Eş Mânalar

Prof. Dr. Beynun Akyavaş 07.04.2022 1327
K
elimelerindeki hece sayısını mümkün olduğu kadar azaltan dillerin kelime sayısını mümkün olduğu kadar çoğalttığı bir hakîkattir. Yükselen kültür seviyesi, ilerleyen medeniyet ve teknoloji yeni kelimelerin doğmasına ve diller arasındaki kelime alış verişinin hızlanmasına sebep olmaktadır. 

Bu arada kelimelerin taşıdıkları mânâlar çoğalmakta ve eş mânalar, (synonyme) denen ama aslında hiç de eş mânâlı olmayan kelimeler artmaktadır. Misal vermek gerekirse, ha paşa ha general, ikisi de bir denilemez. General bir rütbedir ama anaların oğlu ne profesör olur ne vâli, mutlaka paşa olur. Ana oğlunu benim paşa oğlum diye sever. Meselâ: "baş, kafa, kelle, ser ve şef" sâhiden eş midir? Baş Türkçe, kafa Arapça, kelle ve ser Farsça, şef Fransızcadır. 

Bunlar eş mânâlı oldukları halde birini ötekinin yerine kullanamayız. 

Baş üstüne, baş belâsı, başıma gelenler, başında kavak yelleri esiyor, evlâtlarının başı için, başımın gözümün sadakası, azıcık aşım ağrısız başım, büyük başın derdi büyük olurmuş gibi tâbirlerimizden, atasözlerimizden baş'ı kaldırmak mümkün olmadığı gibi, kafa dengi, kafa kâğıdı, kafası kızmak, kafa patlatmak, kafa tutmak, kafatası, kalın kafalı, kafalı, kafasız; kellesini koltuğuna almış, kellesini uçurmak, kelle kulak yerinde, pişmiş kelle, kelle şekeri; sermâye, serdengeçti, serbest, sersem, serseri, sarhoş, serdar, serhat, ser verir sır vermez; orkestra şefi, gar şefi, şef garson gibi sözlerimizden kafa, kelle, ser ve şefi Türkçe değildir diye atmak da  mümkün değildir.

Hiçbir kültür dili yoktur ki, başka dillerden kelime almış olmasın. Hiçbir kültür dili yoktur ki, öz olduğu veya olabileceği düşünülsün. Diller arasındaki kelime alışverişine mâni olmak mümkün değildir. Ancak dilin ifâde gücü dilin bünyesine, mantığına, zevkine uygun bir şekilde arttırılarak yabancı kelime akınının hızı kesilebilir. Yabancı dillerden alınan kelimeler dilin içinde hazmedilmiş, eşiktekinden beşiktekine herkesin yabancı olduğunu hissetmeden, yadırgamadan kullandığı kelimelerse, üstelik babadan evlâda intikal etmişlerse bunlarla uğraşmamak gerekir.

Yabancı bir dilden alınan kelimelerin acclimater olması, zihnî ve hissî alışkanlıklarımıza uyması, dilin içinde erimesi gerekir. Gelgelelim dilin kendine mahsus sırları vardır. Neden öyle olmuş da böyle olmamış! Bilinmez. Farsçadan ciharşenbih alınmış. Cihar dört demektir. Pazardan başlayarak haftanın dördüncü günü. Ciharşenbih Türk’ün ağzında çarsamba olmuş. Ciharşenbih çarşamba olmuş ama cihar atıp şeş oynamaya devam ediyoruz!…

Kendi kanunlarıyla kendi yolunda bir sistem dahilinde ilerleyen dilleri zenginleştirebilmek için İlmî müdâhalelerde bulunulması tabiîdir. Ancak dilin kanunları, mantığı ve psikolojisi bilinmedikçe doğru kelime yapılamaz. Dikkat buyurulursa halk kendi kanunlarına sahip çıkıp hiç şaşmadan doğru ve güzel kelime türetiyor. 

Hem Kök, hem ses, hem yapı ve hem de mânâ bakımından doğru olan bu kelimeler bâzen eklerle türetme, bâzen birleştirme, bâzen tercüme ve benzetme yoluyla ortaya çıkıyor: Denizaltı, buzdolabı, tatil köyü, gecekondu, gökdelen, kaptıkaçtı, dolmuş, biçerdöver, yanardağ, düdüklü tencere, vs. Halk her zaman sâdelikten yanadır. Onda züppelik ve özenti yoktur.












İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…