Fış Fış Kayıkçı

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 13.04.2022 1008
P
rof. Dr. Mehmet Kaplan Hoca şöyle diyor: “Kültürlü olmak demek, târihin ve eski eserlerin terbiyesini almak, olgunlaşmak, ondan sonra yeni eserler vücûda getirmek veya rûhunu onlara da açmak demektir.

Başka bir şey daha var: Biz cihangirlik dolayısıyla târihimiz boyunca yetmiş iki milletle bir arada yaşamış, onlarla alışveriş yapmış, haşır ve neşir olmuş bir milletiz. Böyle oluş bize bir zarar vermemiş, bilakis bizi zenginleştirmiş dünyanın efendisi yapmıştır".

Dilimizi, dinimizi, târihimizi, edebiyatımızı, felsefemizi gelenek ve göreneklerimizi, velhâsıl bizi biz yapan her şeyimizi aşağı yukarı unuttuğumuzdan beri "dünyanın efendisi" olduğumuzu da hatırlamaz olduk. Dünyâya insanlığı, adaleti, hoşgörüyü, büyüklüğü öğreten Osmanlıdır. Osmanlıyı unuttuk, inkâr ettik, kötüledik. Biz kimiz diye sormadık, kime benzesek diye düşündük. Avrupalıya mı, Amerikalıya mı? Kafamız karıştı, şahsiyetimizden olmaya başladık. Bir cihan imparatorluğu olan Osmanlı imparatorluğundan bize kalan mîrası öyle veya böyle reddettik. Reddettikçe çok ilerici ve çok aydın olduğumuzu zannettik. 

Dil bir milletin rûhudur. "Öztürkçe" denen felaketle rûhumuz karardı. Ortak dilimiz, ortak kültürümüz kalmadı. Üniversitelerde okuyan gençlere dikkat ediyorum, pırıl pırıl insanlar. Bu çocuklara ne târih öğretilmiş, ne edebiyat, ne Türkçe. Çoğu bunları öğrenememiş olmanın sıkıntısını çekiyor. Nerede ve nasıl öğrensinler? Bütün mesele burada! 

Dünya yüzünde saf dil yoktur. Bütün diller birbirinden kelime alır. Bu kelimeler ya olduğu gibi alınır veya halkın ağzında değişir. Halk kelimenin köküne veya menşeine bakmaz, işine yaramasına bakar. İşimize yarayan benimsediğimiz sevdiğimiz kelimelerle, hele bunların ifâde ettikleri mânâları, mefhumları karşılayabilcek kelimelerimiz yoksa, oynamamak gerekir. O Arapçadır, bu Farsçadır yaşayan canlı kelimeleri öldürmek cinayettir. Katledilen kelimelerin arkalarında bıraktıkları boşluk neyle ve nasıl doldurulacak? 

Fransızca "honneur"den bozma şu "onur " kelimesini düşünün. Nâmus, şeref, gurur, vakar hepsi bu Onur’un içinde!… Halbuki yok edilmek istenen bu kelimelerin taşıdıkları mânâlar da başkadır, kullanıldıkları yerler de!

"Neden" soru zarfıdır ama artık her derde devâ! Sebep, münasebet, dolayısıyla, yüzünden, sâyesinde, ötürü gibi kelimelerin cümlesinin yerine neden denilecek! "Olay" hâdise midir, vak’a mıdır, ortaya çıkan hal midir, dikkati çeken şey midir? Hepsi olabilir!

Merhum Refi Cevad Ulunay'a “Mutlu musunuz" diye sormuşlar. “Hayır Konyalıyım” demiş. Tecâhül-i ârifâneden gelmiş: Mesut, bahtiyar, memnun, huzurlu, tâlihli, uğurlu gibi kelimelerin karşılığı olarak kullanılan mutlu kelime olarak doğru da olsa ne çok mânâ yüklenmiş!

Bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek, dilimizi zenginleştirebilecek, bizi İngilizceye, Fransızcaya muhtaç etmeyecek, Türkçenin yapısına, dehâsına, zevkine uygun, kolayca benimsenecek yeni kelimeler yapılabilseydi!... 

Böyle kelimeler teklif edilmediği gibi bir taraftan millî hâfızaya yerleşmiş, bizim olmuş kelimelerimiz yok ediliyor, bir taraftan da eş mânâlı denilen kelimelerimiz kullanılmaz hâle getiriliyor. Bu gidişle fış fış kayıkçı çocukluğumuza dönüp mama’larla, atta’larla, cicilerle, kaka'larla konuşacağa benzeriz.










İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…