En Zengin Türk Dili: Osmanlı Türkçesi

Prof. Dr. Abdülkadir Karahan 28.10.2021 1310
D

uygu, düşünce, hayâl ve arzuların ses, işâret veya jestlerle belirtilmesi, ifâde edilmesi manasını taşıyan dil; bir toplumun en güçlü ve yazıya intikâl ettiği zaman da gelecek nesillerinin paha biçilmez ortak kültür mirâsını meydana getiren mânevî değerlerinin en uzun ömürlü varlık kaynaklarından bir başlıcasını temsil eder.

Yaklaşık olarak milâdın V. asrından sonra ve özellikle VI. ve VII. yüzyıllara ait olduğu tesbît edilen Yenisey Kitâbeleri’yle yazılı ilk mahsulleri bilinen Türk Dili’nin ilk olgun sayılmaya değer metinleri: Orhun Âbideleri deyimiyle tanınan ve 732, 735 tarihlerinde dikilmiş bulunan Kül-Tigin ve Bilge Kağan’ın hatıralarını yaşatan abidelerdir. Türkçenin en eski, ana gramer yapısını ihtiva eden bu ilk yazı diline ve örneklerine, Türkologların, Eski Türkçe adını vermiş olmaları yerindedir.

Divanü Lugati’t-Türk Ve Kutadgu Bilig

XII-XIII. yüzyıllara kadar devam eden ilk yazı dili devresinin en mühim eserleri: hiç şüphesiz Orhun Âbidelerinden çok sonra ve Türklerin İslâm’ın nuru ile şereflenmelerini izleyen yıllarda yazılan Kâşgarlı Mahmud’un Divanü Lûgati’t-Türk (yazılışı yaklaşık olarak 1077) adlı muhteşem denilmeğe layık eseri ile (ki büyük ve çok yararlı bir sözlük vasfı ağırlıklıdır) Yusuf Has Hâcib tarafından kaleme alınan ve Türk kültür tarihinin de gerçekten önemli bir ürünü vasfı da taşıyan Kutadgu Bilig (tamamlanışı 1070) şaheseridir.

Yüzyıllar Boyunca Konuşulan Dil

Orta-Asya’dan başlayarak, Kafkaslarda, Azerbaycan’da, Kırım’da, Volga Irmağı kıyılarında, Doğu Avrupa’da ve hattâ Kuzey Afrika’da, özellikle bütün Anadolu ve Rumeli’de yüzyıllar boyu konuşulan Türk Dili için, bazı Doğu-bilimci ve seyyahların: “Orta-Avrupa’dan Orta-Asya’ya kadar uzanacak yolculuk yapacak bir münevver, esaslı bir müşkûlata uğramaksızın, konuşabildiği Türkçe ile her gittiği yerde iyi bir misafir muamesi görebilir”, manasındaki görüşleri, geçen asrın sonlarına kadar değerini korumuştur.

Türk Dili’nin XIV. yüzyıldan itibaren ayrıldığı üç yazı kolundaki eserlerini ve o dil lehçeleri ile konuşanların, öyle çok farklı bir kelime yapısı, gramer ayrılığı da mevcut olmadığından, bu lehçelerin birini iyi bilen kişi, ötekilerden de çok güçlük çekmeden yararlanabiliyordu. Gerek Orta-Asya Ortak Edebî Türkçesi, gerek Azerî Türkçesi ve gerekse Türkiye-Osmanlı Türkçesi, adı ve coğrafya bölgesi ne olursa olsun Türk halkının dili ve tabiî olarak da onun duygu, düşünce ve hayallerinin en güzel ifade vasıtasıdırlar. Bunları kendi içlerinde de dönemlere ayırmak kâbildir.

Dil Devrimi Şemsiyesi Altına Sığınanlar

Fakat ne yapılırsa yapılsın Türk dilinin bütünlüğü, birliği, aynı kaynağın verimi olduğu gerçi değiştirilemez. Son 50-60 yıl içinde özellikle bizde, bazı kuruluş veya kişilerin Dil Devrimi şemsiyesi altında –çoğu zaman bazı şahsi menfaatlerin de tesiriyle– ana dile yaptıkları kötülüğün izlerini silmek kolay olmayacaktır. Dilde elbette gelişme olabilir, hatta olmalıdır da. Ama babanın evladını anlayamamasına kadar sürdürülen ve birçok defa da uydurma ve ilmîlik vasfından yoksun çabalardan doğma görüş ve davranışların mahsulü olan sözde mesaiyi hoş görmek mümkün değildir.

Türkiye-Osmanlı Türkçesi

Bir yanlış anlamaya sebep olmamak için Orta Asya Ortak Edebî Türkçesi terimi ile belirtmek istediğimiz: Çağatay, İlhanlı ve Altınordu alanlarında yazılmış bulunan eserler döneminden ibarettir. Buna Timurlular devrinin bir bölümünü de katıyoruz. Âzerî Türkçesi dediğimiz ise: Batı Türkçesini Oğuz kolunda kaynaklanmış olup Türkiye Türkçesi’yle fonetik, morfoloji ve söz hazinesi bakımlarından hem ortak vasıflara sahiptir, hem de bir haylice fark taşımaktadır.

Türkiye-Osmanlı Türkçesi’ne gelince –Arapça ve Farsça bazı kelime, deyim ve terimlerin bünyesine yerleşmiş olmasına rağmen Türk Dünyası’nın dil ve edebiyat açısından en gelişmiş, en çok başarılı ve verimli eserler doğurmuş ve Oğuzca’nın Batı Kolu vasfıyla menşeine karşı bağlarını da sürdürmeği başarmıştır.

Bir Dilin Değeri Nasıl Ölçülür?

Bir dilin değeri daha çok o dilde yazılmış şaheserler ve yetişmiş büyük sanat ve fikir adamlarıyla ölçülür. Gelişmiş bir kültüre, derin bir tefekkürü, ince bir zevke, etkileyici bir hassasiyete, hayranlık uyandıran bir hayal gücüne malik olmayan ve bunları yazılı eserler aracılığıyla gelecek nesillerine intikale de muvaffak olamayan bir dilin tarihî ve edebî değeri tartışma konusu olur.

Hiç tereddüt etmeden denebilir ki: Türk Dili, bu saydığımız ve ehemmiyetini vurguladığımız meziyetlerin hemen hepsinden en geniş şekilde payını almıştır. Çağatayca’da Mir Ali Şir Nevâî, Âzerî Türkçesi’nde Fuzûlî gibi büyük şiir ve fikir üstadlarının eserleri o iki lehçe için değerini her zaman koruyan şahitler vasfındadır.

Fakat kabul etmek gerekir ki: Türkçenin en güzel, en zevkli, en heyecanlı, en ince hayallerle bezeli eserleri: Türkiye Türkçesi-Osmanlı, Tanzîmât, Servet-i Fünûn ve onları izleyen yirminci yüzyıl Anadolu Türkçe'sinin verimleridir.







İlgili Makaleler

Türk Dili
Türkçe'nin Cilveleri
Z
ihnim boşaldıkça, daha doğrusu rahat zamanlarımda Türkçe’nin güzelliklerini, orijinal cilvelerini düşünürüm. Mesela hırsız kelimesinin manâsı mâlûmdur “hır” sözü herhalde iyi bir vasıf olmamalı ki, başkasının malını çalana hırsız demişlerdir. Ama bunun müsbet şekli de kullanılır. Birinden olumsuz şekilde bahsederken:

—…
Türk Dili
Dil Öğretiminde Paradigma Değişimi Şart
M
illi Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in şu sözleri, aslında uzun yıllardır göz ardı edilen bir eğitim açmazını berrak bir şekilde ortaya koyuyor:

"Her imtihanda yani ortalama bir İngiliz vatandaşının bilmediği gramatik kaideleri çocuklara test imtihanında sorduk. Bu şekilde dil öğrettiğimizi varsaydık, bu mantığı…
Türk Dili
Uydurukca Türkçe'nin Felsefi Dili
K

İm demiş “Türkçe’nin şu andaki mevcut kelimeleri ile felsefe yapılamaz” diye?

Yapılır efendim, yapılır; bal gibi yapılır!

Meselâ, Hegel’in “Tinin Görüngübilimi”ni Türkçe mi okumak istediniz, işte buyurun:

“...İyi tikel özne ile onun istencinin özsel yanı olarak ilişkilidir ve böylelikle istenç yükümlülüğünü tam…

Türk Dili
Türkçe Medeniyet Dili İdi
L
isanın da bir matematiği vardır. İnsan, konuşur veya yazarken o matematik yahut lisanın kanunlarına riayet etmek zorundadır. 2 çarpı 2’nin kaç yaptığı bellidir. O gerçeği, kimse değiştiremez. Bunun gibi dilin de asırlar içinde oluşmuş kaidelerine riayet şarttır.
 
Pekâlâ; niçin “soru” değil de “sual” derdik?
 
Çünkü; Söz…
Türk Dili
Yunus Emre’nin Dili Hakiki Türkçedir
Y
unus Emre’nin kullandığı dil, zamanında herkesin kullandığı, konuştuğu dildir. İnancı, dünya görüşü ve bütün yaşayışıyla halkın, Anadolu insanının bir parçası olan Yunus’un dilde onlardan ayrılması zaten düşünülemezdi. Sanatının, belki de en büyük ve değerli tarafı da, Türkçeyi iyi kullanmış olmasıdır. “Yunus’un…
Türk Dili
RİT (Resmî İkâmeli Türkçe) Nedir?

Türkçe konuşan insanlar (millet, kavim, halk, topluluk vd.) tarafından dilin tabiî seyri içinde benimsenip kullanılan dil unsurlarının (ek, kelime, kelime grubu vd.) yerine geçmek üzere -dilin tabiî yapısına ve kānunlarına aykırı olarak- devletin karârı, kuvveti ve faâliyetiyle ikāme edilmiş unsurlarla şekil verilen…

Türk Dili
Gerçekleştirememek (!)
A

na dilimiz Türkçe, her gün büyük bir hızla bozulmaya, yıpranmaya devam ediyor. Dilin aslî yapısını bozmak, yeni kelime uydurmak çok tehlikelidir. Dünyada, Türkiye’den başka dili tahrip edilen bir millet yoktur.

Son zamanlarda öyle bir kelime peyda oldu ki; artık, gazeteci, sunucu, siyasetçi, akademisyen… hemen…

Türk Dili
Önce Osmanlı Türkçesi Sonra Ortak Alfabe
1
1 Eylül 2024’te medyada yer alan bir habere göre Türk Devletleri Teşkilatı, Türk Akademisi, Ortak Alfabe Komisyonu 34 harften oluşan Latin asıllı bir alfabe üzerinde anlaştı. Bu, uzun yol daha ne kadar sürer ve nasıl bir netice verir bunu zaman gösterecek.

Bu haberin yayılması ile bir kısım akademisyen, gazeteci,…
Türk Dili
Dil Bayramı Gelmiş, Neyime?
Aynaya baktığınızda sadece yüzünüzü değil, bir müze de görürsünüz. Yüzünüz bir anlamda size aitse de ebeveynlerinizden, büyükanne ve büyükbabalarınızdan, onların ana-babasından ve daha kadim atalarınızdan miras aldığınız özelliklerin bir birleşiminden oluyor. Sizi rahatsız eden ya da hoşnut olduğunuz dudaklarınız ve…
Türk Dili
Uyduruk Bir Dile Hapsedildik
İ
talyanlar "Traduttore traditore" derler. Yani, "Mütercim haindir." Tepeden tırnağa haklılar. Çünkü hiçbir dil diğerine tam aktarılamaz. Hele büyük diller; sanatta, edebiyatta zirvelerden seslenmiş abide lisanlar. Türkçemiz de bir zamanlar öyleydi. Fuzûlî, Bâkî, Nedim, Nâbî, işte o haşmetli dönemlerin eser adamlarıdır.

Türk Dili
Olanak Cumhuriyeti
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları,…
Türk Dili
Bir Zamanlar “Büyük ve Derin Türkçe” Halkın Dili İdi
D
il ve kültür meseleleri ülkemizde müşterisiz metâdır. Ama hâlâ merâklı ve hassâs insanlarımızı görmekten mutlu oluyoruz. Yeni bakanların açıklanmasından bu tarafa -bilhâssa Millî Eğitim Bakanımız görür, işitir ve müspet bir şeyler yapabilir ümîdiyle- dil meselemizle alâkalı bir hayli yazı yazdım. Bu müşterisiz metâ…