Eski Türkçe Bilirim

Prof. Dr. Şükrü Elçin 09.12.2009 3561
1

978 yılı Ekim ayında Arnavutluk İlimler Akademisi'nin davetlisi olarak 3. Millî Folklor Festivali'ne katıldım. Festival, Arnavutluk'un güneyindeki güzel ve târihî karakteri muhafaza edilmiş Girokastra şehrinin kalesinde bir hafta müddetle devam etti. 

   Devlet ve millet birlik ve beraberliği ile bilgi, şevk ve organizasyon harmonisi içinde gerçekleştirilen bu dört başı mâmur festivalde Folklor Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Zihni Sako ile gayretli arkadaşlarının büyük payını unutmamak lâzımdır.

   Seyahatimiz, an'anevî Arnavut misafirperverliğinin inceliği içinde bir rüya gibi geçti. Girokastra'ya vardığımızda, şehrin meydanlarına taşan coşkun mahallî müzik ve dans gösterileri sırasında adı geçen Enstitünün ikinci Başkanı Mustafa Beğ beni Kosova'dan gelen bir Arnavut kızı ile tanıştırdı.

  Bu sevimli, elmacık kemikleri çıkık zeki kızın babası İstanbul'da yaşıyordu. Kendisi Fen ve Tıp öğrenimi görmüştü. Türkçe bilip bilmediğini sordum. Bana âdeta mahcubiyetle, Rumeli şivesiyle "Eski Türkçe bilirim, radyo, televizyon Türkçe bilmem” dedi. Ona; "Ben de eski Türkçeyi biliyorum, merak etme, seninle anlaşırız " deyince adetâ ferahlık duydu, yüzü aydınlandı!

   Arnavutlar, festival günlerine mahsus olmak üzere dış ülkelerden gelen misafirleri için Saranda Otelini ayırtmışlardı. Saranda, İyon Denizi kıyısında, Korfu adası karşısında bizim Ayvalık'ı hatırlatan sakin bir sahil kasabasıdır. Biz festival boyunca her akşam Girokastra'ya takriben 50 km. mesafedeki bu kasabaya gidip geliyorduk.

   Bir sabah otelin terasında Akademinin değerli başkanı tarihçi Prof. Alex Buda ve hanımı ile Türk kahvesi içerken bize dağıtılan festival programlarının müzik metinlerinde birçok Türkçe kelimeye rastladığımı ve husûsiyle "Gurbet" ve "Sevda"nın dikkatimi çektiğini söyledim. Arnavut kadınlarının mükemmel bir temsilcisi olan Bayan Buda: "Sevda ne demek, dilimizde ve türkülerimizde 'Kara sevda' bile var." dedi.

  Uzun asırlar kader birliği ettiğimiz Arnavutların Türkçemizin soylu kelimelerini isimlerinde, yemeklerinde, âdet ve an'anelerinde devam ettirdiklerini görmenin sevincini yaşarken; Türk Radyo ve Televizyonu vasıtasıyla 45 milyona ve dış Türk Boylarını hesaba katarsak daha çok insana siyah kargalar halinde geçit resmi yaptırılan, Türk Dil ve Tarih şuuru ile ilgisiz, köksüz   papağan  dilini:   "zorunlu, nedenli, sevecenli, anımsamalı, mantıksallı, olasılıklı…" argoyu esefle hatırladım.

İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…