesadüfen bir araya gelmiş otobüs halkı, mahalle halkı, kuru kalabalık falan değiliz.

 Devlet kurmuş şanlı şerefli bir milletiz. Böyle bir milletin dili ancak kurulacak bir "Dil Akademisi"nin, ilmî ve edebî salâhiyet sahiplerinin yapacakları çalışmalarla daha da zenginleştirilip-güzelleştirilebilir.

Hiçbir medeniyet dili yoktur ki, başka dillerden kelime almış olmasın. Hiçbir medeniyet dili yoktur ki, öz olduğu veya olabileceği düşünülsün. Fransızca mı, İngilizce mi, Almanca mı öz? Özfransızca, özingilizce, özalmanca duyulmuş mudur hiç!

 Diller arasındaki kelime alışverişine mani olmak mümkün değildir. Yapılacak şey dilin ifade gücünü arttırarak, söyleyebilir hale getirerek, yabancı kelime akınının hızını kesmektir.  Eşiktekinden beşiktekine herkesin bildiği, yabancılığının farkına varmadığı, her şeyiyle bizim olmuş kelimeleri söküp atmaya kalkmak dilde derin yaraların açılmasına sebep olur.

 Tasfiyecilerin zorla yerleştirmeye kalktıkları şu uydurma, şu zevksiz, şu ham halat "sözcük"ler dilimize diken gibi batıyor. Diken ne kelime, hele radyo dinler, televizyon seyrederken iğneli fıçıya düşmüş gibi oluyoruz.

 Küçücük çocuklar bile rahatsız bundan. O şuursuz denecek yaşlarında, anlaşılmaz bir dil duygusuyla, anadilleriyle üvey bir dil olan öztürkçe arasındaki korkunç farkı anlayıveriyorlar. Hikâye ve masal dinlemeye alışmış bir karışlık yumurcak, annesinin:

- "Evlâdım, sana bir öykü anlatayım mı?" sualine, içinde bin ışık yanan o kocaman gözleriyle gülerek: 

- "Amaa! öyle okulda konuşulur, evde konuşulmaz ki!" diyor. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde olmuş her şeyi, hattâ belki de hiç bilmediği kelimelerle anlatıldığı halde, ağzından sular akarak dinleyen çocuk, sıra "öykü" falan gibi gûlyabanîlere gelince neden itiraz ediyor acaba?

 Yalnız çocuklar mı, öztürkçecilerin rahle-i tedrisinde öğrendiğimiz onun bunun keyfine göre uydurulmuş "nesebi gayri sahih" "sözcük"lerden milletçe hepimiz rahatsızız.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…