“Hesap” yerine “aritmetik”, “hendese”
yerine “geometri” dediler.
Halbuki “hesap-hendese” kelimeleri sâdece
Türkiye Türkleri arasında değil bütün dünya Türkleri arasında konuşulan bilinen
sevilen kelimelerdendi.
Meselâ Azerbaycan
Türkleri de Uygurlar da bizim gibi “hesap”
diyorlardı. Şimdi de “hesap”
diyorlar. Türkmenler “hesap”
diyorlar. Tatarlar ve Özbekler ise “hisap”
diyorlar. Kazakların ve Kırgızların hesabında “h” harfi düşmüştür. “Hesap”
“esep” olmuştur.
Türkçede (h)
harfi ile başlayan kelime olmadığı için bazı Türk toplulukları hesaba esep
demişlerdir.
Bizde “hesap” kelimesinin hesabını görmek
isteyenler, sâdece okul kitaplarında başarılı oldular. “Hesap” yerine matematik dersleri okuttular. Ama güzel Türkçe’mize
deyimler hâlinde giren, veya atasözlerimize karışan o güzelim “hesap” kelimesinin yerine Yunanca’sını
koyamadılar. Halk tutmadı! Meselâ halkımız milletimiz, “hesaplaşmak” yerine “aritmetikleşmek”
demedi.
“Hesap etmek, hesap vermek” yerine “aritmetik etmek, aritmetik vermek” denilir
mi hiçi? “Hesapsız kitapsız”
yaşayanlar, “hesap gününden”
korkmayanlar boşuna yoruldular. “Hesap
tutmayanların” hesapları boşa çıktı. Nev Yunânîlerin aretmetikleri iyi idi,
ama onlar hesaplarının şaştığını gördüler. Onlar aritmetik günlerine sâdece
okullarda katıldılar.
“Ebcet hesabı” yerine, “ebcet aritmetiği”, “parmak hesabı” yerine “parmak aritmetiği” diyemediler. Onlar “hesapsız kitapsız” adamlardı. Milletimiz
onlara “aritmetiksiz, betiksiz”
adamlar nazarıyla bakmadı. Onlara yine “hesapsız,
kitapsız” adamlar dedi. Onların “ince
hesaplı” olduklarını çok iyi anladı.
Türkçe’mizin
inceliklerini bilenler, atasözlerimize kadar giren “hesap” kelimesinin “aritmetik”
kelimesiyle değiştirilemeyeceğini onlara anlatmaya çalıştılar. Nev Yunânîler’in
bulunduğu toplantılarda, şu atasözlerimizi yüksek sesle söyleyenler çok oldu.
– Hesap
bilmeyen kasap, elinde ne satır kalır ne masat.
– Hesap ettim
kitap ettim, alt çenesi eksik geldi.
– Hesabı pak
olanın yüzü ak olur.
– Hesabın büyüğü
küçüğü olmaz.
– Yanlış hesap
Bağdat’tan geri döner.
– Evdeki hesap
çarşıya uymaz.
Milletimiz Türkçe’miz
üzerinde hadsiz hesapsız kötülükleri olanların hesabını hesap gününden önce
gördü.
Yunanca hayranları “Yanlış matematik Bağdat’tan geri döner” diyemediler.
“Evdeki matematik çarşıya uymadı”,
sâdece hesap derslerinin adını değiştirmede başarılı oldular. Daha da ileri
gidemediler.
Türkçe hesabımız pak olduğu müddetçe yüzümüz hep ak olacaktır.